Kastamonu Küre'de 84 yaşındaki Süleyman Yiğit, tam 7 yıl önce kendi mezarını kazdı.
Aile kabristanındaki mezarı 5 günde kazdığını söyleyen Süleyman Yiğit, "Ben öldükten sonra çocuklarım üzülecek ve ağlayacak. O sırada bir de benim mezarımla uğraşmasınlar. Ayrıca köylerde parayla mezar kazıyorlar. Bir de benim mezarım için çocuklarım para vermesinler. Bu yüzden ben de kendi mezarımı kazdım ve kefenimi de hazırladım" ifadesini kullandı.
Öldüğünde çocuklarına yük olmak istemediğini söyleyen Yiğit, "Ne zaman öleceğim belli değil, ancak ölmeden önce hem ölümü hatırlama hem de insanlara ölümü hatırlatmak amacıyla hayattayken mezarımı hazırladım. Bu vesileyle bizler de ölmeden mezara girmiş olduk. Bu sayede de halen hayattayken, varsa yanlışlarımızı düzeltmeli ve kendimizi ahirete hazırlamalıyız. Zaten dinimiz bunları uygun görüyor.
Eski ve tarihi mezarlara bakıldığında, ölümü hatırlatmak maksadıyla özellikle cami önlerinde mezarların olduğunu görürüz. Mühim olan kabrini hazırlamak değildir. Mühim olan kabre hazırlanmaktır. Asıl olan odur. Kalbini ve kendini, amellerini kabre hazırlamak, kabri hazırlamaktan önce gelir. Ama hem kalbini, hem kabrini hem de kabre hazırlanmayı dört başı mamur götürebilmek çok özeldir ve önemli olan da budur" ifadelerini kullanmıştı" ifadelerini kullandı.