ABD'deki Kuzey Karolina Eyalet Üniversitesi araştırmacıları, geleceğin akıllı ulaşım sistemleri için trafik lambalarına "beyaz" bir sinyal eklenmesini öngören devrim niteliğinde bir konsept önerdi.
Bu yeni sistem, sürücüsüz (otonom) araçların kendi aralarında veri alışverişi yaparak kavşaklardaki geçişleri koordine etmesini sağlarken, insan sürücülere de bu akıllı ağa nasıl uyum sağlayacaklarını gösteren kritik bir rehber görevi üstlenecek. Uluslararası basında geniş yankı uyandıran araştırmaya göre, bu küçük dokunuş şehir trafiğinde devasa bir rahatlama sağlayabilir.
Beyaz sinyal, kavşaktaki trafik akışının birbirleriyle ve yol altyapısıyla iletişim kurabilen otonom araçlar tarafından yönetildiği "akıllı modu" temsil edecek. Kavşağa yaklaşan akıllı araçlar; konum, hız ve yön verilerini sisteme ileterek geçiş sırasını saniyeler içinde kendi aralarında belirleyecek ve gereksiz duraklamaları ortadan kaldıracak.
Kavşakta etkili bir koordinasyon sağlayacak kadar yeterli sayıda otonom araç biriktiğinde dördüncü renk olan "beyaz ışık" devreye girecek. Eğer otonom araç sayısı yetersizse veya trafiğin çoğunluğunu standart (insan kontrollü) araçlar oluşturuyorsa, sistem otomatik olarak hepimizin bildiği klasik üç renkli (kırmızı-sarı-yeşil) döngüye geri dönecek.
1. Veri Paylaşımı: Otonom araçlar hız, konum ve sonraki manevra niyetlerini birbiriyle ve sistemle paylaşır.
2. Koordinasyon: Sistem, bekleme süresini ve rötarları en aza indirmek için geçiş önceliklerini saniyeler içinde hesaplayarak araçları sıralar.
3. Beyaz Sinyal Devrede: Kavşaktaki trafiğin artık akıllı araçların koordinasyonuyla ilerlediğini bildiren beyaz ışık yanar.
4. Sürücüler Öndekini Takip Eder: Beyaz ışık yanarken normal araç kullanan bir insan sürücünün yapması gereken tek şey, önündeki akıllı aracı takip etmektir. Öndeki araç geçiyorsa sürücü de geçer, araç duruyorsa sürücü de durur.
Bu yenilikçi konseptin en büyük avantajı, kavşaklardaki can sıkıcı bekleme sürelerini inanılmaz ölçüde kısaltması. Belirli fazlara göre çalışan geleneksel ışıkların aksine, otonom araçlar eylemlerini gerçek zamanlı olarak koordine edebiliyor. Araştırmacıların bilgisayar simülasyonları ile yaptığı testler, sistemin tam kapasite çalıştığı uygun koşullarda trafikteki gecikmeleri yüzde 90'ın üzerinde azaltabildiğini ortaya koydu.
Elbette bu devrim niteliğindeki konsepti hayata geçirmek için trafik direklerine fazladan bir beyaz ampul takmak yeterli değil. Araçlar ve yol altyapısı arasında kusursuz ve güvenilir bir iletişim ağının kurulması gerekiyor. Şehirlerin yeni nesil iletişim cihazlarıyla, modernize edilmiş sinyalizasyon sistemleriyle ve gelişmiş trafik yönetim ağlarıyla donatılması şart.
Ayrıca bağlantı kopukluklarına, sistem arızalarına veya trafiğe katılan yayaların öngörülemeyen hareketlerine karşı acil durum protokollerinin oluşturulması büyük bir önem taşıyor. Sürücülerin bu yeni konsepte eğitilmesi ve devasa yatırım maliyetlerinin karşılanması da projenin hayata geçmeden önce aşması gereken engeller arasında yer alıyor.
Yeni sistemin vadedilen başlıca avantajları şöyle: