Şizofreni son yıllarda çok daha fazla gündeme gelen bir hastalık olsa da aslında yüzyıllardır yaşamımızda bulunuyor. İlk olarak 1908 yılında Eugen Bleuler tarafından tanısı konulan bu rahatsızlık, günümüzde etkili şekilde tedavi edilebiliyor. İşte şizofreni hakkında yanlış bilinenler…

ŞİZOFRENİNİN ANA BELİRTİSİ BİRDEN FAZLA KİŞİLİĞE SAHİP OLMAKTIR
Hastalığın adı, "birden çok kişilik" olarak değil, "birden çok zihin" olarak çevrilebilir. Bu, tüm şizofreni hastalarının olmayan sesleri duymadığı veya birden fazla kişiliğe sahip olmadığı anlamına geliyor.
Zihinlerin bölünmesi ruh halinde değişikliklere yol açabilir, örneğin bir kişi gerçekten bir şeyden nefret edebilir ve beş dakika içinde fikrini tamamen değiştirebilir. Ya da ölü bir akvaryum balığının yasını tutabilir ve yakınlarından biri öldüğünde tamamen sakin kalabilir.
ŞİZOFRENİ NADİR GÖRÜLEN BİR HASTALIKTIR
Çok nadir olduğu söylense de aslında tüm nüfusun yaklaşık %1'inde bu hastalık var ve bu aslında düşündüğünüzden daha yaygın bir oran. Örneğin; birçok kişinin duyduğu hemofili, her 10.000 kişiden yalnızca 1'ini etkiliyorken şizofreni ise her 1000 kişide yaklaşık 5 kişiyi etkiliyor.

ŞİZOFREN İNSANLAR TAHMİN EDİLEMEZ OLDUKLARI İÇİN TEHLİKELEDİR
Hollywood filmleri sayesinde bu yanılgıya inanıyoruz. Şizofrenler, hastalığı olmayanlara göre daha agresif ve tehlikeli değildir. Hatta çoğu zaman saldırgan değil, saldırganlığın kurbanı olurlar. Bazı şizofreni hastalarının anti-sosyal davranışları olabilir, ancak ilaçla kontrol altına alınabilir
ŞİZOFRENİ İLE İLGİLİ EN KÖTÜ ŞEY HALÜSİNASYON
Evet, halüsinasyonlar ve sanrılar, insanların garip davranmasının ve psikiyatristlere danışmasının en bilinen nedenleridir. Ancak günümüzde halüsinasyonlar tedavi edilebilmektedir. Bu semptomların tedavisine yardımcı olmak için ilaçlar ve terapiler bulunuyor. Şizofreni hastaları için en kötüsü, ilaçlarının olumsuz yan etkileridir. Uyuşukluğa, iletişim kurma isteksizliğine, duygu yokluğuna ve bitkisel semptomlara neden olabilirler. Ayrıca birisinin insanlara ulaşmasını, arkadaş edinmesini ve hatta çalışmasını çok zorlaştırabilirler.

SADECE ŞİZOFREN HASTALARI SES DUYARLAR
Zaman zaman kafanızda sesler duymanız normal kabul edilir. Yetişkin insanların %5 ila 15'inin yaşamları boyunca işitsel halüsinasyonlar yaşayacağı tahmin edilmektedir. Aslında bu sesleri duyan daha fazla insan olabilir, ancak diğer insanların deli olduklarını düşünmesinden korktukları için bunu itiraf etmeyebilirler. Bir kişi stresli, bitkin veya uykuya daldığında sesleri daha sık duyma eğilimindedir.
ŞİZOFRENİ BİR HASTALIK DEĞİL FARKLILIKTIR VE ZEKANIN İŞARETİDİR.
Şizofreni sanatçı bir kişiliği ortaya çıkarabilir mi? Hem evet ve hem de hayır. Bir yandan şizofreni, tıpkı herhangi bir hastalık gibi, kişinin yaşam kalitesini kötüleştirebilir. Öte yandan şizofreni hastalarının ve yaratıcı insanların düşünme biçimleri arasında gerçekten bir benzerlik bulunabilir. Beynimizin talamus bölgesinde (duyularımız için filtre gibidir), sinyal filtreleme seviyesini azaltan birkaç dopamin reseptörü vardır. Bu reseptörlerin varlığının, yaratıcılığın parlamalarına neden olduğu düşünülmektedir. Bu doğru olsa bile şizofreni hala tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

ŞİZOFRENİ HIZLA İLERLER
Hastalık çok yavaş ilerler ve başlangıçta fark etmek imkansızdır. İlk işaretler çok masum görünebilir. İnsanlar çalışma, öğrenme, iletişim ve konsantrasyon gibi konularda sorunlar yaşayabilir. Benzer "semptomlar" hastalığı olmayan kişilerde bile fark edilebilir. Gerçek şizofrenik semptomlar kötüleşmeye başladığında, etkilenen kişi sesler veya fısıltılar duymaya başlayabilir. Bu, hastalığı tedavi etmek için en uygun aşamadır. Çok az insanda şizofreninin ilk ataktan sonra hızla ilerlediği görülüyor.