Yıldırım, sadece bulut ile yeryüzü arasında gerçekleşen sıradan bir meteorolojik olay değil; bazen kaderin en absürt oyununa dönüşebiliyor. Paratonerlerin henüz icat edilmediği dönemlerde koskoca şehirlerin kaderini değiştiren felaketlerden, ölüp toprağa gömüldükten sonra bile gökyüzünün peşini bırakmadığı bahtsız insanlara kadar, tarihin tozlu arşivlerinden çıkan en şaşırtıcı ve ürpertici yıldırım vakalarını bir araya getirdik.
Tarihin en takıntılı yıldırım hikayesi muhtemelen İngiliz Binbaşı Walter Summerford'a ait. I. Dünya Savaşı'nda Belçika cephesinde at sırtındayken üzerine yıldırım düştü ve belden aşağısı felç oldu. İyileşip Kanada'ya yerleşti ancak trajedi bitmedi.
1924'te nehir kenarında balık tutarken sığındığı ağaca ikinci yıldırım düştü ve sağ tarafı felç oldu. 1930'da bir parkta yürürken üçüncü kez yıldırım çarptı ve tamamen felç kalarak iki yıl sonra hayatını kaybetti.
Hikaye burada bitti sanıyorsanız yanılıyorsunuz: Summerford gömüldükten 4 yıl sonra, mezarının bulunduğu Mountain View Mezarlığı'na düşen bir yıldırım, binbaşının mezar taşını paramparça etti! Yıldırımlar ölümden sonra bile onun peşini bırakmadı.
"İnsan Paratoner" lakaplı ABD'li milli park görevlisi Roy Sullivan, Guinness Rekorlar Kitabı'na göre tam 7 kez yıldırım çarpmasından sağ kurtulmayı başardı. 1942 ile 1977 yılları arasında neredeyse birkaç yılda bir yıldırımın hedefi olan Sullivan, her seferinde saçlarının tutuşmasına, kaşlarının yanmasına veya vücudunun su toplamasına alışmıştı.
Hatta son çarpmalardan sonra fırtına bulutlarının kendisini takip ettiğine inanmaya başlamış ve yanında sürekli bir kova suyla gezmeye başlamıştı. En garip anısı ise yedinci çarpılmadan sonraydı: Yıldırım göğsünü yakıp geçmişken, tam o sırada oltasındaki balığı çalmaya çalışan bir ayı ile dövüşmek zorunda kalmıştı.
Orta Çağ ve sonrasındaki Avrupa'da, yıldırımların "şeytani fırtınalar" olduğuna inanılırdı. Yıldırımı kovmanın en popüler yolu ise kilise çanlarını çılgınlar gibi çalmaktı. Hatta çanların üzerine Latince "Fulgura Frango" (Yıldırımları Kırarım) yazılırdı.
Ancak bilimsel olarak çok acı bir hata yapıyorlardı: Kilise kuleleri bölgedeki en yüksek noktalardı ve çanları çalmak için kullanılan halatlar yağmur yüzünden sırılsıklam olup mükemmel bir iletkene dönüşüyordu.
Sadece Fransa'da 1753 ile 1786 yılları arasında, fırtınayı durdurmak için çan çalan 103 kilise görevlisi yıldırım çarpması sonucu hayatını kaybetti. Benjamin Franklin'in paratoneri icat etmesiyle bu ölümcül gelenek son buldu.
Yıldırımın tarihin akışını değiştirdiği en trajik olaylardan biri İtalya'nın Brescia kentinde yaşandı. San Nazaro Kilisesi'nin burcuna düşen devasa bir yıldırım, kilisenin mahzenine giden yolu buldu. Buradaki sorun şuydu: Venedik Cumhuriyeti, o dönem ordunun neredeyse tüm barut stokunu (yaklaşık 90 ton barut) güvenlik gerekçesiyle bu kilisenin altında saklıyordu.