Çocukluk ve ergenlik döneminde fark edilen göğüs kafesi çöküklüğü, çoğu zaman yalnızca estetik bir sorun olarak görülüyor. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kemal Karapınar, halk arasında "kunduracı göğsü" olarak bilinen pektus ekskavatumun bazı vakalarda kalp ve akciğerler üzerinde baskı oluşturabildiğini belirterek aileleri uyardı.

HER ÇÖKÜKLÜK AMELİYAT GEREKTİRMİYOR
Göğüs kafesindeki çöküklüğün derecesinin özel ölçümlerle değerlendirildiğini belirten Prof. Dr. Karapınar, "Haller İndeksi dediğimiz ölçüm yöntemiyle göğüs kafesinin yapısını değerlendiriyoruz. Belirli seviyenin altındaki hastalarda yalnızca takip yeterli olabiliyor. Ancak çöküklük ileri düzeydeyse ya da kalbe baskı oluşturuyorsa cerrahi tedavi gündeme geliyor" diye konuştu. Özellikle Haller İndeksi'nin 3.2'nin üzerine çıktığı vakalarda ameliyatın gerekli hale gelebildiğini belirten Prof. Dr. Karapınar, bu durumun yalnızca estetik bir problem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

AMELİYAT İÇİN EN UYGUN DÖNEM ERGENLİK ÇAĞI
Cerrahi tedavide en uygun yaş aralığının 11 ile 18 yaş arasında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Karapınar, "Bu dönemde göğüs kafesi hâlâ kıkırdak yapısını koruduğu için düzeltme işlemi çok daha başarılı oluyor. İlerleyen yaşlarda kemik yapısı sertleştiğinden iyileşme süreci daha zor hale gelebiliyor" dedi.

KALBE BASKI YAPABİLİYOR
İleri derecedeki göğüs kafesi çöküklüğünün yalnızca görüntü açısından değil sağlık açısından da risk oluşturabileceğini söyleyen Karapınar, "Bazı hastalarda çöküklük kalbe baskı yapabiliyor ve bu durum gelişim üzerinde olumsuz etkilere neden olabiliyor. Bu nedenle özellikle belirli seviyenin üzerindeki vakalarda zaman kaybetmeden değerlendirme yapılması büyük önem taşıyor" diyerek sözlerini tamamladı.