Busenaz Sürmeneli için kazanmak artık yalnızca rakibini yenmek anlamına gelmiyor. Karşısında bir de yıllar içinde kendi elleriyle büyüttüğü beklenti var. Milli boksör, Tokyo'da olimpiyat şampiyonu oldu, üç kez dünyanın zirvesine çıktı, Avrupa'da üst üste ikinci kez altın madalyayı boynuna taktı. Paris 2024'te yaşadığı yenilgi onu durdurmak yerine yeni hedefin başlangıcına dönüştü. "Kaybettiğim anda Los Angeles 2028 yolu benim için başlamıştı" diyen Sürmeneli'nin önünde şimdi tek bir büyük hedef var: Olimpiyat kürsüsünün zirvesine yeniden çıkmak.
- Olimpiyat, üç dünya şampiyonluğu ve şimdi üst üste ikinci Avrupa şampiyonluğu... Artık ringe çıktığınızda kazanmak, başarıdan çok bir zorunluluk gibi hissettiriyor mu?
- Küçükken hep söylerlerdi, zirveye çıkmaktan daha zor bir şey varsa o da zirvede kalmaktır diye. O zamanlar başarma hırsıyla bunu düşünemiyorum. Kazanmak istiyordum sadece, istiyorum ki İstiklal Marşı'nı o kürsüden tüm dünyaya dinleteyim. Her şey mükemmel olacak diye düşünüyordum. Oldu da çok şükür. Dünya Şampiyonu oldum. Yeni hedef geldi, Olimpiyat şampiyonu oldum. Yeni hedef geldi, Avrupa Şampiyonu oldum. Şimdi önümde yeni hedefler var. Bir kere o kürsünün en tepesini tattığınızda ve insanlar sizi öyle bildiklerinde daha azını yapmak ne sizi ne de diğer insanları tatmin ediyor. Zor bir duygu. Başa çıkması gerçekten çok zor ama kabul de etmeliyim bir yandan. Beklentiyi yaratan kişi beklentiyi de karşılamaya gönüllü olmalı. Bu oyunun kuralı bu.

- Finalde Chantelle Reid karşısında maçı hangi noktada kontrolünüze aldığınızı, madalyanın geldiğini hissettiniz?
- Beni yakından tanıyanlar bilir, her turnuva öncesinde temkinli olurum. "Yapacaksın, başaracaksın, sen kralsın, sen zaten şampiyonsun" diyen eşim, dostum, ailem, antrenörlerim beni motive etmeye çalışır. Ben hep inşallah derim. Bundan ötesini konuşmam. Arka planda nasıl antrenman yaptığımı, nasıl zihnimi hazırladığımı biliyorum ama her maçın hikayesi de başka oluyor. Garanti maç diye bir şey yoktur boksta. Sadece boksör içten içe bilir ki, ben bu maçı alacağım ben bu turnuvayı alacağım. Ben sadece bu konuda konuşmamayı kendi içimde kalmayı tercih ederim. Başarısızlık diyebileceğim hep kaybetme diyeceğim bir süre geçirdim buraya gelmeden önce. Ama biliyordum ki, bu turnuva benim turnuvam olacak. İlk maça çıkmadan önce biliyordum aslında, Reid ile karşılaşmadan çok önce yani.
YENİLİNCE ORTADAN KAYBOLDUM
- Tokyo'da olimpiyat şampiyonu oldunuz. 2024'te ise madalya alamadınız. Paris'ten sonra kendinizle yaptığınız en sert hesaplaşma neydi?
- Paris'te maçımı kaybettikten sonra bir iki gün ortadan kayboldum. "Yaa Buse, her zaman her şey yolunda gitmeyebiliyormuş işte! Senin de öğrenecek hâlâ çok şeyin varmış" dedim. Kız kardeşim çok sevgi doludur, merhametlidir, beni çok iyi anlar.
Onun bana iyi gelen tarafına kaçtım. Hayatında kaybetmiş, yeniden doğrulmuş sporcularla ilgili belgeseller izledik, balkonda uzun uzun oturduk, bazen konuştuk bazen sustuk. Sonra söz verdim kendime toparlanacağım diye. Türkiye'ye döndüm. Olimpiyattan sonra bir süre eldiven giymemem beklenir ama ben uçaktan inip spor salonuna gittim. Aylarca dinlenmeden çalıştım. Sessizce yaptım bunu ama. Sonrasında Dünya Şampiyonu oldum bir kez daha. Kendimi, kendime yeniden kanıtladım. Bu da bana yetti. Ha sonra yine kaybettiğim bir aralık geldi. Bu Avrupa Şampiyonluğu da yine benzer bir sürecin sonucu.
- Kariyerinizde kazanmadığınız büyük şampiyona kalmadı gibi. Sizi her sabah yeniden salona götüren şey ne?
- Elinizin altında muhteşem bir araba var diye düşünün. Çok iyi performansı var, akıyor gidiyor yani. Bir yola çıktınız, iki çıktınız, üç çıktınız. Dördüncüde, "Dur bugün bu arabayı 50'yle kullanayım" demezsiniz. Yine maksimum performansla maksimum keyfi almaya çalışırsınız. Bedenim, sağlığım, yeteneğim, inancım benim araçlarım. El verdiği müddetçe en iyisini yapmak için hep çalışacağım.
- Los Angeles 2028'e giden yol sizin için şimdiden başladı diyebilir miyiz?
- Paris 2024 Olimpiyatları'nda kaybettiğim anda zaten benim için Los Angeles 2028 yolu başlamıştı.

