Kontrolsüz ağrı kesici tüketiminin ne kadar tehlikeli olduğu gerçeğine dair yaşanan vaka tüm Türkiye'de gündem oldu. 46 yaşındaki Özlem Y.'nin içtiği ağrı kesicinin ardından hayatını kaybetmesi bu tehlikeleri bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Baş ağrısı sebebiyle içilen ağrı kesicilerin tehlikelerine dair ise Roza'ya konuşan Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Mehmet Uçar, hayati riskler konusunda önemli bilgiler verdi.
46 yaşındaki Özlem Y., baş ağrısı nedeniyle ağrı kesici hap içmesinin ardından, fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Kalbinin durmasıyla hayatını kaybeden kadın, tüm Türkiye'nin gündemine oturdu. Erkek arkadaşıyla çıktığı seyahatte içtiği ağrı kesicinin ölümle sonuçlanması birçok insanda soru işaretlerine yol açtı. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Mehmet Uçar, ağrı kesici tüketimi konusunda dikkat edilmesi gereken bilgilerden bahsetti.
Mersin'den erkek arkadaşı ile birlikte motosikletle Nevşehir'e gelen Özlem Y. (46) başı ağrıdığı için ağrı kesici ilaç içti.
İlaç içtikten bir süre sonra fenalaşan 46 yaşındaki kadın, erkek arkadaşının durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirmesi ile hastaneye kaldırıldı.
Özlem Y.'nin cenazesi otopsi yapılmak üzere morga kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, Özlem Y.'nin ölüm nedeni yapılacak otopsi ile belirlenecek.
BİLİNÇLİ AĞRI KESİCİ TÜKETİMİ ÖNEMLİ
Yaşanan bu olay sonrasında ağrı kesici alırken dikkat edilmesi gereken durumlar hakkında önemli açıklamalarda bulunan Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Mehmet Uçar, yaygın kullanılan ağrı kesiciler arasında, yan etkileri en tehlikeli olan gruplardan bahsetti.
Sözlerine, "Gruplamak gerekirse toplumsal olarak en sık kullandığımız ağrı kesiciler "non-steroid" dediğimiz steroid olmayan ağrı kesicilerdir. Bu ağrı kesicilerin kalp hastaları için yan etkileri özellikle bir kalp yetmezliği hastasının durumunu daha da kötüleştirme, kan sulandırıcı kullanan bir kalp damar hastasında kanamalar, ritim bozukluğu hastasında gelişecek kanamalara bağlı ritim bozukluklarının tetiklenmesi ya da kötüye gitmesi bu non-steroid dediğimiz, toplumda daha sık bilinen ve çok yaygın kullandığımız ağrı kesicilerin daha riskli olduğunu, daha tehlikeli olduğunu biliriz ve özellikle kontrollü bir şekilde hastalara verilmesini öneririz" diyerek başlayan Prof. Dr. Uçar, toplumun ağrı kesici tüketimini bilinçli şekilde yapabilmesi adına önemli açıklamalarda bulundu.
ÖZELLİKLE KALP HASTALARI DİKKAT ETMELİ!
Ayrıca, doğru ağrı kesici ilaç kullanımı konusunda da uyarılarda bulunan Prof. Dr. Uçar, şu sözlerle devam ediyor:
"Bahsettiğim gibi özellikle ağrı kesiciler vücutta suyu ve tuzu tutarlar. Bu seviyede tutuşlar ise kalp yetmezliği hastalarında kötüye götürüşe neden olur. Semptomları ağırlaştırır, ödemlerini artırır. Yine kalp krizi geçirmiş, stent takılmış hastalarda da kan sulandırıcılar ile birlikte kullanıldığı zaman kanama riskini daha çok artıracaklardır.
Çünkü bu ilaçlar mide kanamasını fazlasıyla artıran ilaçlardır. Kanama riskini kan sulandırıcı ile artırması da bizim istemediğimiz yan etkilerdir. Ve bunlar kalp ile ilgili olumsuz etkilere yol açabilir. Bireyin alerjik bir bünyesi varsa, özellikle ağrı kesicilere, yine antibiyotikler başta olmak üzere bildiğimiz birçok grup ilaç vardır ağrı kesicilerin yanında bunlar damar yolu ile uygulanan ilaçlardır genellikle. Bu durum bireyin kendi bireysel özelliklerine bağlı olarak kalp durması riskini artıracaktır"
DOKTOR KONTROLÜ ŞART
Prof. Dr. Uçar, ayrıca bilinçsiz ağrı kesici kullanımı ile ilgili sözlerine, "Maalesef toplumda bilinçsiz ağrı kesici kullanımı çok fazla. Kişiler, genellikle "bir yakınıma iyi geldi, bana da iyi gelir", "Şu ağrı kesiciden kullanayım. 2 tane birden alayım, 4 tane birden alayım" gibi kontrolsüz bir ağrı kesici kullanımı maalesef toplumumuzda çok fazla. Bu konunun kesinlikle dikkat çekici olması lazım. Bireylerin ağrı kesicileri dahil en basit buldukları bir ağrı kesici bile ki biz paracetamol'ü çok yaygın kullanımda görüyoruz.
Bunun bile bence doktor kontrolünde verilmesi ve doktor kontrolünde başlatılarak devamının yapılması gerekir. Bu nedenle toplumsal duyarlılığın artması, gerekirse yasakların konulması ağrı kesiciler yönünden çok dikkatli olunması lazım. Böyle çalışmaların da olduğunu biliyorum. Hekimlerin de mümkün olduğunca çok fazla ağrı kesici yazmamaya gayret gösterdiklerini biliyoruz. Özellikle bir kalp hastalığı varsa hemen hemen çoğu hastayı bir kardiyologtan takip ettirmek isteyecektir. Diğer hekim arkadaşlar da böyledir ve biz kardiyologlar sayesinde başlanacak ağrı kesiciler kısa süreli kullanılacak ya da güvenli olabilecek ağrı kesicileri tercih ederiz" şeklinde devam ediyor.
