Bu hafta rotayı Lüksemburg'a çeviriyoruz. Fransa, Almanya ve Belçika arasında kalan bu küçük ülke, tarihî sokakları, şatoları ve ormanlarıyla sonbaharda gezilebilecek güzel bir seçenek. Başkentte birbirine yakın durakları yürüyerek gezmek de mümkün. Bilirsiniz ki bir ülkeye gittiğiniz de kesinlikle görmemiz gereken yerlerin yakın olması güzel bir avantaj sağlıyor. Eski surlardan görünen nehir kıyıları, kayalara oyulmuş tüneller ve yokuşların birbirine bağladığı mahalleler yürüyüşünüzün parçası. Başkentin dışında ise Vianden'in şatosu, Müllerthal'in orman yolları ve Moselle kıyısındaki üzüm bağları var. Sofrada patates köftesi, küçük balık kızartmaları ve erikli tart öne çıkıyor. Rahat bir ayakkabıyla yola çıkıp Lüksemburg'un sokaklarına, doğasına ve yerel lezzetlerine zaman ayırmak yeterli...

KAYALARIN İÇİNDE TARİH
Lüksemburg'un tarihî merkezi Ville Haute, gezmeye başlamak için güzel bir durak. "Yukarı Şehir" anlamına gelen bu bölgenin sokakları ve meydanları yürüyerek gezilebiliyor. Buradaki Bock Tünelleri ise şehrin geçmişini kayaların içinde saklıyor. Bir zamanlar kalenin savunmasında kullanılan geçitler, 18. yüzyılda kayalara oyulmuş. Top odaları, merdivenler ve birbirine bağlanan galeriler arasında dolaşırken duvarlardaki açıklıklardan vadiyi ve aşağıdaki mahalleleri görmek mümkün. Her açıklık, şehrin başka bir köşesine bakıyor.

SURLARDAN NEHİR KIYISINA
Eski surlar boyunca uzanan Corniche, Alzette Vadisi'ni ve Grund Mahallesi'ni yukarıdan gören bir yürüyüş yolu. Nehir kıyısındaki evler, köprüler ve çatılar burada aynı manzarada buluşuyor. Lüksemburglu yazar Batty Weber'in buraya verdiği "Avrupa'nın en güzel balkonu" adı da bu manzarayı anlatıyor. Aşağıdaki Grund'da ise nehir boyunca uzanan sokaklar var. Yukarıdan görünen evlerin arasına karışıp köprülerden surlara bakınca, şehrin kat kat yükselen yapısı daha iyi anlaşılıyor.

KASABAYA BAKAN ŞATO
Vianden'in dar sokaklarının üzerinde, Our Nehri'ne bakan kayalık bir tepede yükseliyor, Vianden Şatosu. 11. ve 14. yüzyıllar arasında inşa edilen yapı, kuleleri, kalın taş duvarları ve kemerli galerileriyle dikkati çekiyor. Bir dönem harabeye dönen şato, 1977'de devlet mülkiyetine geçtikten sonra restore edilmiş. Şato gezisinin ardından kasabanın sokaklarına ve nehir kıyısına da zaman ayırmaya değer. Özellikle köprüden bakıldığında, evlerin arkasında yükselen yapı muazzam görünüyor.

TAŞ KÖPRÜNÜN ALTINDA ŞELALE
Müllerthal'de yüksek kumtaşı kayalıklarının, derelerin ve ağaçların arasından geçen yürüyüş yolları bulunuyor. Kimi patikalar kayaların arasında daralıyor, kimileri ormanın içinde uzanıyor. Sonbaharda sarı ve kızıl yapraklarla renklenen bu yolların tanınan duraklarından biri Schiessentümpel Şelalesi. Kayaların arasından dökülen suyun üzerindeki küçük taş köprü, 1879'da yapılmış. Çevresindeki ağaçlarla birlikte bölgenin simgeleşmiş manzaralarından biri.
NEHİR KIYISINDA, BAĞLAR ARASINDA
Moselle kıyısındaki Remich'in yaklaşık üç kilometrelik yürüyüş yolu, ağaçların arasından uzanıyor. Nehrin hemen yanında yürüyüp kasabanın sokaklarına uğramak, ardından çevredeki bağ yollarını gezmek mümkün. Lüksemburg'un bağcılıkla tanınan yerlerinden Remich'te üzüm bağları yamaçlara yayılıyor. Sonbaharda asmaların değişen renkleri de bu manzaraya ekleniyor. Kıyıyı suyun üzerinden görmek isteyenler için nehirde tekne gezileri yapılıyor.

MOSELLE'DEN ÇITIR BALIKLAR
Friture de la Moselle, küçük nehir balıklarının kızartılmasıyla hazırlanan yerel bir yemek. Moselle kıyısında karşılaşılabilen bu yemekte balıklar çıtır çıtır kızartılıyor ve elle yeniyor.

BİR DİLİM ERİKLİ TART
Quetschentaart yani erikli tart, hamurun üzerine çekirdekleri çıkarılmış eriklerin dizilmesiyle hazırlanan geleneksel bir tart. Fırında pişen eriklerin hafif ekşiliği, hamurun tadını tamamlıyor. Özellikle erik mevsiminde yapılan bu tatlı, sonbahar sofralarında yerini alıyor.

ELMA SOSUYLA PATATES KÖFTESİ
Gromperekichelcher, rendelenmiş patatesin soğan, maydanoz, yumurta ve biraz unla karıştırılıp kızartılmasıyla hazırlanıyor. Görünüşü mücveri andıran bu köfteler, panayır ve kutlamaların sevilen yiyeceklerinden. Yanında çoğunlukla elma sosu bulunuyor.