Cuma günü başlayan Boat Show, aslında bir fuarın ötesinde tüm amatör denizcilerin toplandığı ve birbirlerini gördükleri büyük bir buluşma olma niteliği de taşıyor. Bu yüzden de özellikle tüm amatör denizciler için bambaşka bir heyecan kaynağı... Bu yıl fuarı baştan sona izlemek kararını biraz da bu yüzden verdim. Hem tüm yenilikleri sindire sindire izleyeceğim, hem de uzun süredir göremediğim dostlarla hasret gidereceğim. Bunların arasında Çeşme'den geleceklerin yeri bambaşka... Neden Çeşmelilerin yeri bambaşka dilim döndüğünce anlatayım. Ben Ege gezilerine başladığımda İstanbul'da henüz marina yoktu. İlk yıl güneye inerken Altınyunus'ta tekneyi karaya çekmek zorunda kaldık. Şafttan acayip su yapıyordu. Marina Müdürü Altuğ Duransoy'la, daha önceki yıllardan dostluğumuz vardı. Altuğ, teknede ne var ne yok elden geçirmeden bizi salmadı. Bu arada biz de motorcu Müjdat'la, tornacı Turgay'la, elektrikçi Mazlum'la ve Uğur kardeşimle tanıştık. Setur Altınyunus'a öyle kanımız kaynadı ki dönüşte tekne orada kaldı. Ama ne kalmak; tam tamına 13 yıl... Deniz yaşamımızın belki de en unutulmaz 13 yılı Altınyunus'ta geçti. Sezon başında adeta koşa koşa Altınyunus'a giderdik. Orası bizim için bir aile ocağından farksızdı. En büyük keyif de Altuğ ve eşi Nurdan'la birlikte olmaktı. Çocukları Çağdaş'la Çağın elimizde büyüdüler... İyi bir yelkenci olan Altuğ, Türkiye'de çağdaş marinacılığın da önderiydi. İyi bir denizcide olması gereken tüm özellikleri taşırdı. İnanılmaz cana yakın ama bir o kadar da disiplinli, prensip sahibi... Üstelik Altuğ bir görev gazisiydi de... Aspendos gemisiyle demir atarken ırgattan fırlayan bir parça o güzel mavi gözlerinden birini almıştı... Bu yıl Boat Show'da en çok görmek istediğim dostlarımdan biriydi Altuğ... Perşembe günü maillerime bakarken Setur'un mesajını gördüm; "Acı kaybımız diye başlayan ve sonra Mustafa Altuğ Duransoy" diye devam eden... İki- üç defa baştan sona okudum. İsmindeki o hiç bilmediğim Mustafa'ya sığındım, sanki ölen Altuğ değil başkasıymış gibi... Öylesine inanasım gelmedi... Siz bu satırları okurken, bizler yine Boat Show'da olacağız. Ama yüreğimizin bir köşesinde hep zamansız yitirdiğimiz Altuğ kardeşimiz olacak.