Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameye göre Mamak ilçesi Akdere semtindeki eve, 3 Ağustos'ta ihbar üzerine giden emniyet güçleri, Esra Hankulu'nun (25) hayatını kaybettiğini belirledi.
Bunun üzerine olay gecesi Hankulu ile aynı evde kalan sanıklar Ümitcan Uygun, Furkan G. ve Dilan C. gözaltına alındı.
İddianamede ifadelerine yer verilen sanıklar, Hankulu'na yönelik bir eylemlerinin olmadığını, ölümüne ilişkin bilgilerinin bulunmadığını iddia etti.
Bu kapsamda sanık Uygun'un, "kendisini savunamayacak durumdaki kişiyi" kasten öldürme suçundan "ağırlaştırılmış müebbete", tutuksuz sanıklar Furkan G. ve Dilan C'nin de "suç delillerini karartmaktan" 5 yıla kadar hapse mahkum edilmesi istendi.
TAKSİCİ YALANLADI!
Esra Hankulu'nun evde ölü bulunmasıyla ilgili Ümitcan Uygun'un tutuklandığı soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede Uygun'un verdiği çelişkili ifadeler dikkat çekti.
Hankulu'nun yanındaki arkadaşları Dilan C. ile Furkan G., olay gecesi kamuoyunda 'Aleyna Çakır' olarak bilinen Sema Esen'in ölümüyle ilgili soruşturmada şüpheli olan Ümitcan Uygun'un da evde olduğunu söylemişti.
Bunun üzerine Ümitcan Uygun, Dilan C. ve Furkan G. Ankara Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen Uygun, 'Kasten öldürme' suçundan çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza mahkemesince tutuklanmıştı.
Furkan G. ile Dilan C. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Esra Hankulu'nun ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, Adli Tıp Kurumu'na gönderilen kan örnekleriyle ilgili inceleme tamamlanmış, soruşturma dosyasına gönderilen sonuçlara göre, Esra Hankulu ile evde bulunan Ümitcan Uygun, Furkan G. ile Dilan C.'nin kanında uyuşturucu madde tespit edilmişti.
KAFA TRAVMASI ÜMİTCAN'LA BERABERKEN OLDU
iddianamede, Esra Hankulu'nun kesin ölüm nedeninin Adli Tıp Kurumu Raporuna göre; künt kafa travmasına bağlı kafa içi kanama (subdural kanama) olduğu belirtilerek,
"Kişinin ölümüne neden olan beyin kanamasının, ölümünden önceki 24 saat içinde gerçekleşen kontrolsüz bir şekilde düşerek kafasını sert ve künt bir zemine çarparak olabileceği gibi kişinin bir başkası tarafından düşürülmesi veya kafanın sert ve künt bir cisme çarptırılması veya cisimle vurulması sonucu da oluşabilir" değerlendirmesi yapıldı.
İddianamede, Adli Tıp Kurumu raporuna göre, kişinin travmanın etkisi ile bir saat içerisinde de ölebileceği değerlendirilmesi yapılarak, Esra Hankulu'nun 2 Ağustos saat 17.55'de şüphelilerden Dilan C. ile buluştuğu, o saatten Ümitcan Uygun ile aynı odaya girdiği 3 Ağustos saat 02.00 sıralarına kadar kafasına künt travmaya neden olacak herhangi bir darbe almadığı, elde edilen tüm deliller ışığında Hankulu'nun ölüm saatine kadar normal bir sağlık durumuna sahip olduğu ifade edildi.
İddianamede, alınan ifadeler ve telefon kayıtlarının incelemesi sonucu da Hankulu'nun ölü bulunduğu odaya şüpheli Ümitacan Uygun dışında kimsenin girdiği yönünde bir tespit bulunmadığı belirtilerek,
"Mevcut delillere ve Adli Tıp Kurumu raporu ile oluşan kanaate göre Esra Hankulu'nun ölümünün meydana geldiği 3 Ağustos günü şüpheli Ümitcan Uygun ile birlikte kalmak amacıyla odaya girmeden önceki rahatsızlığına kullandığı ilaç ile alkolün neden olduğu; ancak Hankulu'nun ölümüne yol açan künt travmaya neden olan eylemin, Uygun ile odada baş başa bulundukları sırada gerçekleştiği" şeklinde değerlendirme yapıldı.
TAKSİ DURAĞINI ARAYAN KİŞİ ERKEKTİ
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Düzenlenen iddianamede olayın baş şüphelisi Ümitcan Uygun'un çelişkili beyanlarda bulunduğu kaydedildi.
Olay günü sabah 10:15 sularında telefonun çalması üzerine uyandığını söyleyen Uygun, telefonun sesine Esra Hankulu'nun da uyandığını ifade etti.
Uygun, Telefondaki şahsın avukatı olduğunu kendisini adliyede beklediğini söylediği ve bunun üzerine adliyeye gitmek için Esra'dan taksi çağırmasını istediğini belirtti.