SABAH Gazetesi yazarı Yüksel Aytuğ, bugün kaleme aldığı "Bir cinayetten fazlası" başlıklı köşe yazısında şu ifadeleri kullandı:
"Küçük Narin'in vahşice öldürülmesinin arka planında çok derin bir ilişkiler yumağı olduğu artık yadsınamaz bir gerçek.
Muhtarlık yapan amcanın 200 bin lira vererek cesedi yok ettirmeye çalıştığı kişi neden ihbarda bulundu?
Cenaze töreninde "Haydi gidin şimdi yalan konuşun" dedikten sonra yumruk yiyen kadın ne anlatmak istedi? Annenin sürekli yalan söylediği iddialarıyla kadının tepkisi bir araya geldiğinde bunu nasıl okumamız gerekiyor?
Köy halkı neden sürekli basın mensuplarına saldırdı? (Aralarında ölümle tehdit edilenler bile oldu)
Köylüler neden suskun kaldı? Zengin olduğu söylenen amcanın mali gücünün yanı sıra, ailenin tümünün DEM Partili olması, insanların üzerinde ekstra bir baskı unsuru mu oluşturdu?
Cinayetin işlendiği gün, Narin'in ağabeyi ve arkadaşlarının bir köpeğe tecavüz ettiği iddiası ne derece doğru?