İş Kanunu'nda belirtilen yasalarımızda tarif edilen haklı fesih durumlarında işçiler kıdem tazminatı kazanabiliyor. Bunlardan bazıları işverenin işçiyle yaptığı sözleşmeye uymaması, maaşını eksik yatırması ve ayrımcılık gibi konular olarak dikkat çekiyor.
HAKLI FESİH DURUMLARINDA İŞÇİLER KIDEM TAZMİNATI ALABİLİR
Faruk Erdem'in Yeni Asır'daki yazısına göre; Yasalarımızda tarif edilen haklı fesih şartları oluştuğunda işçiler istifa ederek tazminat alabiliyor. Sözleşmeye uymamak, maaşı eksik yatırmak, ayrımcılık gibi konular tazminata yol açıyor.
Yasalarımız hem çalışanı hem de işvereni koruyan düzenlemeler içeriyor. Özellikle İş kanunumuzun 24. maddesi işçinin haklarını korurken 25. Maddesi de işvereni koruyan düzenlemeler içeriyor.
Haklı fesih şartları oluştuğunda ise bu kural değişiyor ve işçi isterse kendisi ayrılıp tazminatını talep ediyor.
Yani maaşının ödenmemesi, sözleşmeye uyulmaması, kanunsuz iş yapılması gibi sebepler işçiye haklı fesih imkanı veriyor.
Söz konusu 24. Maddede bu şartlar şöyle sıralanıyor:
İŞÇİNİN HAKKI DOĞUYOR
Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:
II. Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa.
b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa.
c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa.
f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa.
III. Zorlayıcı sebepler:
İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa.
İŞVEREN DE KULLANABİLİR
Söz konusu haklı fesih imkanı işverenler için de bulunuyor. İşveren de çalışanlar için belli şartlarda bu hakkı kullanıp tazminatsız çıkartabiliyor.
I- Sağlık sebepleri:
İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.
b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda.
(a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17'nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar.
Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74'üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez.
II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.