Yağışlarla birlikte doğada mantarların daha sık görülmesi, zehirli mantar türlerine bağlı zehirlenme riskini de beraberinde getiriyor. Doğada yetişen mantarların zehirli olup olmadığının yalnızca görünüşüne bakılarak anlaşılmasının mümkün olmadığı belirtilirken, bu konuda deneyimli olduğunu düşünen kişilerin dahi yanılabileceği vurgulanıyor.

BELİRTİLER TÜRÜNE GÖRE DEĞİŞKENLİK GÖSTERİYOR
Mantar zehirlenmelerinde belirtiler, tüketilen mantarın türüne ve içerdiği zehrin niteliğine göre değişiklik gösterebiliyor. Zehirlenme belirtileri genellikle mantarın tüketilmesinden sonraki 2 ila 6 saat içinde ortaya çıkabiliyor. Erken dönemde görülebilen belirtiler arasında; sersemlik, uyku hali, tansiyon düşüklüğü, bulanık görme, yüzde ve boyunda kızarma, ağızda metalik tat, bulantı, kusma ve terleme yer alıyor.
Bazı zehirli mantar türlerinde ise belirtiler 6 saatten sonra ortaya çıkabiliyor. Bulantı, kusma, ishal, ateş, çarpıntı ve karın ağrısının yanı sıra karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında bozulmalar gelişebiliyor. Geç ortaya çıkan bu belirtilerin, ölümcül olabilecek mantar zehirlenmelerinin habercisi olabileceği ifade ediliyor.
"EVDE KUSTURMAYA ÇALIŞMAYIN" UYARISI
Mantar tüketiminin ardından herhangi bir şikâyet ortaya çıkması durumunda vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması veya 112 Acil Çağrı Merkezi'nin aranması gerekiyor. Aynı yemekten mantar tüketen kişilerin, herhangi bir şikâyeti bulunmasa dahi tedbir amaçlı sağlık kuruluşuna başvurması önem taşıyor. Evde kusturmaya çalışmak, süt, yoğurt veya bitki çayı gibi yöntemlerle tedavi uygulamak ise kesinlikle önerilmiyor.
Mantar zehirlenmelerinde erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekilirken, vatandaşların bilgi ve danışmanlık için 114 numaralı Ulusal Zehir Danışma Merkezi'ni 7 gün 24 saat arayabilecekleri hatırlatılıyor.