Son dakika haberleri… Sezona iyi başlayan Galatasaray, Süper Lig'de ilk 7 hafta sonunda 19 puan toplayarak liderliğe oturdu.
UEFA Avrupa Ligi'nde ise ilk hafta maçında PAOK'u yenen sarı-kırmızılılar, ikinci hafta maçında Rigas Skola ile 2-2 berabere kaldı.
Bunun üzerine Okan Buruk'a tepkiler çığ gibi büyüdü. SABAH Spor yazarları da Galatasaray'ın son dönemdeki gündemini çarpıcı ifadelerle değerlendirdi.
SORU: G.Saray, 3-0'dan 3-3 olan Kasımpaşa ve "Köy takımı" diye tabir edilen Rigas'a 2-0'dan 2-2'ye gelen maçlarla puanlar kaybetti. Bu sonuçlar Okan Buruk'un koltuğunu sallar mı?
LEVENT TÜZEMEN: YÖNETİM, BURUK'LA GÖRÜŞMELİ
Kasımpaşa ve Rigas maçlarında güçlü skorlarla öne geçip sonra da rakibe yakalanmak Galatasaray'a yakışmadı. Okan Hoca'nın zihinsel olarak bir yorgunluğu var. Kendi sahada ama bakışları çok dalgın. Yönetim, hocayla bir görüşme yapıp sorunu varsa çözme yoluna gitmeli. İki yıl şampiyon olmuş hocayı iki beraberlikle değiştirmek sağlıklı bir davranış olmaz. Milli maç arası Okan Hoca'yı da kendine getirecektir. Yönetimin de hocayı gönderme planlarının olmadığını biliyorum. Bunlar tamamen G.Saray'ı içeriden karıştırmak için çıkan dedikodular. Ancak sadece başarısızlığı Okan Buruk üzerinden okumayalım. Oyuncular da ciddiyete bürünmeliler. Eğer 3-0 ve 2-0 öne geçen takım bu kadar kolay gol yiyorsa oyuncular da bir an önce şapkalarını önüne koymalıdırlar.
BÜLENT TİMURLENK: MALİYETLİ KADRONUN LAUBALİLİĞİ
Kadıköy'de derbiyi ve PAOK maçını kazanmak denizi geçmekse, Galatasaray son iki maçta çayda boğuldu. Bunun elbette birinci sorumlusu Okan Buruk. Ama bu maliyetli kadronun 3-0 ve 2-0'ı koruyamaması da laubaliliğin belgesi. Buruk, bu sezon iletişimde garip bir portre çiziyor. Beğenmeyen R.Madrid'i, M.City'yi tutsundan alın teriyle kazandığı şampiyonluklara laf eden Acun Ilıcalı'yla hâlâ dostuz demeye kadar. G.Saray taraftarının teknik direktörüne inancı kalmadıya 1-2 maç var. İnsan yönetiminde zayıf bir tarafı var Okan Buruk'un. İzin gününde Paris'e giden İcardi, oynamayınca surat asan Batshuayi, hakkı yenen Berkan ve nefes almasına müsaade edilmeden her maç sahaya sürülen Barış Alper Yılmaz. Bu arada İbrahim Hatipoğlu da kartlarını açık oynamalı. Kapalı kapılar ardında destek vermediği hocasına karşı net olmalı. Alanya maçı kazanılmazsa milli arada büyük fırtınaların kopacağı kesin. G.Saray başkanının tek derdi mali kongrede ibra olmak ve Florya'yı satmak. Kulübü çok uzun zamandır Beton A.Ş'ye çevirenlerin işin sportif tarafında ne olduğuyla ilgilenmedikleri ortada.
ÖMER ÜRÜNDÜL: ELEŞTİRİLECEK BİR DURUM
Galatasaray, Kasımpaşa karşısında 3 farklı skor avantajını koruyamadı. Genelde futbolda bu tip sürprizlerle her takım karşılaşabilir. Ama bu müsabakanın üstüne Rigas gibi zayıf bir takım karşısında 2-0'dan 2-2'ye gelmek gerçekten eleştirilecek bir durum. Aslında Galatasaray'ın İsviçre Ligi'nde 11. sırada bulunan Young Boys'a Devler Ligi ön eleme turunda elenmesi de ayrı bir soru işareti. Young Boys şu anda Şampiyonlar Ligi'nde averaj takımı durumunda. Aslında olaya ben daha geniş açıdan bakmak istiyorum. En vasat veya vasat altı Avrupa takımlarının tümünün fizik kondisyonları bizim takımlarımızın üstünde. Bence bu konu ciddi biçimde masaya yatırılmalı.
