Turkuvaz Medya İl Buluşmaları kapsamında Kocaeli Valisi İlhami Aktaş ev sahipliğinde yaptığımız kısa ama faydalı gezide Kocaeli'nin farklı yüzünü görme imkanı buldum. Malum, Kocaeli denince hepimizin zihnimizde fabrika bacaları, organize sanayi bölgeleri, yoğun trafik, limanlar ve Türkiye ekonomisinin ağır yükünü omuzlayan büyük bir üretim kenti canlanıyor. Oysa Kocaeli'de biraz vakit geçirince bu fotoğrafın artık eksik kaldığını fark ediyorsunuz. Şehir, yıllardır taşıdığı sanayi kimliğinin yanına başka bir Kocaeli'yi, daha yaşanabilir, daha kültürlü ve daha yeşil bir şehir fikrini yerleştirmeye çalışıyor.

ŞEHRİN YENİ CAZİBE MERKEZİ FUAR PARKFUAR
Bunu en iyi gösteren yerlerden biri belki de Fuar Park. İzmit Körfezi'nin doğu ucunda, yıllar boyunca İzmitlilerin buluşma ve sosyalleşme noktalarından biri olan eski fuar alanı bugün bambaşka bir kimliğe kavuşmuş. Tarihi ağaçların arasından yürüyüş yolları geçiyor, göletin çevresinde kuş sesleri duyuluyor. Bisiklet yolları, dinlenme alanları, kafeler, çocuk oyun alanları ve sanat mekânları birbirine bağlanıyor. Eskinin fuar alanı, bugün 276.000 m2'lik geniş bir alan üzerinde şehrin nefes aldığı büyük bir kent parkına dönüşmüş. Ama Fuar Park'ı asıl ilginç kılan, doğayla kültürün aynı çatı altında buluşması. Zira burada Alev Alatlı Kütüphanesi var.

KÜTÜPHANEDEKİ İMKANLAR
Kocaeli'nin yeni yüzünü anlamak için Fuar Park'a geldiğinizde karşınıza yalnızca yeşil alanlar, kafeler ve yürüyüş yolları çıkmıyor. 2024'te kaybettiğimiz Alev Alatlı'nın adını taşıyan bu kütüphane, gençlerin ders çalıştığı, araştırdığı, bilgisayarını açıp saatlerce vakit geçirdiği, kitapla baş başa kaldığı yaşayan bir kamusal alan. Aynı anda 500 kişiye ferah çalışma imkânı sunan kütüphanede çay, kahve, simit ve poğaça servisi de ücretsiz.

KÖRFEZ'İN ALTINDAN KITALARA
Akvaryuma ayrı bir paragraf açmak gerekiyor. Fuar Park'ın yeni yüzü Körfez Aqua Kıtalar Akvaryumu... Henüz geçtiğimiz haziranda açılmış olmasına rağmen kısa sürede sadece Kocaelilerin değil yakın çevreden gelenlerin de ilgi odağı olmuş durumda. İlk bakışta bir turizm yatırımı gibi görünen akvaryum, aslında Kocaeli'nin kendisini yalnızca sanayi üzerinden tanımlamama çabasının başka bir örneği. Dünyanın farklı coğrafyalarından su altı canlılarını bir araya getiren mekân, çocuklar için olduğu kadar yetişkinler için de görsel bir deneyim sunuyor. 2 bin 800 metrekare alan üzerine kurulan tesis; 31 teşhir akvaryumu, 9 karantina akvaryumu olmak üzere toplam 40 akvaryuma sahip. Akvaryumun içerisinde 60'tan fazla türde binlerce su canlısı bulunuyor. Akvaryum alanında; Güney Amerika, Asya, Afrika, Avustralya, Avrupa kıtalarına özel dekorasyon ve tür dağılımı ile oluşturulmuş bölümler yer alıyor. Tesisin en ilgi çekici bölümlerinden biri olan 6 metre uzunluğundaki tünel, Türkiye'nin ilk ve tek zeminden başlayan tatlı su tüneli olma özelliğini taşıyor. Bunun yanı sıra 20 metrelik tuzlu su ana tüneli; mercanlar, batık gemi ve hazine kasası temalarıyla ziyaretçilere etkileyici bir su altı yolculuğu sunuyor. Neticede bir kentin gelişmişliği, yalnızca ekonomisiyle değil, toplumun farklı kesimlerine sunduğu yaşam imkânlarıyla da ölçülür. Ben şahsen kısa sürede şehirde yaşayan insanların yüzüne yansıyan olumlu tablodan Kocaeli'de işlerin yolunda gittiği hissini aldım.