Hipoksi nedir? Özellikle uçak kullanan kişilerin bilmesi gereken bir sorudur. Bunun yanında hipoksik sonucu ne olur, nasıl tedavi edilir konularını da araştırmaları gerekir. Çünkü önleme alınmazsa ya da zamanında tedavi edilmezse istenmeyen sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Tabi beyin hipoksiye kadar dayanır bunun da bilinmesi gerekiyor. Haberimizin devamına inerek tüm bunlarla beraber hipoksi nedir, tıpta hipoksi ne demek sorularının cevaplarını bulabilirsiniz.
Tıp literatüründe hipoksi kelimesinin anlamı şu şekildedir:
- Oksijen azlığı
- Oksijen azlığını ifade eden metabolik durum.
- Akciğerlerden kana yeterli oksijen alınamayışı sonucu organ ve dokularda beliren oksijen yetersizliği.
- Çevrede canlı için gerekli oksijenin az miktarda bulunuşu.
- Organ veya dokularda oksijen azlığı.
Hipoksi, oksijen tüketen organizmanın dokularını yeterince oksijenle besleyememesi sonucunda ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Basitçe oksijen yetmezliği de denilebilir. Yüksek rakımlı uçuşlarda, düşük seviyelerdeki dalışlarda hipoksi görülebildiği gibi belli başlı rahatsızlıkların sonucunda da hipoksi oluşabilir. Uzman yardımı gerektiren ciddi bir rahatsızlıktır.
Hipoksi genellikle patolojik bir durum olsa da, arteriyel oksijen konsantrasyonlarındaki değişiklikler, örneğin hipoventilasyon eğilimi veya yorucu fiziksel egzersiz sırasında normal fizyolojinin bir parçası olabilir .
Hipoksi, hipoksemi ve anoksemiden farklıdır, çünkü hipoksi, oksijen tedarikinin yetersiz olduğu bir durumu belirtirken, hipoksemi ve anoksemi, özellikle düşük veya sıfır arteriyel oksijen kaynağına sahip durumları ifade eder.
Genelleştirilmiş hipoksi, sağlıklı insanlarda yüksek irtifaya çıktıklarında meydana gelir ve burada potansiyel olarak ciddi komplikasyonlara yol açan irtifa hastalığına neden olur : yüksek irtifa akciğer ödemi (HAPE) ve yüksek irtifa beyin ödemi (HACE). Hipoksi, sağlıklı kişilerde düşük oksijen içeriğine sahip gaz karışımlarını solurken, örneğin su altında dalış yaparken, özellikle sağlanan havadaki oksijen miktarını kontrol eden kapalı devre solunum cihazı sistemleri kullanırken ortaya çıkar. İrtifa eğitimi sırasında kasıtlı olarak hafif, zarar vermeyen aralıklı hipoksi kullanılır. Bunun nedeni hem sistemik hem de hücresel düzeyde atletik bir performans adaptasyonu geliştirmek içindir.
Akut veya sessiz hipokside , kişinin göğüs röntgeni normalin altında bir oksijen seviyesi ile yaygın pnömoni göstermesine rağmen, kişinin kan hücrelerindeki ve dokusundaki oksijen seviyesi herhangi bir ilk uyarı olmadan düşebilir.
Hipoksi durumunda kesinlikle bir uzman müdahale etmelidir. Hipoksinin nedenlerine göre nefes alma eylemini kolaylaştırmak için hava yolunu açmak ve kan dolaşımı için bir tetikleyici olmak gerekir. Uzun süre hipoksiye maruz kalan bir insan için durum çok ciddi olabilir. Bu nedenle kalp, akciğer ve solunum rahatsızlığı olan hastalar, uçak yolculuğundan önce doktorlarına danışmalıdır.
Hipoksi, düşük oksijen seviyelerinde ortaya çıkar. Hipoksiye maruz kalmamak için bu tür ortamlardan uzak durmak gerekir. Çünkü, 5 dakikadan daha fazla oksijensiz kalan beyin hücreleri ölmeye başlar ve daha ağır belirtiler oluşur.
Hipoksi belirtileri, durumun şiddetine göre şekillenir.
• Baş ağrısı
• Nefes darlığı
• Yorgunluk
• Çarpıntı
• Konsantrasyon eksikliği
• Deride morarmalar
• Donuk bakış
• Hafıza kaybı
• Bilinç yitimi
Hipoksinin belirtileri hemen hemen her hastalığın belirtisi olabilir. Bu yüzden belirtiler kendini gösterir göstermez bir uzmana başvurmanızda fayda var. Hipoksinin en belirgin belirtisi ise sürekli hapşırma ve kulak çınlaması durumlarıdır. Vücuttaki oksijen eksikliği basınç dengesizliğine neden olduğundan bu iki durum yaşanır. Uzman doktor genellikle ciddi bir sağlık sorununa yol açmaması için kandaki oksijen oranını artırıcı ilaç tedavisi uygular. Ayrıca oksijen verilerek de bu denge sağlanmaya çalışılır. Tedavi genellikle hipoksiye neden olan soruna göre şekillenir. Bu yüzden belli bir yöntem yoktur.
Hipoksi sonucunda kana oksijen taşıyan kan hücreleri taşıma görevini düzgün yapamaz. Hücrelerin işlevlerini düzgünce yerine getirememesinden dolayı kanın oksijene doyması güçleşir ve dokularda oksijen yetersizliği oluşmasına neden olur. Oksijen oranı düşük yerler (uçak, denizaltı) sağlıklı bireyleri çok fazla etkilemese de özellikle kalp, damar ve akciğer rahatsızlıkları olan kişilerde sorunlar oluşmasına yol açabilir. Oksijen yetmezliği sonucunda rahatsızlığı bulunan kişilerde; nefes darlığı, görme bozukluğu, bilinç kaybı gibi etkiler ortaya çıkabilir.