Milyonlarca insanın her gün yaşadığı ve sıradan bir kulak kiri ya da yüksek sesli müzik diyerek geçiştirdiği o basit çınlama, meğer çok sinsi bir tehlikenin ilk habercisiymiş! Genç kadının vücudunun verdiği alarmları gözden kaçırmasıyla büyüyen o gizemli süreç, tam 13 saat süren çok riskli bir ameliyatla son buldu.
Chicago'da yaşayan Melony Aponte, henüz 20 yaşındayken sağlığında küçük ve önemsiz gibi görünen bazı değişiklikler fark etmeye başladı.
Genç kadın, sol kulağında hafif bir işitme kaybı ve hiç bitmeyen bir çınlama hissetmesine rağmen, bu durumu o dönem çok fazla yüksek sesle müzik dinlemesine bağlayarak geçiştirdi.
Gittiği ilk doktorlar durumun basit bir kulak kiri birikmesi olabileceğini düşünerek ona bazı kulak damlaları reçete etti. Ancak bu damlalar hiçbir işe yaramadığı gibi, başka bir uzman doktor da kulağında herhangi bir kir olmadığını doğruladı.
Kendisine genel anksiyete bozukluğu teşhisi konulsa da Melony içten içe bir şeylerin ters gittiğini hissediyor, fakat içinde bulunduğu durumu sürekli olarak yoğun strese bağlıyordu. Bu süreçte genç kadının yemekle olan ilişkisi de tamamen anlaşılmaz bir hal aldı.
Adeta bir mikrop fobisi geliştiren ve yediği yiyeceklerin kendisini zehirleyerek öldüreceğinden korkan Melony, beslenmesini sadece tavuk, pilav ve makarna gibi güvenli saydığı birkaç gıda ile sınırladı. Yemek yemenin bir işkenceye dönüştüğü bu dönemde genç kadın neredeyse 18 kilo birden vererek adeta erimeye başladı.
Yıllar ilerledikçe Melony'nin vücudunda bu kez fiziksel ve nörolojik dengesizlikler baş gösterdi. Yürürken adeta iki sol ayağı varmış gibi sürekli dengesini kaybetmeye, yüzünde hissizlik yaşamaya ve vücudunda anlam veremediği titremeler hissetmeye başladı.
Takvimler 2024 yılının sonunu gösterdiğinde, işitme sorunlarının kalıcı hale gelmesi üzerine nihayet bir kulak burun boğaz uzmanına başvurdu. Yapılan testlerde iki kulağı arasında ciddi bir işitme farkı olduğu ortaya çıktı.
Doktorlar bu durumun koronavirüs pandemisinin bir yan etkisi, ağır bir grip sonrası hasar veya çok düşük bir ihtimalle de olsa bir beyin tümörü olabileceğini söyledi. Melony, bu durumun yaşlanmaya ya da geçirdiği hastalıklara bağlı olduğuna inanmak istese de acı gerçek çok yakında karşısına çıkacaktı.
Genç kadın, 12 Mart 2025 tarihinde kesin sonuç için MR taramasına girdi ve sadece iki gün sonra doktorların ağzından çıkan sözlerle adeta dünyası başına yıkıldı. Yapılan incelemelerde, Melony'nin beyninde tıpta "akustik nörom" olarak bilinen, işitme ve denge sinirlerine baskı yapan tam 4.5 santimetre boyutunda, yani neredeyse bir golf topu büyüklüğünde nadir bir tümör tespit edildi.
Teşhisten kısa bir süre sonra, 13 saat süren çok riskli ve büyük bir ameliyata alınan genç kadının beynindeki tümörün yüzde 99'u temizlendi. Tümörün yüz sinirlerine tamamen sarılmış olması nedeniyle, kalıcı bir yüz felcini önlemek adına geride çok küçük bir parça bırakılmak zorunda kalındı.
Ameliyatın ardından sol kulağında kalıcı işitme kaybı oluşan Melony için asıl zorlu mücadele hastane odasında ve rehabilitasyon merkezinde başladı. Genç kadın, yürümeyi, yemek yemeyi ve sağlıklı bir insanın günlük hayatta hiç düşünmeden yaptığı her şeyi sıfırdan, adeta bir bebek gibi yeniden öğrenmek zorunda kaldı.
Yaşadığı bu ağır sürecin ardından hayata bakış açısının tamamen değiştiğini söyleyen Melony, artık hayattan çok daha büyük bir keyif aldığını belirtiyor.
Sol kulağındaki işitme yetisini kısmen kaybetmiş olsa da tat alma duyularının eskisinden çok daha güçlü olduğunu ifade eden genç kadın, kendi hikayesinin benzer belirtileri hafife alan milyonlarca insana bir uyarı olmasını umut ediyor.