Teknolojinin yeni devrimi olarak nitelendirilen yapay zekâ endüstrisi, dünyadaki birçok sektör gibi eğitim alanını da değiştiriyor. Artık birçok öğrenci, ödev yaparken yapay zekâ araçlarına başvurmaya başladı. Öyle ki ChatGPT gibi yapay zekâ araçları kullanımı ilkokullara kadar indi. Ancak yapay zekânın eğitimde kullanımı büyük fırsatlar sunuyor olsa da, bu araçlar her zaman doğru bilgi aktaramadığı gibi, öğrencileri kolay öğrenmeye de itiyor. Bu nedenle, kimi okulda ödevlerde el yazısına dönülmesi planlanırken, kimi okulda ise sınavların sözlü yapılması planlanıyor. Öğrencilerin ödev yapma alışkanlıklarındaki değişimi anlamanın çok önemli olduğunu vurgulayan Ay Koleji Sınıf Öğretmeni Şerif Çetin, "Öğretmenlerin bu değişimi çok iyi anlayarak, yeni stratejiler geliştirmesi gerekiyor" dedi.
ÖDEV, AMACINA ULAŞAMIYOR
Yükseköğretimde ödev, bilimsel makale ve hatta tez yazımında sıkça kullanılmaya başlanan, akademide neredeyse büyük bir tehdit haline gelen ChatGPT ilköğretime kadar indi. ChatGPT herkesin makaleler, denemeler yazmasına izin veren çevrimiçi bir program. Bu tarz programlar intihal testlerinden de başarılıyla geçiyor, çünkü yazılım başka hiçbir yerden kopyalanmayan orijinal metin üretebiliyor. Bu tarz programlarla bir iki saat içinde makale yazabiliyor. Yapay zekânın eğitim alanında kullanımına yönelik SABAH'a konuşan Çetin, öğrencilerin ödev yaparken kolaya kaçtığını, bu yazılımlarla çok kısa sürede ödev hazırlayabildiklerini söyledi. Çetin ''Ancak ödevin amacı okulda öğrenilen bilgilerin pekiştirilmesidir. Yapay zekâ kullanımı buna engel oluyor'' dedi.
YARATICILIĞI ÖLDÜRÜYOR
Öğretmen Şerif Çetin "Edinilen bilgi üstünde düşünülmesi, araştırma yapılması, kısa notlar tutulması kişinin yaratıcılığı için, yeni fikirler geliştirebilmesi için çok önemli. Beynimiz yeni karşılaştığı bilgiyi önce KSB (kısa süreli belek) kaydediyor. Ek çalışma yapılmadığında çok kısa sürede KSB'deki bilgi unutulmakta. Oysa edinilen yeni bilgiyi belirli aralıklarla tekrar ederek, ilgili konuda çeşitli kaynaklardan araştırma yapılıp analiz-sentez seviyesinde öğrenip pekiştirilerek USB (uzun süreli bellek) depolanması sağlanmalı. USB'de depolanan tüm bilgiler uzun süre unutulmuyor. İhtiyaç duyulduğunda kişi depolanan bilgiyi geri çağırıp kullanabiliyor. Ödev yapmanın temel amaçlarından birisi de bu" dedi.
ÖĞRETMENE ÇOK İŞ DÜŞÜYOR
Ödev yapma alışkanlıklarını öğretmenlerin iyi analiz etmesi gerektiğini belirten Çetin "Teknolojinin hızla evrim geçirdiği günümüzde, öğrencilerimizin ödev yapma alışkanlıklarındaki köklü değişimleri yakından takip etmek gerekiyor. Özellikle ChatGPT gibi yapay zekâ tabanlı dil modelleri, öğrencilere bilgiye hızlı erişim ve etkileşimli öğrenme imkânları sunuyor. Ancak bu avantajlar, öğrencilerin araştırma ve öğrenme becerilerini geliştirmek yerine, kolay ve hızlı çözümlere yönelmelerine neden oluyor. Dolayısıyla öğretmenlerin, öğrencilerin farklı öğrenme stillerine ve ihtiyaçlarına uygun olarak ödevler tasarlaması büyük bir önem taşıyor.
Öğrenciler, ChatGPT ve diğer yapay zekâ algoritmalarını nerede ve nasıl, ne kadar kullanmış olduklarının bilgisini öğretmenle paylaşmalı, öğretmen yönlendirmeleri bu doğrultuda yapılmalı. Bu kapsamda öğretmenler de ödev verme şekillerini değiştirmeli. Yapay zekâyla birlikte artık öğrenme süreçlerinde öğretmen-öğrenci birlikte daha koordineli çalışmak ve birbirlerini tanımak durumunda. Bu nedenle öğretmenler, sadece bilgi kaynağı değil yönlendirici ve kaynağa ulaştıran kişi olarak rolünü güçlendirmeli" diye konuştu.