Irkılata, çocuklarda idrar kaçırma, kabızlık, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ve vezikoüreteral reflü gibi rahatsızlıkların farklı nedenlerden kaynaklanabileceğine değindi.
Söz konusu rahatsızlıklarda çocukların bir bölümünde mesane fonksiyon bozukluğu görüldüğünü, önemli bir kısmında ise pelvik taban kaslarında işlevsel bozukluk yaşandığını aktaran Irkılata, "Pelvik taban kaslarının idrar yapma sırasında gevşemesi gerekiyor. Bazı çocuklarda bu kaslar gevşemek yerine kasılıyor. Bu durum idrar akışının kesintili olmasına yol açıyor. Disfonksiyonel işeme olarak adlandırılan bu sorunun temelinde pelvik taban kaslarının yanlış çalışması yer alıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Aşırı aktif mesanesi bulunan çocuklarda da benzer bir mekanizmanın görülebildiğine dikkati çeken Irkılata, mesanenin ani kasılması sırasında çocuğun idrar kaçırmayı önlemek amacıyla refleks olarak pelvik taban kaslarını kasabildiğini aktardı.

Irkılata, idrarını uzun süre tutan çocuklarda mesane doldukça pelvik taban kas tonusunun arttığını ifade ederek, şunları kaydetti:
"Pelvik taban bozukluklarının tanısında öncelikle çocuğun şikayetleri ayrıntılı şekilde değerlendirilmeli. Pelvik tabanın gözle değerlendirilmesi sırasında, özellikle aşırı aktif pelvik taban bozukluğu bulunan çocuklarda anal göz kırpma bulgusu dikkat çeker. Pelvik taban kas tonusu ise elle muayene edilerek 'Modifiye Oxford Skalası' ile değerlendirilebilir. Tanının desteklenmesi amacıyla elektromiyografik yönteminden de yararlanılır. İdrar yapma sırasında idrar akımı ile eş zamanlı pelvik taban kas aktivitesi ölçülebilir. Ayrıca idrar yapma sonrasında yapılan EMG değerlendirmesiyle çocuğun kasılma ve gevşeme performansı analiz edilir. Bu ölçümler sayesinde pelvik taban bozukluğunun tipi ve derecesi belirlenebilir."
"TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL PLANLANIYOR"
Tedavinin her çocuk için bireysel olarak planlanması gerektiğini vurgulayan Irkılata, pelvik taban kas rehabilitasyonunun tedavi sürecinin temelini oluşturduğunu vurguladı.
Irkılata, tedavi sürecinde manuel gevşetme teknikleri, pelvik taban egzersizleri, karın içi basınç kontrolü ve "biofeedback" destekli rehabilitasyon yöntemlerinden yararlanıldığını, her aşamada çocuğun şikayetleri ile kas aktivitelerinin yeniden değerlendirilerek ilerlemenin takip edildiğini anlattı.
Erken tanı ve doğru rehabilitasyon yaklaşımının çocuklarda hem idrar hem de bağırsak fonksiyonlarının düzelmesine önemli katkı sağlayacağına işaret eden Irkılata, ebebeynlerin çocuklarında yaşanan uzun süren idrar kaçırma, kabızlık veya tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu gibi şikayetleri önemseyerek, zaman kaybetmeden bir uzmana başvurması tavsiyesinde bulundu.