Fransız General D'Esperey İstanbul'a Roma İmparatoru gibi girmişti!
İtilaf Devletleri Mondros Ateşkes Antlaşmasından hemen sonra antlaşma gereğince 13 Kasım 1918'de İstanbul'u fiilen işgal etmişlerdi. 16 Mart 1920'deki ikinci ve sert işgal dalgası tam bir gözdağı niteliğinde idi. Bu işgal sırasında İngiliz askerleri Şehzadebaşında ki Mızıka Karakolunu basmışlar, askerleri süngülemişler, resmi daireleri işgal etmişler ve Meclis-i Mebusan milletvekillerinden bir kısmını tutuklayıp Malta Adasına sürgün etmişlerdi.
Kurtuluş Savaşı'nın zaferle bitmesinden sonra Refet Bey komutasındaki bir Türk birliği İstanbul'a girdiyse de, işgali resmi olarak kaldıramadı.
İmzalanan Lozan Barış Antlaşması gereğince de düşman askerleri altı hafta sonra İstanbul'dan ayrılacaklardı. 4 Ekim 1923 günü düzenlenen bir törenle Türk Bayrağı'nı selamlayarak şehirden ayrıldılar. 5 Ekim 1923'te şehrin Anadolu yakasına gelen Türk Ordusu, 6 Ekim 1923 günü coşkun bir bayram havası içinde, sevinç gözyaşları arasında ve çiçek yağmuru altında İstanbul'a girdi. Böylece 5 yıl kan ağlayan güzel İstanbul kurtulmuş oldu.
Fransız komutan Franchet d'Espéret'ye ait İstanbul fotoğraf albümü Paris'te tesadüfen bulundu. Notları bulunmayan kareler, o günün siyasî ve sosyal vaziyetini anlama adına anahtar detaylar sunuyor.
Sokaktaki bir lostracıya ayakkabılarını boyatanr Osmanlı kadını…
Şehzade Camii... İstanbul'un meşhur yangınlarından biri mütareke devrine denk gelmişti. 1918 senesinde çıkan Zeyrek Yangını, çevre semtlere de sıçramış, zaten bitap düşen şehrin adeta ruhunu bedeninden ayırmıştı. Fotoğrafta yangına maruz kalan Vefa semti ve minaresinin külahı düşen Şehzade Camii görülüyor. Hemen önündeki Burmalı Mescit ve çevre konakların büsbütün harap olmuş durumda. Bozdoğan Kemeri üzerinden çekilen fotoğrafta devrin şaşaalı binalarından Zeynep Hanım Konağı görülüyor. Sağ köşede de Aksaray'daki Pertevniyal Camii'nin kubbesi seçiliyor.