Kalp, yaşamımızı devam ettiren en önemli organ. Onsuz bir yaşam düşünelemez desek de hayal bile edilemeyecek bir şey yaşandı. 12 saat yaşama süresi verilen bir adam, dünyanın ilk kalpsiz insanı olarak hayatta kaldı ve çok daha uzun süre nabzı olmadan yaşayabildi.
Kas ve organları oksijen kaynaklarıyla besleyen kanı vücudumuzun etrafına pompalayan bir kişinin yaşamak için bir kalbe ihtiyaç duyar.
Fakat, modern tıptaki ilerlemeler 2011 yılında Teksas Kalp Enstitüsü'ndeki iki doktorun, kalp atışı olmadan insan vücudunun etrafına kan pompalamak için dönen rotorlar kullanan bir cihaz oluşturmayı başardığı bir noktaya ulaştı.
Billy Cohn ve Dr. Buz Frazier bu fikri ilk olarak Abigail adındaki sekiz aylık bir buzağıda denediler; kalbini çıkardılar ve yerine kanı dolaşmasını sağlayan iki santrifüj pompayı başarıyla yerleştirdiler.
Cohn ve Frazier, 38 buzağı üzerinde çalıştıktan sonra insan denemelerine geçtiler ve anormal proteinlerin birikmesine neden olan nadir bir otoimmün hastalık olan amiloidozdan muzdarip olan Craig Lewis adında 55 yaşındaki bir adam ilk insan denemesiydi.
Lewis'in kalbi o kadar hasar görmüştü ki doktorlar ona 12 saat kadar ömür biçmişti, bu noktada eşi Linda bu deneye dair bulundu.
Linda, eşinin kalbini dinlediği anlara dair: "Dinledim ve bir uğultuydu ki bu inanılmaz. Nabzı yoktu"
Doktorlar, sürekli akış sağlayan bu pompanın diğer yapay kalplerden daha uzun süre dayanabileceğini ve daha az soruna neden olacağını söyledi.
Cohn, "Tüm hayvanlara, böceklere, balıklara, sürüngenlere ve kesinlikle tüm memelilere bakıyoruz ve pulsati (nabızlı)l bir dolaşım görüyoruz. Böylece tüm ilk araştırmalar ve tüm ilk çabalar pulsatil pompalar yapmaya yönelikti."
Kanın sürekli yerine ritmik olarak pompalanmasının tek nedeni kalp dokusuna kadar gidebilmesidir. Cohn; "Akışın titreşimli olması kalp için çok önemlidir, çünkü kalp yalnızca kalp atışları arasında besin alabilir. Eğer bunu sistemden çıkarırsanız, diğer organların yeterince beslenmesi mümkün değil" açıklamasında bulundu.