Her yemeğe tat veren özü tuz, aslında en popüler baharattır. İster patlamış mısırın üzerine serpin, ister makarna sosunuzun lezzetini arttırmak için kullanın, her mutfakta mutlaka bir tuzluk bulunur. Bu basit bileşen, damak tadınıza hitap etse de, kardiyovasküler sisteminiz aynı şekilde iyi etkilenmez. Ancak yakın zamanda yapılan bir çalışma tuzun aslında çok da az kullanılmaması gerektiğini gösteriyor.
Sağlınızı koruma adına tuz alımınızı sınırlandırmak uzmanların da önerdiği bir yöntemdir. Ancak yakın zamanlı bir araştırma aslında tuz tüketiminin çok da kısıtlanmaması gerektiğini gösteriyor.
Aşırı tuz tüketimi endişe verici bir şekilde, kalp yetmezliği ve kalp krizi gibi durumlar için zemin hazırlayabilir.
Blood Pressure UK şöyle açıklıyor: "Zaten yüksek tansiyonunuz varsa, çok fazla tuz tüketimi tansiyonunuzu daha da yükseltebilir."
Araştırmacılar, önceki dokuz klinik çalışmanın verilerine bakarak, kalp yetmezliği hastalarında farklı seviyelerde sodyum kısıtlamalarının etkinliğini değerlendirdi.
Birleştirildiğinde, çalışmalarda yaklaşık 3.500 kalp yetmezliği hastasından elde edilen verilere ulaşıldı.
Araştırma ekibi, günde 2,5 gramın altında sodyum alımıyla kalp yetmezliğinden etkilenenlerin, bu eşiğin üzerinde bir sodyum tüketimi olanlara kıyasla ölme olasılığının yüzde 80 daha fazla olduğunu buldu.
Çalışmayı yöneten Dr. Anirudh Palicherla şunları söyledi: " Kalp yetmezliğini yönetmeye yardımcı olmak için sodyumun sınırlandırılması hala tercih edilen bir yoldur."
"Bu çalışma, sodyumu aşırı derecede kısıtlamak yerine güvenli bir sodyum tüketimi düzeyi oluşturmaya odaklanılması gerektiğini gösteriyor."
Endişe verici bir şekilde, marketlerden satın aldığınız hemen hemen her gıdada sodyum gizlidir, bu da toplam alımınızı takip etmeyi zorlaştırır.
Blood Pressure UK şöyle açıklıyor: "Yediğimiz tuzun çoğu, ekmek, bisküvi, kahvaltılık gevrekler, soslar ve çeşniler ile hazır yemekler ve paket servisler gibi hazır satın aldığımız yiyeceklerde gizlidir."