- Diyabet
- Hipertansiyon
- Damar hastalıkları
- Beyin hastalıkları
- MS
- Karaciğer hastalıkları
KAYNAK: Esra Tüzün / GÜNAYDIN
Uzmanlar her türlü hastalığın gözden anlaşılabileceğini iddia ediyor. Örneğin kalp hastalığı, göz dibi muayenelerinde daha detaylı olarak belirlenebiliyor. Geceleri ödem göz kapağında yoğunlaşıyor. Kalbiyle ilgili sorun yaşayan kişi, gözleri şiş uyanıyor. Tüm bu sorunlar göz check-up'ı ile gözlemlenebiliyor.
Uzman doktorlara göre vücudun içinin görülebileceği tek organ gözdür. Göz muayenesi ile çeşitli hastalıkların tanısı konabilir. Bu durumda doktora gitmeyi sevmeyen kişiler için, basit bir göz muayenesi ile beş dakikada vücudumuzdaki birçok hastalıkla ilgili bilgi sahibi olunabilir.
Görme sinirindeki en ufak değişiklik tümörün ve kanserin habercisidir. Göz muayenesinden sonra yapılan birkaç küçük testle, film çekmeden, radyolojik muayene yapmadan, tümörün yeri belirlenebilir.
Örneğin; bir göz doktoru, hiçbir belirti vermeden ve beynin sağ tarafında bulunan lezyonu, gözün sol tarafına bakarak tespit edebilir.Yani, neredeyse tümörün cinsini bile göz dibine bakarak belirleyebilir.
Hastanın rutin göz muayenesi sırasında göz dibi damarlarına da bakılır. O sırada, göz içindeki damarların basınçtan dolayı uğradığı şekil değişiklikleri, bir göz doktoru tarafından belirlenebilir.
Holter, 24 saat boyunca insanın üzerinde kalır ve belirli aralıkla kişinin tansiyonunu ölçer, kendi içinde kayıt eder. Daha sonra bu kayıt dahiliyeci tarafından okunur. Kişinin sabaha karşı 03.00 ile 05.00 arasında tansiyonunun yükseldiği ama gün içinde normal olduğu, bunun tespit edilemediği ortaya çıkar. Holter cihazı, göz doktorları ile dahiliyecilerin polemiği sonucu ortaya çıkmıştır.
Gece yattığımızda kafamız kalp hizasına gelir ve ödem en fazla göz kapaklarında birikir. Bu tip hastalıklarda kişi, gözleri şiş olarak uyanır. Hasta ayağa kalktığında, şişi bir-iki saat içinde azalır. Bu şikayet bile, gizli bir kalp hastalığının belirtisi olabilir.
Şeker hastalığının ilk tanısı birçok kez, yapılan bir göz muayenesinde göz dibindeki damarsal değişiklerle konulur. Yani; hasta daha şeker hastası olduğunu bile bilmeden göz doktorunun uyarısıyla bu hastalığa yakalandığını öğrenebilir.
Diyabet hastalarında gözdeki kan damarları ağırlıklı olarak tutulmuştur. Gözde kanamalar olur ve tedavi edilmezse körlükle sonuçlanır. Gelişmiş ülkelerde yetişkinler arasındaki körlüklerin en sık rastlanan sebebi (yüzde 55) 'Diyabetik Retinopati'dir. Sonra katarakt gelir.
Sinir sisteminde tahribata yol açan 'Multipl Skleroz' (MS) hastalarının yüzde 80'inin görme problemleri vardır. MS hastalarının yüzde 30'u ilk bulgu olarak göz problemini tarif ederler.
MS hastalığı aslında teşhisi bir hayli zor hastalıklardan biridir. Ancak, ilk belirtisini gözle verir. Gelip geçici çift görmeler, kapak düşüklükleri bu hastalığın ilk belirtileridir. Göz doktoruna gelen hasta, ısrarla MS teşhisi için nöroloğa yönlendirilir.
Karaciğer hastalarında da ilk belirtiler gözle ortaya çıkar. Gözün dış tarafında yani şeffaf kısmında bir halka oluşur. Gözün şeffaf kısmının dış tarafında ancak göz doktorunun anlayacağı birikimler vardır. Hatta, bazen kolesterolü yüksek olan kişilerin, göz kapaklarında oluşan sarı birikimler dışarıdan da görülecek duruma gelir. Yani gözün üst ve alt kapağında sarı plakalar, hatta çıkıntılar oluşur.