Barbados kirazı olarak da bilinen acerola, bilimsel kaynaklarda Malpighia emarginata adıyla tanımlanıyor. Güney Amerika, Orta Amerika ve Karayipler'in tropikal bölgelerinde yetişen bu bitki, genellikle 2-3 metre boylanabilen çalı şeklinde gelişiyor. Küçük ve yuvarlak meyveleri olgunlaştıkça yeşil rengini kaybederek kırmızıdan koyu turuncuya uzanan canlı tonlara bürünüyor.
Barbados kirazı olarak da bilinen acerola, küçük boyutuna rağmen yüksek C vitamini içeriğiyle öne çıkıyor. Ekşimsi ve hafif tatlı bir tada sahip olan sulu meyve, bazı kaynaklarda limondan çok daha fazla C vitamini içermesiyle anılıyor. Tropikal ve subtropikal bölgelerde yetiştirilen acerola, özellikle Brezilya, Meksika ve Karayipler'de yaygın olarak üretiliyor.
C vitamininin yanı sıra A vitamini, B grubu vitaminleri ve antosiyanin gibi antioksidan bileşikler de içeren acerola, besin içeriği bakımından araştırmalara konu oluyor. Bu bileşenlerin bağışıklık sistemi ve hücrelerin korunması üzerindeki olası etkileri bilimsel çalışmalar kapsamında inceleniyor.
Sıcak iklimleri seven acerola, uygun ortam sağlandığında büyük saksılarda da yetiştirilebiliyor. Koyu yeşil, parlak yaprakları ve pembe-beyaz tonlardaki çiçekleriyle yalnızca meyvesi için değil, dekoratif görünümü nedeniyle de tercih edilebiliyor. Ancak soğuğa karşı hassas olduğu için özellikle düşük sıcaklıklarda korunması gerekiyor.
Acerola yetiştirirken organik madde bakımından zengin, gevşek yapılı ve suyu kolayca tahliye eden bir toprak tercih edilmesi gerekiyor. Saksının köklerin gelişmesine imkân verecek genişlikte olması da bitkinin büyümesini destekliyor. Dikim sırasında kök boğazının toprak seviyesinde kalmasına dikkat edilmesi öneriliyor.
Suyun toprakta birikmesini önlemek amacıyla karışıma torf, perlit veya kompost eklenebiliyor. Toprak yüzeyine uygulanan ince bir malç tabakası ise nemin korunmasına yardımcı olabiliyor. Bununla birlikte, kullanılan malzemenin toprağın hava almasını engellememesi gerekiyor.