KALBİ DURDU
Kısa sürede eve varan sağlık çalışanları tarafından Özlem Y.'ye ilk müdahalelerini uygulandı ve Nevşehir Devlet Hastanesine götürüldü.
Hastanede kalbi duran Özlem Y., doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayata gözlerini yumdu.
Ağrı kesicilerin ani kalp durmasına yol açma ihtimali hakkında önemli açıklamalar yapan Prof. Dr. Uçar, şu sözleri söyledi:
"Kardiyologlar olarak biz ağrı kesici ilaçları çok sevmeyiz. Bunun en temel nedeni bizim en sık karşılaştığımız kalp hastalıklarında, kalp yetmezliğinde koroner arter dediğimiz damar hastalıklarında ağrı kesiciler bizim hem ilaçlarımızla etkileşebilir hem de mevcut durumu kötüleştirebilir bunu biliriz."
ANİ BİR ALERJİ GELİŞEBİLİR
Prof. Dr. Uçar ani kalp durmasıyla ilgili olarak; "Ancak ani kalp durması terimi biraz daha farklı. Ağrı kesiciler, bazı antibiyotikler, birçok ilaç bazı alerjik etkilere bağlı olarak ani kalp durması yapabilir. Bu sadece ağrı kesicilere özgü bir durum değil. Buradaki alerjik durumu da açıklamak lazım. Ağrı kesiciler ani gelişen bir alerjik duruma bağlı kalp durması ve hastanın hayatını kaybetmesine yol açabilir. Böyle bir etkileri de kesinlikle vardır. Ancak bizim daha yaygın bildiğimiz etkileri kalp yetmezliği hastalarında ve kalp damar hastalarında farklı etkilerle, özellikle kalp yetmezliğinde ağrı kesiciler vücutta tuzu tutarlar ve kalp yetmezliğinin durumunu, semptomunu kötüleştirirler. Vereceğimiz ilaçların dozunu artırmamız gerekir" cümlelerini kullandı.
DİĞER İLAÇLARLA ETKİLEŞİME GİREBİLİR
Prof. Dr. Uçar; "Buna ek olarak biz damarlara stent takıp baypas yaptığımız zaman kan sulandırıcı ilaçlar veririz ağrı kesiciler de mide rahatsızlığı oluşturabilir, mide kanamasını artırabilir. Bizim verdiğimiz ilaçlar da bu kanamayı daha da belirgin hale getirebilir. Bunlar da bizim istemediğimiz 2 kalp profili kalp sorunundaki yan etkilerdir" diyerek doğru ilaç kullanımın önemine değindi.
Bilinçsiz ağrı kesici kullanımının beraberinde getirdiği sağlık sorunlarının da altını çizen Prof. Dr. Uçar, "En önce dikkat etmeleri gereken kafalarına göre ağrı kesici ilaç kullanmamalarıdır. Gidip eczaneden kendileri temin etmemeli, herhangi bir yakınına iyi gelen bir ağrı kesiciyi kullanmamaları, öncelikle doktor kontrolü altında ağrı kesici kullanmaları kesinlikle gerekiyor. Bu her sınıftan kan sulandırıcı için kesinlikle geçerli. Buna ek olarak kullandıkları ilaçlar varsa ilaç etkileşimini düşürmek lazım.
Bu nedenle ağrı kesici kullanırken doktorun da seçeceği ağrı kesiciler vardır, seçeceği ağrı kesicinin kullanılması, özellikle de kalp ile ilgili kalp damar hastalığınız, kalp yetmezliğiniz, ritim bozukluğunuz varsa kesinlikle doktor önerisi alınarak ağrı kesici kullanılmasını tavsiye etmem gerekir" diyerek ağrı kesicilerin doktor kontrolünde kullanılması gerektiğinin altını çizdi.
"Herhangi bir ilaçla ilgili bir alerjik reaksiyon geliştiği zaman çevredeki kişi için olmazsa olmaz şudur: Hastanın çok hızlı bir şekilde nabız ve solunum kontrolünün yapılması ve burada nabız ve solunum durması gerçekleşmişse hızlı bir şekilde solunumun açılması, buna ek olarak da eğer kalbi durmuş bir bireyse de kalp masajının gecikmeden başlanılmasıdır. Bu tabiki bizim ilk yardım derslerinde birçok insan tarafından eğitiminin verildiği özellikle konu geçmektedir. Özellikle ilk yardım konusunda tecrübelerimizin toplumsal olarak artması, hızlı müdahale etmek ve hastayı hayatta tutmak önemlidir.
"Doktor olmayan bir bireyin etrafta yapabileceği şeyler sınırlıdır. Bunu bizler de biliyoruz ancak ilk yardım tecrübesinin toplumsal olarak hemen hemen her birey tarafından edinilmesi gerekmektedir. Belki toplumsal olarak ilk yardım derslerinin sayısı artırılabilir. Ancak yine tekrar etmem gerekirse; hızlıca bir nabzına bakılması, nefes alıp almadığının değerlendirilmesi ve hastanın nefes almadığı saptanmışsa eğer solunum yolunun açıklığına gidilip hastanın kalp masajının geciktirilmemesi toplumsal olarak yapmamız gereken ilk durumdur ve buna biz ilk yardım müdahalesi deriz. Hastane içerisinde olanlar da zaten bu söylediğim müdahaleler yanına ilaç da eklenerek çok hızlı bir şekilde yapılmaktadır."