Son dakika haberi: Hindistan'da Wight Adası'nda bir hayır kurumunda çalışan Ian Jones, kral kobra tarafından saldırıya uğradı. Rajasthan, Jodhpur yakınlarındaki bir köyde dinlenirken ansızın bu ölümcül yılanın ısırığına maruz kalan Jones, aynı zamanda Covid-19 şüphesiyle mücadele ediyordu. Ailesi ve iş ortağı yılan ısırığına maruz kalan Jones'un sağlık durumu hakkında açıklama yaparken, onu bir savaşçı olarak nitelendirdi.
KRAL KOBRA YILANI ANSIZIN SALDIRDI
49 yaşındaki İngiliz adam Hindistan'da bir kobra yılanının ısırığı nedeniyle felç ve körlük yaşadı. Aynı zamanda Covid-19 şüphesiyle mücadele ederken bazı vakalarda ölümcül olabilen bu yılan ısırığına maruz kaldı.
Dernek çalışanı Ian Jones, 9 Kasım'da Rajasthan'ın Jodhpur kentindeki bir hastaneye kaldırıldı ve Hindistan'daki iş ortağının hali hazırda Covid-19 ile enfekte olduğu tespit edildi.
Tedavi gördüğü Medipulse Hastanesi'ndeki yetkililer, 11 Kasım'a kadar aslında Covid-19 semptomları nedeniyle değil yılan ısırığı semptomları ile mücadele ettiğini doğruladı. Negatif çıkan Covid-19 testinin ardından ısırık tedavisi gördü ve 16 Kasım'da hastaneden taburcu edildi.
Jones'un iş ortağı Aakash Saini, Independent'e verdiği demeçte o zamandan beri Jones'un Jodhpur'daki fabrikanın konaklama yerinde iyileşmeye çalıştığını söyledi. Jones'un şu an ne görebildiğini ne de yürüyebildiğini söyleyen Saini, arkadaşını dinlenirken bir yılanın elinden ısırdığını sözlerine ekledi.
Jones'un yeni bir Covid-19 ihtimali için test edilmemiş olsa da Mart ayında tekrar enfekte olduğuna inanılıyor. Wight Adası'ndaki bir hayır kurumunda çalışan Jones, Ocak 2020'den bu yana Hindistan'da bulunuyor ve Haziran ayındaki Birleşik Krallık'a dönme planları ulusal tecrit nedeniyle ertelenmişti.
Ailesi Press Association'a verdikleri demeçte onu bir "savaşçı" olarak niteledi ve körlüğün ve felcin geçici olduğunu umduklarını söyledi.
Medipulse Hastanesi'nden Dr. Abhisek Tater, Jones'un 4 gün önce taburcu edildiğini ve durumunun düzeldiğini doğruladı.
The Independent'a konuşan Dr. Tater, nöroloji ve göğüs de dâhil olmak üzere tüm uzmanlara danışıldığını, ona uygun tedaviler uygulandığını söyledi.
Türkiye'nin en zehirli yılanı olarak bilinen Koca Engerek, sırt bölgesinin grimsi kahverengi ve bu rengin tonlarında olan benekleri ile biliniyor. Daha çok Güneydoğu Anadolu bölgesinde görülüyor. Osmanlı engereği de denilen ve daha çok Şeritli engerek olarak adlandırılan zehirli bir engerek ise, sırt bölgesi genel olarak kül renginde ya da grimsi kahverengi çizgileriyle fark edilebiliyor. İşte o Şeritli engerek bugün Aydın Kuşadası'nda bir evin bahçesinde görüldü.
Kuşadası'nda yaşayan EKODOSD üyesi Süleyman Arslantürk ve eşi Sibel Arslantürk, bahçelerinde etrafını kedilerin sardığı bir yılanın olduğunu ihbar etti. Yılanın fotoğraflarını inceleyen EKODOSD Bilim Danışmanı - ADÜ Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kurtuluş Olgun, yılanın Şeritli Engerek (Montivipera xanthina) türü zehirli bir yılan olduğunu tespit etti.
