Trendyol Süper Lig'in 2. haftasının en kritik maçında Galatasaray, RAMS Park'ta Trabzonspor'u konuk etti.
Sarı-kırmızılılar, Mauro Icardi'nin her iki devrede kaydettiği gollerle rakibini 2-0 mağlup etti ve sezonun ilk 3 puanını kazandı.
Kritik mücadelenin ardından SABAH Spor'un usta yazarları dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
İşte yazarların görüşleri;
ÖMER ÜRÜNDÜL: ÖZGÜVENİYLE KAZANDI
Galatasaray, henüz ritmini bulmadığı durumda yine de maça tempolu ve atak başladı. Trabzonspor ise kadrosunun yetersizliğine rağmen geride alan daraltıp uzun toplarla da ileri çıkmayı düşünüyordu. Kalesinde bu bölümde tehlike yaşamazken G.Saray kalesini de biri çok ciddi iki defa tehdit ettiler. 23. dakikada ise Trabzon stratejik olarak tuzağa düştü. Galatasaray'ın tempolu olduğu bölümdeki hücum presine geriden riskli paslarla çıkmak istersen kalende golü görürsün. Skor avantajı Galatasaray'ı rahatlattı. İkinci yarı daha çok ikili mücadelelerle geçti. Yine oyuna hükmeden Galatasaray'dı. Trezeguet sakatlanıp çıktıktan sonra Trabzonspor'u ileriye taşıyacak hiçbir futbolcusu kalmadığından G.Saray çok rahatladı. Uzatma bölümünde ikinci golü de bulup işi bitirdi.
Bana göre sahanın en iyisi Boey'du. İki stoper son derece rahat ve öz güvenli oynadılar. Torreira ve Oliveira da sert, agresif ikili mücadelelerle rakibi yıpratan iki orta sahaydı. Kerem ve Barış Alper vasatı bulamadılar. İcardi ise futbolumuzun olumsuz bir tarafını ortaya çıkarıyor. Fizik olarak hiç hazır değil ama iki gol attı bir tane de net pozisyonu kaçıran yine kendisiydi. Trabzonspor'un bu kadro yapısıyla ligde iddia sahibi olması mümkün görünmüyor. Dün geceki kadroda iki tane yetenekli isim vardı. Bakasetas ve Abdülkadir. İkisinden de hiçbir katkı gelmedi. Teknik direktör Bjelica'nın en büyük hatası en önemli hücum silahı Trezeguet'yi defansif yönü zayıf Angelino'nun tarafından görevlendireceğine Boey'e adeta teslim etti.
İSKENDER GÜNEN: YAKIŞMIYOR
Trendyol Süper Lig'in ilk büyük maçında Trabzonspor için sakatlıklar büyük bir sorun oldu. Bir başka gerçek var ki; sorunlarla dolu olsanız bile böylesi dev karşılaşmaya stratejinizi farklı belirlemek zorundasınız. Sahaya çıkan 11, problemlerle dolu, neden? Bakasetas ve Abdülkadir Ömür, sizin rakip alanda sonucu değiştirebilecek ve katkı yapabilecek iki isim. Fakat iki oyuncuya verdiğiniz görev, sorunlu. Abdülkadir Ömür, sağ kenarın önü, Bakasetas ise savunmanın önü. Son derece kötü iki tercih. Peki böylesi bir kurguyla rakip alanda top üçüncü bölgeye geldiğinde üretkenliği sahaya nasıl yansıtacaksınız.
İlk yarıda yenilen golde Bakasetas'ın kaptırdığı topla gerçekleşti. Oyunu, sadece karşılama olarak düşünme yanlış bir kurgu. Çünkü top sizde olduğunda mutlak ofansif oynama düşüncenizin sahaya yansıtmanız gerekiyor. Maç boyunca top üçüncü bölgeye geldiğinde üretkenlikten yoksun bir yapı ne yazık ki büyük bir takıma yakışmıyor.
Görünen o ki teknik adam, rakibi gözünde çok fazla büyüterek oyunun sadece savunma tarafını öne çıkaran bir oyun anlayışıyla sahadaydı. Bana göre en büyük sorun, top takımda olduğu zaman nasıl bir üretken yapısının kurgulanmaması. Bu da Trabzonspor gibi ekibe yakışan bir durum değil. Sonuç, kaybedilen 3 puan ama sonucu kabullenmek ne yazık ki büyük takıma yakışan olgu değil.
