Yüzyıllar boyunca denizlere ve taşkınlara karşı devasa setler, derin kanallar ve dev pompalarla savaşan Hollanda, doğaya karşı verdiği bu mücadelede yepyeni bir sayfa açtı. Ülke topraklarının yaklaşık üçte birinin deniz seviyesinin altında yer alması, onları suyu durdurmaya çalışmak yerine suyla birlikte yaşamaya itti.
Yerleşim yerlerinin ve tarım alanlarının büyük bir kısmı, etrafı setlerle çevrili ve geçmişte yel değirmenleriyle kurutulan "polder" adı verilen çukur alanlarda bulunuyor. Ancak bugün o nostaljik yel değirmenlerinin yerini, bu toprakları kuru tutmak için 7/24 çalışan modern ve devasa pompa istasyonları almış durumda.
Bu çılgın mühendisliğin en çarpıcı örneği, dünyanın en yoğun havalimanlarından biri olan Schiphol'dür. Bu devasa havalimanı, aslında deniz seviyesinin yaklaşık dört metre altında bulunan bir polderin tam üzerine inşa edilmiştir. Bölgenin sular altında kalmaması için durmaksızın çalışan drenaj ve su kontrol sistemleri kullanılarak kuru tutuluyor.
Hollandalılar sadece korunmakla kalmadı; Afsluitdijk projesiyle eski Zuiderzee bölgesini Kuzey Denizi'nden ayırdılar ve suları çekerek yeni polderler oluşturdular. Denizden kazanılan bu yepyeni topraklarda "Flevoland" adında koca bir eyalet ortaya çıktı!
Ancak günümüzde Hollanda'nın stratejisi zamanla değişti. "Nehirler İçin Alan" adını verdikleri programla, eskiden inşa ettikleri setleri nehirlerden daha geriye çekerek suyun yayılabileceği taşkın alanlarını ve kanalları genişletmeye başladılar.
Buradaki asıl amaç, yükselen suyun kontrollü bir şekilde yayılabileceği alanlar oluşturarak büyük şehirler üzerindeki yıkıcı baskıyı azaltmak. Bu amaçla bazı tarım arazileri devlet tarafından satın alındı ve taşkın sırasında suyun yayılabileceği serbest bölgelere dönüştürüldü.
Şehir içlerindeki altyapı da bu yeni "suya uyum" konseptine göre şekilleniyor. Rotterdam gibi büyük şehirlerde, normal zamanda insanların sosyalleştiği meydanlar ve parklar, yoğun yağış olduğunda geçici olarak suyu tutabilecek şekilde tasarlanıyor. Bu devasa "su meydanları", aşırı yağışlar sırasında drenaj sistemlerinin yükünü hafifletiyor.