Pallas kedisi, çatık kaşlı ifadesi ve dolgun hatlarıyla ilk bakışta öfkeli bir ev kedisini andırsa da aslında Orta Asya'nın dondurucu ve engebeli coğrafyasında yaşayan özel bir yaban kedisidir. "Manul" olarak da bilinen bu tür, yüksek irtifadaki zorlu yaşam şartlarına sergilediği biyolojik uyumla dikkat çeker.
1. ZORLU İKLİM KOŞULLARINA TAM UYUM SAĞLARLAR
Avrasya bozkırları; İran platosundan Çin'in doğusuna kadar uzanan devasa otlakları, savanaları ve engebeli arazileri kapsar. Pallas kedileri ağırlıklı olarak bu geniş coğrafyadaki kayalık alanlarda ve yüksek tepelerde yaşar.
Bu tür, kedigiller familyası içinde en yoğun ve kalın kürke sahip canlıdır. -50 dereceye kadar düşen dondurucu kış soğuklarında gri renkli kalın tüyleri sayesinde korunurlar. Sıcaklığın 30 dereceyi aştığı yaz aylarında ise tüylerinin büyük bölümünü dökerek serinlerler.
Basık kafatası yapıları ve yüzlerinin üst kısmında yer alan gözleri, karlı veya kayalık arazilerde saklanırken çevrelerini rahatça gözetlemelerine imkan tanır.
3. KABARIK KUYRUKLARINI SOĞUKTAN KORUNMAK İÇİN KULLANIRLAR
Hava sıcaklığı aşırı düştüğünde, patilerinin donmasını engellemek için kabarık kuyruklarını altlarına alıp üzerine otururlar.
4. DOĞAL KAMUFLAJ KONUSUNDA TAM BİR USTADIRLAR
Pallas kedilerinin avlanma alanları geniş bir coğrafyaya yayılır. Sığınacak kaya veya ağacın bulunmadığı açık alanlarda hareket ederken yırtıcı kuşların hedefi olma riskiyle karşılaşırlar.
Böyle durumlarla karşılaştıklarında yere tamamen uzanıp hareketsiz kalarak kendilerini korurlar. Doğal kürk renkleri sayesinde zeminle bütünleşir ve uzaktan bakıldığında küçük bir kayadan ayırt edilemez hale gelirler.
6. SES ÇIKARMA ŞEKİLLERİ DİĞER KEDİLERDEN ÇOK FARKLIDIR
Sanılanın aksine Pallas kedileri miyavlamaz. İletişim kuracaklarında hırlama, homurdanma veya cıvıltıya benzer sesler çıkarırlar. Heyecanlandıklarında ya da korktuklarında çıkardıkları ses ise bir kediden ziyade küçük bir köpeğin havlamasını andırır.