BÜLENT TİMURLENK: TATLI BİR PROBLEM
Maç öncesi yayıncı kuruluştan Seyhan Şaşko şu soruyu yöneltti; Bir oyuncusu farklı son şampiyon G.Saray, sezonu bitiren G.Saray mı? Soruya evet yanıtı verecekseniz G.Saray'ın işi kolay ama geride oynanan maçlara baktığınız zaman o kadar da kolay değil derdiniz. İlk çeyrekte baskıyı başaramadılar. Bardhi'li yumuşak Trabzon orta sahasında Bakasetas derine geldiğinde ev sahibi kanatlarını etkili kullanamıyordu. Gol, orta saha kalitesi ile geldi. Kapılan top, Kerem'in asisti, İcardi'nin kalite son vuruşu.
G.Saray'da sol kanatta Zaha, sağ kanatta Tete forma giymeden bile Kerem ve Barış üzerinde baskı yaratmış. Özellikle Barış görev adamı olduğunun farkında değil. Boey'in önündeki alanı boşaltıyor ve hücumun balansını bozuyor. Geçen sezon l4. haftada son şampiyon Trabzon karşısında G.Saray topla daha fazla oynayan taraf olurken beraberlikle ayrılmıştı. O gün İcardi yoktu sahada. Dün de geçen yıldan farkı ortaya koyacak adam Arjantinliydi. Serie A'da iki kez gol kralı olmuş adamın bu usta vuruşlarını memlekette çok abartıyor olabiliriz. İcardi yeteneği kadar basit vuruşlar yapıyor aslında.
Buruk'un takımının derli toplu futbol oynadığını söylemek mümkün değil. Mertens kayıp ancak Sergio bu kez daha fazla mücadele etti. İkinci gole bakmayın, değişiklikler de gecikti. Ama İcardi'nin huyu bu. İyi ortayı affetmiyor. Trabzon'un gideceği çok yol var. Muslera'yı rahatsız etmeden dönüyorlar. Mutlaka hesabını yapacaklardır. G.Saray cephesinde ise Zaha, Ziyech ve Tete'nin takıma nasıl monte edileceği Okan Buruk için tatlı bir problem.
LEVENT TÜZEMEN: TAM BİR ÜSTAT GOLCÜ: MAURO ICARDI
MHK Atilla Karaoğlan'a FIFA kokartını neden takmış anlayamadım. Bir maç ancak bu kadar kötü bir yönetimle rezil hale getirilirdi. Karaoğlan, kornerlere aut verdi, olmayan faullere düdük çaldı, olan faulleri pas geçti, avantajları oynatmadı, Galatasaraylı oyuncuları sinirlendirmek için elinden geleni yaptı, hakkını aramaya çalışana da sarı kartını hemen çıkardı. Dilerim gözlemciler, başta İbrahim Aksoy hakeme geçer not vermezler.
Maça gelince Tete, Zaha ve Hakim Ziyech'le oynadığında İcardi çok mutlu olacak ve bol pozisyon bulacaktır. Bakambu ve Kerem Demirbay oyuna girdikten sonra bile İcardi az da olsa istediği topları aldı ama ne kenarlardan ne de kanatlardan İcardi yeterince beslenmiyor ve yalnız kalıyor. Attığı gol tam bir üstat golcü vuruşuydu. Çünkü kaleci Uğurcan cepheden kaleyi kaplamıştı ama Arjantinli yıldız, iğne dileğinden geçiren bir vuruş yaptı. İcardi'nin kafa toplarında üstün olduğunu biliyoruz. İkinci gol de Kaan Ayhan'ın ortasına şut sertliğinde bir kafa vurup, bütün taraftarları rahatlattı.
Kerem'in daha fazla çalışması ve moralini bozmaması gerekiyor. Barış Alper için Okan hoca ısrar etmemeli. Çünkü takım oyununa zarar veriyor. Torreira, Galatasaray için ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gösterdi. Onca aldığı darbeye rağmen hakem maalesef faul yapan Trabzonsporlu oyuncuya kartını çıkarmadı. Trabzonspor eski gücünü kaybetmiş. Camia olarak çok büyük ama futbolcu kalitesi olarak şampiyonluğa oynayacak güce ve kaliteye sahip değil. Galatasaray, bir büyük maçı daha evinde kazandı. Eğer hakem Atilla Karaoğlan taktığı FIFA kokartı kalitesinde maç yönetseydi çok daha kaliteli bir maç izlerdik.