UEFA Avrupa Ligi ikinci hafta maçında Beşiktaş, sahasında Eintracht Frankfurt'u ağırladı. Karşılaşmadan 3-1 mağlup ayrılan siyah-beyazlılarda Giovanni Van Bronckhorst'un açıklamaları dikkat çekmişti.
SORU: Van Bronckhorst, ıslıklara kızarak Eintracht Frankfurt maçı sonrası, "Bu futbolu beğenmeyen varsa bir daha stada gelmesin" dedi. Sizin bu konudaki görüşleriniz nedir?
ALİ GÜLTİKEN: HER ÜLKENİN TOPLUMSAL YAPISI FARKLI
Beşiktaş Teknik Direktörü Giovanni van Bronckhorst farklı bir futbol kültüründen geliyor. Her ülkenin kendine göre toplumsal yapıları ve kültürleri var. Davranış özellikleri farklılık gösterebiliyor. Türkiye futbolu biraz sonuç odaklı. Sonuçlar dönem dönem bu tür reaksiyonları da ortaya çıkarabiliyor. Aslında Beşiktaş taraftarı maçın büyük bir bölümünde skoru kenarda bıraktı ve takımına büyük destek verdi. İlk yarının bitimindeki alkışları göz ardı etmemek lazım. Van Bronckhorst'un kullandığı kelimeler belki kendince futbolcusunu ve takımını korumaya yönelik değerlendirilebilir. Taraftar ve camia tarafından da sert bir açıklama olarak görülebilir. Ama anlatmak istediği şeyin; kelimeleri biraz sert olsa da aslında takıma ve oyunculara bu tip süreçlerde sahip çıkılması yönünde olduğu söylenebilir. Oyun aslında skor kadar kötü değildi. Özetle bunu söylemeye çalıştı.
İSKENDER GÜNEN: VERDİĞİ MESAJLAR SON DERECE DOĞRU
Van Bronckhorst, üst düzey bir futbolcuydu. Hem oynadığı kulüplerde hem de Hollanda Milli Takımı'nda her zaman öne çıkan oyuncu kimliği vardı. Futboldan sonra ise Feyenoord'la başlayan teknik adamlık sürecinde en son Beşiktaş'a geldi. Takıma geçen yılı göz önüne getirdiğimizde büyük bir katkı yaptığını söylersek abartmış olmayız. Çünkü Beşiktaş, ligde aldığı puanlarla şampiyonluğun en önemli adaylarından birisi. Sorunu ise kenardaki oyuncu yetersizliği. Ajax maçında yaşanılan büyük bir hayal kırıklığından sonra Frankfurt maçında oynanan oyunun hakkının böylesi bir sonuç olmadığı gerçeği var. Ama bizde her zaman olduğu gibi önemli olanın oynanan futboldan çok sonuç olduğunun Van Bronckhorst farkında değil. Verdiği mesajlar son derece doğru. Çünkü bir hoca gözüyle oynanan oyundan mutlu olmama şansı yok. Taraftarların da artık verilen bu mesajdan kendilerine gerekli dersi çıkarmaları gerekmekte.
FATİH DOĞAN: DAHA DİKKATLİ KONUŞMASI LAZIM
Frankfurt maçında hatalarından ders almış, takım içinde değişiklikler yapmış bir teknik direktör gördüm. Hem Türkiye'yi tanımak hem de istediği futbolu oynatmak için zamana ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Yenilgiye rağmen sahada mücadele açısından ıslıklanacak değil, alkışlanacak bir Beşiktaş vardı. Van Bronckhorst'un Ersin'e, oyuncularına sahip çıkması anlaşılabilir bir durum. Ben de aynı fikirdeyim. Ancak futbolcularına destek isterken "Islıklayan bir daha gelmesin" demek amacını aşan bir söylem. Özellikle Beşiktaş taraftarı bu tür yönlendirmelere, müdahalelere açık olan bir taraftar değil. Hoca ile taraftar arasında var olan iyi ilişkinin bozulmaması için daha dikkatli konuşması, böyle bir açıklama yapmadan mutlaka yönetimle ve iletişim ekibiyle konuşarak hareket etmesinde fayda var. Araya kırgınlık girdiği zaman toparlamak zor olur. Yönetimin, hocanın açıklamasını bu sözlerini çıkararak resmi siteden yayımlaması, konunun hassasiyetini de gösteriyor.