Küresel iklim sistemi, son yıllarda eşine az rastlanır bir döngünün içine girmiş durumda. Uzun süren ve soğutucu bir etkiye sahip olan La Nina evresinin sona ermesinin ardından Büyük Pasifik Okyanusu sularında hızla gelişen bir ısınma dalgası gözlemlendi.
Kapsamlı hava tahmin modelleri ve okyanus verileri üzerinde çalışan önde gelen hava durumu portalı Severe Weather Europe, mevcut okyanus anomalilerinin sıradan bir döngüyü çoktan aştığını ve "Süper El Nino" seviyesine ulaştığını duyurdu.
Gözlem verilerine göre, bu yılki atmosferik ve okyanusal enerji birikimi, 1950'lerden bu yana kaydedilen en güçlü El Nino dalgası olma potansiyeli taşıyor.
El Nino döngüsü; Pasifik Okyanusu'nun ekvatoral bölgesindeki yüzey sularının normalden fazla ısınmasıyla ortaya çıkarak, küresel rüzgar sistemlerini ve jet akımlarını (Jet Stream) tamamen yeniden şekillendiriyor. Isınma anomalisinin 2 santigrat derecenin üzerine çıktığı durumlar bilim dünyasında "Süper El Nino" olarak adlandırılıyor.
Severe Weather Europe verileri, ısınmanın bu kritik eşiği sadece aşmakla kalmayıp, okyanus derinliklerinden yüzeye doğru muazzam bir sıcak su dalgasının tırmandığını gösteriyor. Bu denli büyük bir enerji salınımı, dünya genelinde trilyonlarca tonluk ekstra su buharının atmosfere pompalanması ve fırtına sistemlerinin şiddetlenmesi anlamına geliyor.
Son 70 yılın en güçlüsü olmaya aday bu Süper El Nino'nun etkileri coğrafyadan coğrafyaya dramatik farklılıklar gösterecek. Ancak genel hatlarıyla dünyayı bekleyen başlıca değişiklikler şunlar:
Küresel Sıcaklık Rekorları: Pasifik'ten atmosfere salınan devasa ısı, küresel ortalama sıcaklıkları rekor seviyelere taşıyarak eşi görülmemiş sıcak hava dalgalarını tetikleme gücüne sahip.
Yağış Düzenlerinde Radikal Değişim: Güney Amerika'nın batı kıyıları ve ABD'nin güney kesimlerinde şiddetli yağışlar, sel ve toprak kaymaları beklenirken; Avustralya, Güneydoğu Asya ve Afrika'nın belirli bölgelerinde tarımı tehdit eden yıkıcı kuraklıklar yaşanabilir.
Avrupa ve Akdeniz Havzasına Etkisi: El Nino'nun Avrupa üzerindeki etkisi genellikle daha karmaşıktır. Ancak güçlü jet akımı değişimleri, Avrupa ve Akdeniz (dolayısıyla Türkiye) havzasında ani sıcaklık dalgalanmalarına, normallerin üzerinde yağışlı dönemlere veya kış aylarında beklenmedik ılık periyotlara zemin hazırlayabilir.