ERMAN TOROĞLU: İKİ POZİSYONA DA PENALTI VERMEM
Maç başlıyor, Galatasaray istekli, Trabzonspor da istekli. Hatta Trabzonspor 1-2 pozisyona da giriyor. Karşılaşmayı seyrederken ilk yarım saatin nasıl geçtiğini anlamıyorsun. Çok fazla kalite yok, ama bir hayli tempo var.
İki takım da önce topu kapıyorlar, sonra rakibe veriyorlar; al sen oyna diyorlar. İkisinin de birbirinden farkı yok. Nitekim, Bakasetas topu alıp takımı hücuma çıkacakken eveliyor- geveliyor ve o kapılan topta Kerem-İcardi A.Ş. ikilisi de işi bitiriyorlar.
İcardi, üç tane net pozisyona giriyor, ikisini atıyor. Bir tanesinde de rakip çok akıllı bir şekilde dengesini bozluyor. İyi vuruş yapamıyor ve topu auta atıyor. İcardi için tek kelimeyle şunu söylemek lazım, dünyada az görünen kafayla ve ayakla tek vuruş ustası.
Galatasaray'ın asıl sorunu orta sahada. Arka tarafta da fena işler yapmıyorlar, ön tarafta da. Ama topun orta sahadan daha çabuk çıkması lazım. Ve topu çıkardıktan sonra da ileriye destek vermek lazım.
Eğer yeni gelen oyuncular, biraz İcardi'ye ayak uydururlarsa o zaman Galatasaray çok farklı olacaktır. Çünkü biz daha halen geçen yılın Galatasaray'ını izliyoruz. Henüz 'inen uçakları' göremedik.
Hakem için iki şey söyleyebilirim; birincisi aynı pozisyonlarda birine faul verdi, birine vermedi. Birine sarı kart verdi, diğerine vermedi. Yani burada ipin ucunu kaçırdı. Ama Futbol Federasyonu ve MHK'nın verdiği hakem disiplinini çok iyi uyguladı. İtirazları affetmedi, çok doğru ve yerinde kartlar kullandı. Benim için birinciden sınıfta kaldı ama ikinciden sınıfı geçti.
Galatasaraylılar Boey ve Mertens'in içinde olduğu iki pozisyonda da penaltı istediler. Ben ikisine de penaltı vermem.
AHMET ÇAKAR: KARAOĞLAN'I HİÇ BU KADAR KÖTÜ GÖRMEDİM
Galatasaray, yine İcardi'siyle kazandı. Gerçekten adam kovalamayan, çok fazla pres yapmayan bir görünüm sergilese de İcardi ceza sahası içinde tek vuruşun dünya çapında ustalarından biri. Mesela attığı ikinci gol. Kimse kafayla o mesafeden oraya vuramaz. Adeta eliyle atsa başaramaz. Yine ilk golde ayak üstüyle Uğurcan'ın açılırken sabit ayağıyla müthiş bir sezgi ve teknik.
Trabzonspor ilk dakikalarda Umut'la öne geçebilirdi. Daha sonraki dakikalarda dengede giden maç Bakasetas'ın kaptırdığı ya da Torreira'nın faulle aldığı top sonrası Kerem hemen İcardi'nin koşu yoluna bıraktı o da Galatasaray'ı öne geçirdi. Kerem bir an geç kalsa pası bir saniye geç çıkarsa İcardi ofsaytta olacaktı ama olmadı. İkinci yarı tüm kontrol neredeyse Galatasaray'daydı. Çok fazla pozisyon üretmeseler de kaçırdıkları pozisyonlar vardı. İcardi çok zor bir golü klasına yakışır bir şekilde ağlara gönderdi.
Gelelim hakeme; Atilla Karaoğlan'ı hiç bu kadar kötü görmemiştim. Sonuca etkili hataları dışında faullerde de çok fazla hata yaptı. İlk yarıda Trezeguet'in, Boey'in çenesine vurduğu yumruk penaltı olmalıydı. Ne Karaoğlan fark etti ne de VAR müdahale etti. Galatasaray'ın golü öncesi Torreira'nın Bakasetas'ın ayağına basması var. VAR sistemi olmasa bu tür pozisyonlar gözden kaçabilir ama hem ligimiz hem de Avrupa'da bu tür basma eylemleri sonucu gelen gollerde VAR müdahalesi oluyor. Ama dün gece olmadı. İkinci yarıda Galatasaray'ın Mertens'e yapılan pozisyonda penaltı beklemesi gereksiz. Mertens Trabzonsporlu oyuncu topa vuracakken ayağını önüne koyuyor. Yani hakemin devam kararı doğru.