İsrail, 21. Yüzyıl'ın en büyük soykırımına imza attı. 7 Ekim sabahı Filistin'e yönelik başlayan saldırılarda, 10 binden fazla insanı hayattan kopardı. 'Terörist' diye hedef gösterdikleri, bebek ve kadınlardı…
Eli kanlı İsrail ordusunun savaş ve hukuk kurallarını hiçe saydığı saldırılara kimse ses çıkartmadı. İnsan hakları ve özgür dersi veren Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkeleri, evleri bombalanan, uykusunda öldürülen ve kimsesiz kalan kundaktaki bebeklerin feryatlarına kulak tıkadı.
Orta Doğu'daki piyonu İsrail'in yanında yer aldı.
ABD Başkanı Joe Biden, katliamın yaşandığı Filistin'i görmezden gelerek soluğu İsrail'de aldı. Katil başbakan Netanyahu ile kucaklaştı, Orta Doğu'yu dizayn edeceğiz açıklamaları yaptı.
ABD'YE TEPKİ BÜYÜYOR
Biden'ın bu hamleleri karşısında bölgede tansiyon da ABD'ye karşı tepki de arttı. ABD'li yayın kuruluşu CNN, Orta Doğu'da görev yapan ABD'li diplomatların Joe Biden'e gönderdiği 'gizli' uyarıyı kaleme aldı. CNN'in ele geçirdiği diplomatik telgrafa göre, Orta Doğu'da görevli ABD'li diplomatlar, Biden yönetimini Gazze'deki saldırılar konusunda İsrail'e verdiği desteğin Arap halkında ABD'ye karşı öfke oluşturduğu konusunda uyardı.
BİDEN'A 'UYARI' TELGRAFI
ABD'nin Umman Büyükelçiliği'nden gönderilen telgrafta, güvenilir kaynaklarla görüşmeler yapıldığına işaret edilerek, "Mesaj verme alanında kötü bir şekilde yeniliyoruz" ifadesi kullanıldı. Telgrafta, ABD'nin İsrail'e verdiği desteğin bölgede, "olası savaş suçlarına maddi ve manevi destek" olarak nitelendirildiği vurgulandı.
ABD'nin Kahire Büyükelçiliği'nden gönderilen başka bir telgrafta da Mısır'da yayın yapan bir gazetenin "Biden'ın Filistinlilere yönelik gaddarlığı ve umursamazlığı diğer tüm ABD başkanlarını geçti" başlığıyla haber yayımladığı uyarısı yapıldı.
Politico'nun, 8 Kasım'da Washington yönetimini eleştiren diplomatların kaleme aldığı ve ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan sızdırıldığı iddia edilen bildiriye dayandırdığı haberinde, bazı ABD'li diplomatların, hükümetin İsrail yanlısı politikasını "ABD'nin taraflı ve dürüst olmayan bir aktör olduğu yönündeki algılara katkıda bulunduğu" gerekçesiyle eleştirdiği öne sürülmüştü.