Finlandiya, Dünya Mutluluk Raporu'nda 2012 yılından bu yana zirvede yer almayı başarıyor.
Üst üste sekiz yıl boyunca dünyanın en mutlu halkı olarak tanımlanan Finler, mutluluğu bir yaşam tarzı haline getirmiş durumda. Peki, bu uzun süreli başarının sırrı ne?
Business Finland tarafından tasarlanan "Finlandiya Mutlulukta Usta Sınıfı" programı, Finlerin mutluluğunu sağlayan üç temel alışkanlığı ortaya koyuyor.
DOĞAYI HAYATINIZIN MERKEZİNE KOYUN
Finlandiya'da keşfedilebilecek bolca orman ve göl bulunur. Yerli halk da tam olarak bundan faydalanarak ormanda bolca vakit geçiriyor.
Özellikle ormanlık alanlarda yaşayan kişilerin, stresle başa çıkma becerilerinin daha güçlü olduğu biliniyor.
Kısacası Finlandiya'da yemek yapmak hem zihni hem bedeni besleyen bir sağlık ritüeline dönüşmüş durumda.
Ancak ormanın içinde yaşamak zorunda değilsiniz. Sadece 10-30 dakika doğada yürüyüş yapmak, kalp atış hızınızı düşürüp, kan basıncınızı dengeleyerek stresin etkilerini azaltabilir.
SAUNANIN SICAKLIĞINI KEŞFEDİN
Finlandiya'da sauna sadece bir temizlik ya da dinlenme alanı değil, adeta bir yaşam felsefesi.
Ülke genelinde binlerce halka açık sauna bulunuyor ve Finliler, bu sıcak odaları hem fiziksel hem de zihinsel yenilenme aracı olarak kullanıyor.
Yapılan bilimsel araştırmalar, düzenli sauna kullanımının stres seviyesini düşürdüğünü, kasları rahatlattığını ve genel ruh halini iyileştirdiğini ortaya koyuyor.
Sürekli olmayacak şekilde ayda bir iki kez saunaya gitmek bedeninize ve zihninize ufak bir mola vermek için yeterli olacaktır…
SAĞLIKLI BESLENME
Yemek yapma alışkanlığının ruhsal faydalarının yanı sıra fiziksel sağlık açısından da önemli katkıları bulunuyor.
Finlandiya halkı da tam olarak sadece doymak için değil, yaratıcılığını göstermek içinde evde yemek yapmayı tercih ediyor.
İşlenmiş gıdalardan uzak kalmak ve sağlıklı yemek yapmak mutluluğunuzu teşvik etmek için lezzetli bir sebep olabilir.
Ayrıca evde yemek yaparken porsiyon kontrolü de daha kolay sağlandığı için obezite riskinin azaldığı da bir gerçek.
Kısacası Finlandiya'da yemek yapmak hem zihni hem bedeni besleyen bir sağlık ritüeline dönüşmüş durumda.