PROFESYONEL BOKS HEP AKLIMDA
- Los Angeles 2028'den sonra da ringde Busenaz Sürmeneli'yi görecek miyiz? Kariyer planlarınızdan bahseder misiniz?
- Profesyonel boksa geçiş yapmak her zaman aklımın bir köşesinde. Niyetlendiğim zamanlar oldu, yurt dışında bu işi en iyi yapan profesyonellerle görüşmelerim oldu. Bilmiyorum neden bir türlü nasip olmadı. Demek ki burada daha yapacağım işler var ama profesyonel boks hep aklımın bir köşesinde. Oraya ait olduğumu orada da güzel işler çıkarabileceğimi hissediyorum. Yine de odağı dağıtmamak lazım Los Angeles'ı atlatalım sonra bakacağız artık.
CUMHURBAŞKANIMIZ BİZİ HİÇ YALNIZ BIRAKMIYOR
- Cumhurbaşkanı Erdoğan, şampiyonluğunun ardından sizi arayıp "İnşallah olimpiyatta da başarı bekliyorum" dedi. Bu konuşmada siz neler hissettiniz?
- Sayın Cumhurbaşkanımız sporu seven, sporun içinden gelen biri. Kendisi takip ediyor, edemese kurmaylarına takip ettiriyor. Voleybolda şampiyon oluyoruz, hemen arıyor, boksta şampiyon oluyoruz, hemen arıyor. Makamına davet ediyor, kıymet veriyor. Bakanlığımız da federasyonumuz da hep yanımızda. Ülkesi, devleti tarafından sahiplenilmek güzel bir duygu. Çok güven verici, sağ olsun. Biz de ülkemizi onurlandırmak için var gücümüzle çalışıyoruz.

BENİ YENMEK İSTEYENLER ÖNCE NEFSİNİ MAĞLUP ETMELİ
- Bugün Busenaz Sürmeneli'yi yenmek isteyen genç boksörlere neler tavsiye eder, kendinizde hangi açığı arardınız?
- Önce kendilerini yensinler. Önce egolarını, içlerindeki o yapamazsın edemezsin diye fısıldayan nefislerini yensinler. Yat uyu antrenmana ne gerek var çalışsan da olmuyor diyen eşini dostunu ailesini yensinler. İnsanın kafasının içindeki sesleri yenmesi rakibini yenmesinden zor. Herkese başarılar. (Gülüyor)
- Türkiye kadın boksunda artık birçok isim dünya çapında söz sahibi. Türk kadın boksunun bugün geldiği yeri nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Yılların emeği, birikimi var. Çok gurur verici tabii ki. En başta konuştuk ya oraya çıkmak kadar orada kalmak önemli. Bizler bu bayrağı buraya taşıdık daha da taşıyacağız inşallah, arkamızdan gelenler bizi takip edenler o bayrağı daha yükseğe çıkarsınlar.
FENERBAHÇE'NİN ÜLKE SPORUNA KATKISI ÇOK DEĞERLİ
- Fenerbahçe kulübü, her zaman futbol dışı branşlara da önem veren, bütçe sağlayan bir anlayışa sahip. Boksta da her zaman adından söz ettiren bir camia...
- Evet, Fenerbahçe dünyanın en iyi spor kulübü, bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Boks, yüzme, kürek, yelken... Her branşta muazzam bir yatırım, muazzam bir çaba var. Hepsi bu ülkenin spor kültürüne katkı sunmak için. Şanslı ve mutlu hissediyorum. Başkanımızdan yönetime, branş sorumlularımızdan kulüpte uçağımızı, otelimizi ayarlayan abilerimize, ablalarımıza kadar herkese teşekkür ederim.

TARİF VERMEK Mİ? BEN ÇOK GÜZEL TRABZON PİDESİ YERİM
- Son olarak sizden yapmayı sevdiğiniz bir Karadeniz yemeği tarifi alabilir miyim?
- İkizim Tuğçe'yle arada kuymak yaparız ama işin sonunda benim uzmanlık alanım yine yemeği yemek oluyor. (Gülüyor) Tereyağı bol, peyniri uzun, ekmeği sıcak olacak. Gerisini yapan düşünsün, ben çok güzel yerim. Benim mutfakta çok büyük iddialarım yok açıkçası. Trabzon'a gidince de zaten sevdiğimiz bir pideci abimiz var, kendimizi hiç yormadan ona teslim ediyoruz. Güzel yemek yapana da büyük saygım var, güzel yiyene de. Ben ikinci gruptayım. (Gülüyor)