Afyonkarahisar'ın gastronomi, kültür ve turizm değerlerini ön plana çıkaran festivalin açılışında konuşan Vali Dr. Naci Aktaş, kentin mutfak kültürünün geçmişten günümüze aktarılan önemli bir miras olduğunu vurguladı. Gastronominin üreticiden esnafa, mutfaktan turizme uzanan geniş bir ekonomik değer zinciri oluşturduğunu ifade eden Aktaş, yerel ürünlerin korunmasının yanı sıra tanıtılması ve geleceğe taşınmasının önemine dikkat çekti.
"ARKADA BÜYÜK BİR TECRÜBE VAR"
Afyonkarahisar'ın yöresel mutfağının çiftçilerin emeği, ustaların mahareti ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilgiyle şekillendiğini belirten Aktaş, gastronominin yalnızca yemeklerden ibaret olmadığını söyledi. Aktaş, "Bir şehri tanımanın pek çok yolu vardır. Bazen tarihine bakar, sokaklarında yürür, eserlerini görür, insanlarını dinlersiniz. Bazen de o şehri tanımanın en güzel yolu, sofrasına oturmaktır" ifadelerini kullandı. Gastronominin üretimden turizme uzanan büyük bir değer zinciri olduğuna dikkat çeken Aktaş, yöresel ürünlerin yaşatılmasının üreticilere, geleneksel yemeklerin gelecek kuşaklara aktarılmasının ise ustalara ve yeni nesillere bağlı olduğunu ifade etti. Aktaş, yerel değerlerin üretim, istihdam, girişimcilik ve kalkınmaya katkı sağlayacak şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

"MUTFAĞIMIZI EKONOMİK DÖNÜŞTÜRMEK İSTİYORUZ"
Afyonkarahisar'ın UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'nda gastronomi alanında yer almasının kente önemli fırsatların yanı sıra sorumluluklar da yüklediğini belirten Vali Aktaş, hedeflerini şu sözlerle açıkladı: "Bizim hedefimiz, şehrimizin mutfağını yalnızca korumak değil, onu geliştirmek, tanıtmak, ekonomik değere dönüştürmek ve kent kimliğinin bir parçası hâline getirmektir." Kentin yalnızca gastronomisiyle değil, tarihi, termal kaynakları ve doğal güzellikleriyle de öne çıkmasını istediklerini belirten Aktaş, Afyonkarahisar'ın bütün değerleriyle bir turizm destinasyonu olarak tanıtılmasını hedeflediklerini söyledi. Aktaş, "Şehrimize gelen bir misafirin ilimizi tarihiyle, termaliyle, doğasıyla ve gastronomisiyle keşfedilecek bir destinasyon olarak görmesini istiyoruz" dedi.
İLK 5'E GİRDİ
Afyonkarahisar'ın gastronomi kültürüyle özdeşleşen Afyon sucuğu, TasteAtlas'ın en iyi Türk yemekleri sıralamasında elde ettiği dereceyle yeniden gündeme geldi. Türkiye'nin öne çıkan lezzetleri arasında 5'inci sırada gösterilen Afyon sucuğu, geleneksel üretim yöntemi ve kendine özgü tadıyla dikkat çekti.
AFYON SUCUĞUNUN LEZZET SIRRI
TasteAtlas'ın tanıtımında Afyon sucuğu, kuru, fermente edilmiş ve baharatlı bir et ürünü olarak ele alınıyor. Platform, sucuğun kökenini Orta Asya'daki göçebe Türk topluluklarının eti tuzlama, kurutma ve baharatlama yöntemleriyle muhafaza etme geleneğine dayandırıyor. Bu yöntemlerin Anadolu'nun iklimine ve hayvancılık kültürüne uyum sağlayarak geliştiği aktarılıyor. Üretim aşamasında etin dinlendirilmesi, sinir ve yağ dokularından ayrılması, kıyılarak tuz ve çeşitli baharatlarla harmanlanması öne çıkıyor. Hazırlanan karışım bağırsaklara dolduruluyor ve kontrollü sıcaklık ile nem koşullarında fermantasyon ve kurutma işleminden geçiriliyor. Afyon sucuğunun öne çıkan özelliklerinden biri de üretiminde manda etine yer verilmesi. TasteAtlas'ın tanıtımında, Afyon sucuğunun en az yüzde 15 oranında manda eti içermesi gerektiği ifade ediliyor. Bu özelliğin ürünün lezzet profiline ve yağ yapısına katkı sağladığı belirtiliyor. Türkiye genelinde kahvaltı sofralarında sıkça tercih edilen Afyon sucuğu, özellikle sucuklu yumurta ve sucuklu ekmek gibi yemeklerde kullanılıyor. Dilimlenerek pişirilen, ızgarada hazırlanan veya farklı tariflere lezzet katan sucuk; domates, salatalık, peynir ve zeytin gibi kahvaltılıklarla da servis ediliyor.