Eserleri ve kendine has tarzıyla hafızalara kazınan Zeki Müren, vefatının üzerinden yıllar geçmesine rağmen nostaljik bir videoyla gündeme geldi.
1993 YILINDAKİ TEDAVİ SÜRECİ
1993 yılının eylül ayında kalbindeki damar tıkanıklığı nedeniyle Bodrum'dan İstanbul'a sevk edilen Müren, International Hospital'da tedavi altına alınmıştı.
Kamera karşısında gözlükleri ve tebessümüyle oturan sanatçı, muhabirin sağlık durumuna ilişkin sorularını kahkahalarla ve esprili yanıtlarla cevap verdi.
BYPASS AMELİYATINI KABUL ETMEMİŞTİ
Haberin detaylarında, Müren'in o yıllarda dünyaca ünlü kalp cerrahı Michael DeBakey'e muayene olduğu ancak önerilen bypass ameliyatına onay vermediği bilgisi yer aldı.
Hastane sürecinin ardından Bodrum'daki evinde gözlerden uzak ve mütevazı bir yaşam sürdürmeyi tercih eden ünlü isim, uzun süre mücadele ettiği kalp ve şeker rahatsızlığının ardından, bu kayıttan yaklaşık üç yıl sonra, 24 Eylül 1996'da katıldığı bir tören sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirmişti.
Ölümünden günler önce çekilen fotoğrafıyla gündeme gelen bir diğer isim de Yeşilçam'ın Hafize Ana'sı olmuştu.
17 Haziran 1930'da dünyaya gözlerini açan usta oyuncu Adile Naşit, sanatın tam kalbinde, tiyatrocu bir ailede büyüdü. Babası "Komik-i Şehir" ünvanlı efsanevi tiyatrocu Naşit Özcan, annesi ise yine tiyatro sanatçısı olan Amelya Hanım'dı. Ailesinden devraldığı bu mirası küçük yaşta sahnelerle buluşturan sanatçı; tiyatrodan sinemaya, televizyondan çocuk programlarına uzanan devasa bir kariyer inşa etti.
Hababam Sınıfı'nın elinde ziliyle koridorlarda koşan Hafize Ana'sı, Neşeli Günler'in turşucu Saadet Hanım'ı oldu; Tosun Paşa, Süt Kardeşler ve Bizim Aile gibi sayısız Yeşilçam şaheserinde unutulmaz performanslara imza attı. Sadece oyunculuğuyla da kalmadı; Uykudan Önce programında "kuzucuklarım" diye hitap ettiği koca bir nesli masallarıyla büyütüp tüm Türkiye'nin ortak sevgilisi haline geldi.
11 Aralık 1987'de aramızdan ayrılarak arkasında doldurulamaz bir boşluk bırakan bu büyük efsane, aradan geçen yıllara rağmen milyonların hafızasında yaşamaya devam ediyor.
28 Haziran 1945'te İstanbul'un tarihi Eyüpsultan ilçesinde doğan Şoray, memur bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi.
İŞTE KÖKENLERİ!
Baba tarafından Kabartay Çerkez soyundan gelen usta oyuncunun anne tarafı ise Selanik göçmeni.
Bu zengin kökenler, Şoray'ın sanatına ve duruşuna da yansıyor. Nazan ve Figen adında iki kız kardeşi bulunan Türkan Şoray, babasının vefatının ardından ailesine büyük destek verdi. Yeşilçam'ın "Sultan"ı olarak anılan Şoray, tam 222 filmde rol alarak dünyanın en çok film çeviren kadın oyuncusu unvanını taşıyor.
Fatma Girik, Hülya Koçyiğit ve Filiz Akın ile birlikte Yeşilçam'ın dört yapraklı yoncası olarak sinema tarihine adını altın harflerle yazdırdı.
CÜNEYT ARKIN'IN BİLİNMEYEN KÖKENLERİ!
Türk sinemasının efsanevi ismi Cüneyt Arkın da yalnızca oyunculuğuyla değil, köklü geçmişiyle de dikkat çeke isimlerden. Asıl adı Fahrettin Cüreklibatur olan usta sanatçı, 8 Eylül 1937 tarihinde Eskişehir'in merkezine bağlı Karaçay köyünde dünyaya geldi. Yeşilçam'ın en unutulmaz yıldızlarından biri haline gelen Arkın'ın hikâyesi, tam anlamıyla bir başarı öyküsü.
Cüneyt Arkın'ın babası Hacı Yakup Cüreklibatur, Kurtuluş Savaşı'na katılmış, vatanı için mücadele etmiş bir gaziydi. Bu yönüyle Arkın'ın hem sanatta hem de hayatta taşıdığı mücadeleci ruhun köklerinin aileden geldiğini söylemek mümkün.
Ailesi ise aslen Nogay Türkleri'ne dayanıyor. Belki de Cüneyt Arkın'ın filmlerindeki o mücadeleci, korkusuz ve adalet peşindeki karakterlerinin ilhamı, genlerinde saklıydı.