YORGUN HİSSETMENİZE NEDEN OLAN BESLENME HATALARI
GÜNE KAHVALTIYLA BAŞLAMAMA
Eğer uyanır uyanmaz kahvaltı yapmadan işe boş bir mideyle gidiyorsanız, kendinizi günün devamında yaşanacak bir enerji çöküşüne hazırlıyorsunuz demektir. Gece boyunca yemek yemediğiniz için vücudunuz bir nevi oruç durumuna geçer ve depolarında bulunan glikojen tükenir bu nedenle de kendinizi yorgun hissedersiniz.
Depoların ise tekrar dolması için yemek yemeniz gerekmektedir. Genelde kilo vermek isteyen kişiler sabah kahvaltısını atlama eğiliminde olur ve bu öğlen saatinde çok daha acıkmalarına neden olduğundan aşırı yemeleriyle sonuçlanır.
Sabahları pratik ve hızlı kahvaltılar yaparak bu durumu önleyebilirsiniz. Protein ve sağlıklı karbonhidratların kombinasyonu olarak haşlanmış yumurta ve süzme peynir gibi besinler tercih edebilirsiniz.
AŞIRI KARBONHİDRAT TÜKETİMİ
Karbonhidrat vücudun enerji harcamak için kullandığı yakıttır ve kan şekerine karışarak kullanılır. Karbonhidratlar ise yapı itibariyle basit ve kompleks olarak ikiye ayrılır. Basit karbonhidratlar işlenmiş olarak bildiğimiz rafine şekerden üretilmiş paketli gıdalar, şekerli ve beyaz undan yapılmış tatlılar olarak özetlenebilir.
Dengeli salınımı olan kompleks karbonhidratlar ise meyvelerde, kuru yemişlerde ve süt ürünlerinde bulunarak tüketilmesi halinde uzun saatler enerjinizi korumanıza yardımcı olur.
YÜKSEK KAFEİN TÜKETİMİ
Kahvenin içerisindeki kafein kısa vadede enerjinizi yüksek seviyelere çıkarabilir ancak bu etki kısa sürelidir. Ayrıca sürekli kahve tüketimi beyninizin kafeine alışmasına neden olacağından enerji artışı için de kafein alımına ihtiyaç duyacaktır.
Bu durum kahve içmediğiniz zamanlarda ise normalden de yorgun hissetmenize neden olacaktır. Gün içerisinde tükettiğiniz kahve miktarını azaltın ancak bunu bir anda yapmayın. Bir anda kahve alışkanlığından vazgeçmek de yorgun hissetmenize neden olur.
Yedi sekiz saatlik uykunun ardından vücudunuzun neme ihtiyacı vardır ve susuz kalmıştır. Bu nedenle sabah ilk iş olarak iki bardak su için. Aynı zamanda gün boyu yanınızda taşıyacağınız bir su şişesi de ihtiyacınız oldukça suya erişiminizi kolaylaştırır.
PROTEİN BAKIMINDAN YETERSİZ BESLENME
Yeterli miktarda protein alınmadığı zaman vücutta zamanla kas kütlesinde kayıp meydana gelir. Bu durum da metabolizmanın yavaşlamasına ve direncin kırılmasına neden olur.
Uzun süreli protein eksikliği vücudun kas dokusundaki proteini kullanmasına mecbur eder ve bu durumun sonucunda sağlıksız bir kilo kaybı yaşanır. Aynı zamanda halsizlik, anemi ve ödem de kişinin şikayetleri arasındaki yerini alır. Bu nedenle günlük protein alımına dikkat etmek büyük önem taşımaktadır.
DÜŞÜK KALORİLİ BESLENME DÜZENİ VE ÖĞÜN ATLAMA ALIŞKANLIĞI
Kahvaltıyı atlama alışkanlığı bazı durumlarda gün içerisindeki diğer zamanlara da yayılabilir. Aç olunan süre boyunca vücut kendi depolarından harcar. Bu durum ise bir süre sonra halsiz ve yorgun hissetmenize neden olur. Yemek saatlerini mümkün olduğunca belirli saatlerde olacak şekilde planlamak, uzun saatler aç kalmamak için ara öğünleri de atlamamaya özen göstermek büyük önem taşır.
MAGNEZYUM EKSİKLİĞİ
Magnezyum hem kas hem de kemik sağlığı için büyük önem taşımaktadır. Vücutta çok az miktarda depolanan magnezyumun eksikliği ise kemiklerde ve eklemlerde ağrı, kemik erimesi ve yorgunluk hissi yaratabilmektedir.
UYKU GETİREN BESİNLER
YAĞLI BALIKLAR
Ton balığı ve somon gibi yağlı balıklar zengin birer omega-3 ve D vitamini kaynağıdır. Bu iki maddenin vücuda alınması ise serotonin adı verilen mutluluk hormonunun salgılanmasına yol açar.
O nedenle uyku sorunu yaşayanların başucu besini olan vişneden yorgunluk çeken kişilerin uzak durması önerilir.
Muzun içerisinde bulunan magnezyum, uyku sorunu yaşıyorsanız sizin için ideal olabilir ama kronik yorgunlukta kesinlikle uzak durulması gereken besinlerin başında gelir.