Kuşadası İtfaiye Amirliği ekipleri, EKODOSD üyeleriyle birlikte ağacın dallarına sarılan yılana zarar vermeden yerinden aldı. Taşıma kutusuna konulan yılan, daha sonra insanlardan uzak bir şekilde doğal yaşam alanı olan bir yere bırakıldı
EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, "Ne yazık ki birçok yerde görüldüğünde hemen öldürülen yılanlar, bugünkü olayda zehirli olmasına rağmen bilinçli üyelerimizin duyarlılığı sayesinde kurtarılarak kendi doğal yaşam alanına taşınmıştır. Duyarlı ve örnek davranışları için Arslantürk ailesine, Aydın Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Kuşadası İtfaiye Amirliği'ne ve Prof. Dr. Kurtuluş Olgun hocamıza teşekkür ederiz." dedi ve şöyle devam etti:
Zaten bazılarıyla şimdiden birlikte yaşamaya başladık. Lütfen bu doğal alanları çalı, çırpı gözüyle değersiz alanlar olarak bakmayalım. Tüm bu hayvanların doğal yaşam alanları buralarıdır. Eğer bu canlıların doğal yaşam alanlarını tahrip edersek bundan en fazla zararı insanlık görecektir"
ADÜ Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kurtuluş Olgun ise, "Osmanlı Engereği, Şeritli Engerek veya Küt Engerek olarak da bilinen türün Ege Bölgesinde yaygın olarak bulunduğunu ve sıkça rastlandığını söyledi. Prof. Olgun, Şeritli engerek ile ilgili şu bilgileri verdi:
Vücut uzunlukları genellikle 70-80 santimetre civarındadır. Daha uzun boylu olanlarına da rastlanabilir. Başı üçgen şeklindedir ve sırt tarafında baklava dilimi veya yuvarlak, bazen de zikzak yapmış koyu lekeler vardır.
Zehirli bir türdür ve zehri insan için tehlikeli olabilir. Ama kesinlikle rahatsız edilmedikçe, sopa veya taşla vurulmadıkça, kendini tehlike altında hissetmediği sürece insana saldırmazlar. Aydın Bölgesi'nde hemen her yerde görülse de, ısırma olaylarına çok çok nadir rastlanır. Çünkü tüm yılanlarda görülen özellik bu engerek türünde de vardır.
Bu özellik yılanların sağır olmalarıdır. Yani yılanların havadaki titreşimleri algılayacak duyu organları gelişmemiştir. Bununla beraber yerdeki titreşimleri vücudunun hemen her yerinde bulunan alıcılarla çok çok iyi hissederler. Bu nedenle biz onu fark etmesek bile o yaklaşmakta olan tehlikenin farkına vararak daha uygun yere gider.
Çünkü yılanlar için en tehlikeli düşman kendi doğal alanlarını sürekli olarak işgal eden, her geçen gün daha da daraltan ve kendilerine sınırlı yaşam hakkı sunan insandır. Oysa kendilerinin dünyada daha 4-5 milyon yıldır var olduğunu, yılanların ise dünyada en az 100 milyon yıldır bulunduklarını unuturlar.
Bunun nedeni elbette korona virüs salgını nedeniyle ekosistemin en uç kısmında bulunan, her yaptığının doğru olduğunu sanan, doğal yaşam alanlarını sadece kendi keyifleri için düzenleyen bizlerin, doğaya müdahalemizin olmamasından kaynaklanmaktadır.
Kuşadası'nda dün yaşanan insan – yılan karşılaşması doğada sadece bizim değil, bizim dışımızda başka canlılarında bulunduğunun, onların yaşam haklarının en az bizim kadar, hatta bizden daha önce dünyada bulunmaları nedeniyle daha fazla olduğunun bir göstergesidir.
Çünkü yılanı gören duyarlı vatandaşımız onu öldürmek veya zarar vermek yerine yardım isteyerek doğa-insan işbirliğine davranışı ile güzel bir örnek oluşturmuştur. Aynı şekilde yardıma gelen Aydın Büyükşehir Belediyesi itfaiye Daire Başkanlığı Kuşadası İtfaiye Amirliği personeli de aynı duyarlılıkla, hem de zehirli oldukların bildikleri yılanı uygun yöntemlerle ve dikkatli bir şekilde yakalayarak, insanlar için tehlikesiz ve doğal yaşam alanı olduğunu düşündükleri yere bırakarak örnek bir davranışta bulunmuşlardır.
Dünyada şu an bilinen virüs sayısının 5 bin civarında olduğu ama bilinmeyen milyonlarca virüs bulunduğu tahmin edilmektedir. Bilinmeyen ve belki de koron avirüsten insan için daha tehlikeli olabilecek virüslerin ortaya çıkmasının engellenmesi tamamen yukarıdaki örnek davranışların sayısının artmasıyla mümkün olacaktır.