Türkiye'nin en iyi haber sitesi

sağlığımızı tehdit ediyor! İşte trans yağın korkutucu

, doğal bir yağ türü değildir. İnsan sağlığı açısından zararlı olan trans yağ, bitkisel yağa "hidrojenasyon" olarak adlandırılan bir işlemle "hidrojen" eklenmesiyle elde edilen yağdır. Hidrojen eklenen yağlar kötü kolesterolü yükselterek , felç, gibi pek çok ciddi hastalığa neden olmaktadır. Özellikle günümüzde hazır yiyeceklerin artmasıyla beraber trans yağ tüketimi de oldukça artmıştır. Endüstriyel ürünlerde sıkça kullanılan trans yağlar sağlığımız için gerçek anlamda bir tehdit. Birçok ülke trans yağ konusunda önlem alıyor. Peki trans yağ nedir, nasıl ortaya çıkar, sağlımızı korumak için ne yapmamız gerekiyor? İşte Selahattin Dönmez'in trans yağ ile ilgili yazısı...

Trans yağ sağlığımızı tehdit ediyor! İşte trans yağın korkutucu zararları

Endüstriyel ürünlerde sıkça kullanılan trans yağlar sağlığımız için gerçek anlamda bir tehdit. Birçok ülke konusunda önlem alıyor. Peki trans yağ nedir, nasıl ortaya çıkar, sağlımızı korumak için ne yapmamız gerekiyor?

Trans yağ sağlığımızı tehdit ediyor! İşte trans yağın korkutucu zararları

Sağlıklı yaşamı tehdit eden çok fazla diyet faktörü söz konusu. Bunların en tehlikelisi hatta gizli tehlike bile diyebiliriz, market ve restoranlarda karşımıza çıkıyor. Ve çoğu zaman biz bunun farkında bile olmuyoruz. Bu tehlikenin adı: asitleri. Ve inanıyorum ki; birçok kişi bu tehditten haberdar bile değil. Hatta trans yağ asidi ne demek onu dahi bilmiyor olabilir çoğu kişi. Çok karışık bir konu olduğu için de algılanması da epey zor açıkcası.

Trans yağ sağlığımızı tehdit ediyor! İşte trans yağın korkutucu zararları

Konu bu kadar karmaşıkken haziran ayında Dünya Örgütü 2019-23 yılları arasında çalışmalarına rehberlik edecek 13. Genel Çalışma Programı'nda, endüstriyel olarak üretilen asitlerinin gıdadan tamamen kaldırılmasının birincil öncelikli hedefler arasında yer alması gerektiğini belirtti. Bu durum Türkiye basınında da büyük yankı uyandırmıştı. Fakat görüyorum ki yine her şey unutuldu. Bu nedenle bu konuyu tekrar gündeme getirmek istedim. Çünkü trans yağlar oldukça tehlikeli ve bilinçlenmemiz de şart.

Trans yağ sağlığımızı tehdit ediyor! İşte trans yağın korkutucu zararları

ABD KARDİYOLOJİ OTORİTELERİ ONAYLAMIYOR

2014 yılında yayımlanan son kılavuzda toplam enerji tüketiminde yüzde 1'in üzerinde asidi alımının koroner kalp hastalığı riski ve koroner kalp hastalığına bağlı ölümle ilişkisi bildirilmişti. Journal of the American College of Cardiology 2018 yılında yayımlanan makalesinde ise trans yağ asitlerini koroner kalp hastalığının en önemli nedeni olarak irdelemişti. Küresel olarak 2010 yılından bu yana yılda 500 binden fazla kişinin trans yağ asidi alımının artmasına bağlı olarak öldüğü de tespit edildi.

Trans yağ sağlığımızı tehdit ediyor! İşte trans yağın korkutucu zararları

TRANS YAĞ ASİDİ NEDİR?

Trans yağlar, endüstriyel olarak ve balık yağlarının kısmi hidrojenlendirilmesiyle oluşan yağ asitleri iken sığır, koyun, keçi ve deve gibi geviş getiren hayvanların bağırsaklarında bakteriler tarafından oluşturulan et ve süt ürünlerinde düşük düzeylerde bulunan yağ asitleridir.

Trans yağ sağlığımızı tehdit ediyor! İşte trans yağın korkutucu zararları

Et ve süt ürünlerinden alınan trans yağlar genelde beslenmede toplam yağ alımının yüzde 0.5'i gibi çok az miktarlarda olduğu için doğal besinlerde sınırlamaya gitmeye gerek yoktur. Şunu çok iyi biliyoruz ki; asıl tehlikeli olan doğal besinlerden alınan değil kızartma yağları ve neredeyse tüm paketlenmiş besinlerde bulunan trans yağların kalp hastalığından sorumlu olduğudur.

Trans yağ sağlığımızı tehdit ediyor! İşte trans yağın korkutucu zararları

ZARARI SADECE KALBE DEĞİL

asidinden zengin besinler sürekli yenildiğinde kanda LDL kolesterol seviyesi artmakta HDL seviyesi ise azalarak kalp hastalıkları için direkt olumsuz etkiyi tetiklemektedir. Bu nedenle trans yağlar çoklu doymamış yağlar ile değiştirildiğinde kısmen kan yağları üzerindeki etkilerini hafifleterek koroner kalp hastalıkları riski azalmaktadır. Ayrıca trans yağların inflamasyonu arttırarak diyabet, endotel disfonksiyon, bel yağlanması, meme kanseri, safra kesesi taşları, Alzheimer ve doğurganlıkta bozulmaya neden olabildiğini gösteren kanıtlar da mevcuttur.

BİZE ULAŞIN