Dünya çapında en bilinen klasik eserlerden biri olan Mozart'ın "Türk Marşı" eserinin adının neden "Türk Marşı" olduğunu biliyor muydunuz? Birçok kişinin bilmediği bu ilginç bilgi, yalnızca müzikal tercihlerden dolayı değil aynı zamanda dönemin politik ve kültürel atmosferinden de güç alıyor. Hatta öyle ki, Avrupa'nın Osmanlı'ya duyduğu merak, bu eserin ritimlerinde de karşımıza çıkıyor. İşte detaylar…
Neredeyse herkesin bildiği, her piyanistin mutlaka çaldığı Mozart'ın meşhur "Türk Marşı" aslında bakıldığında bizlere bir isimden daha fazlasını anlatıyor.
"Türk Marşı" eserinin bu denli özel olmasının sebebi, klasik müziğe yerleşmiş olan Osmanlı etkisinin izlerini hala güçlü bir biçimde yansıtmasından kaynaklanıyor. Peki bu popüler marşın "Türk" olarak anılmasının asıl sebebi nedir?
OSMANLI RÜZGARININ AVRUPA'DA ESMESİ
Klasik müziğin öncü isimlerinden Mozart'ın "Türk Marşı", asıl ismiyle Rondo Alla Turca, eserine bu ismi vermesinin temel nedeni, 18. yüzyılda Avrupa'da yükselen "Türk modası" ve Osmanlı kültürüne olan hayranlıktan kaynaklanıyor.
MEHTER MÜZİĞİNDEN İLHAM ALAN RİTİMLER
Rondo Alla Turca, Mozart'ın 1783'te bestelediği Piyano Sonatı No.11'in üçüncü bölümüdür.
Eserde duyulan marş ritmi, hızlı yürüyüş temposu ve vurmalı çalgıları taklit eden keskin vurgular, dinleyen kişilerde doğrudan mehter müziğini andırıyor.
Özellikle zillerin ve davulun oluşturduğu o güçlü, kesik ritim yapısı, eserde piyano aracılığı ile yeniden düzenleniyor.
Mozart'ın bu bölümde kullandığı melodik akış, Batı müziğine ait olsa da ritmik yapı tamamen "Türk etkisi" taşıyor.
"ALLA TURCA" TARZI
18.yüzyılın ortalarından itibaren Avrupa'da "alla turca" adı verilen özel bir stil kendini göstermeye başlıyor.
Bu tarz, mehter müziğinin çoşkulu yapısını Batı harmonileri ile harmanlayan bir tarzdı.
Mozart'ın bu eseri, bu akımın en bilinen ve en başarılı örneği haline gelerek, tarihe adını yazdırdı.
Piyanoda teknik olarak gösterişli bir pasaj sunması, öğrencilerden virtüözlere kadar geniş kitleler tarafından benimsenmesini sağladı.
Ayrıca "Türk Marşı" kültürler arasında bir köprüyü temsil ettiği için hala hem müzikal hem de tarihsel açıdan ilgi çekiyor.