Romanya'nın altında, yerin yüzlerce metre derinine gizlenmiş devasa bir dünya keşfedilmeyi bekliyor! Büyüklüğü ve mimarisiyle görenleri hayrete düşüren bu gizemli kompleks, kapısından içeri girenleri bambaşka bir atmosferle karşılıyor. Üstelik ne yapay bir iklimlendirme kullanılıyor ne de bildiğimiz sistemler... İşte solunum sorunu yaşayanlardan macera tutkunlarına kadar binlerce kişinin akın ettiği, minibüslerle inilen bu saklı yer altı mucizesinin şaşırtıcı detayları...
Romanya'da bulunan maden ocağı, Slănic şehrinin 208 metre altında, 54 metreye kadar uzanan 14 odayı, dinlenme alanlarını, tuz heykellerini ve yıl boyunca 12 °C'lik sabit bir sıcaklığı bir araya getiriyor.
Romanya'nın aynı adı taşıyan şehrinin altında yer alan Slănic tuz madeni, 208 metre derinlikte 14 devasa odayı bir araya getiriyor. 2,9 milyon metreküp kazılmış hacmiyle, eski maden kompleksi turistik bir cazibe merkezi, dinlenme alanı ve yeraltı mikro iklimi nedeniyle aranan bir destinasyon haline geldi.
17.YÜZYILDA KEŞFEDİLMEYE BAŞLANDI
Bölgedeki tuz arama tarihi 17. yüzyılda başladı. Soylu Mihai Cantacuzino, yerel yataklardan faydalanmak için mülkü satın aldı ve ilk kazılar 1688'de başlatılmış oldu. Madencilik tekniklerinin gelişmesiyle yeni galeriler açıldı. 19. yüzyılda mühendis Carol Karacsony, daha önce Polonya'daki Wieliczka madeninde kullanılan, yamuk şekilli odalara dayalı bir kazı sistemi geliştirildi.
Bu format, muazzam miktarda kayayı destekleyebilecek büyük yeraltı salonlarının oluşturulmasına olanak sağladı. Kompleksin en bilinen yapısı, 1943 ile 1970 yılları arasında işletilen Unirea madeni oldu.
ODALARIN YÜKSEKLİĞİ 54 METREYE ULAŞIYOR
Uniera madeninde, duvarları 60 derece eğimli 14 oda bulunmaktadır. Her bir oda yaklaşık 54 metre yüksekliğe ve tabanında 32 metreye kadar genişliğe ulaşmaktadır. Yapı, 78.000 metrekarelik bir alanı kaplıyor. Kazıların toplam hacmi 2,9 milyon metreküp olup, Romanya'nın en etkileyici yeraltı turistik mekanlarından biri haline gelmiştir.
1970'lerde madenciliğin sona ermesinin ardından, kompleks ziyaretçileri ağırlayacak şekilde yeniden düzenlendi. Şu anda uz heykelleri, spor sahaları, oyun alanları, masa tenisi masaları ve çeşitli dinlenme alanları bulunmaktadır. Bu alanda ayrıca Romanya tarihine ait şahsiyetleri onurlandıran tuzdan oyulmuş eserlerin sergilendiği bir müze olan Genesis Salonu da bulunmaktadır.
MİKROİKLİM SICAKLIĞI 12°C CİVARINDA
Slănic tuz madeninin bir diğer öne çıkan özelliği de doğal mikro iklimidir. Ortam, yıl boyunca yaklaşık 12 °C'lik sabit bir sıcaklık, istikrarlı bir atmosfer basıncı ve yüzeyde kaydedilenden daha düşük bir nem oranını korur.
Bu koşullar yapay iklimlendirme sistemleri kullanılmadan sağlanmaktadır. Havada tuzlu aerosoller bulunur. Bu özellik solunum sorunları üzerindeki olası etkileri ile ilgilenen kişilerin de ilgisini epeyce çekmektedir. Bu ilgiye rağmen, çevreye atfedilen tedavi edici faydalar bir inanç olarak kalmakta ve bilimsel kanıttan yoksundur.
Benzer doğal tuz oluşumları Türkiye'de de bulunuyor. Özellikle Çankırı Tuz Mağarası ile Iğdır Tuz Mağaraları, doğal mikro iklimleri ve etkileyici yer altı galerileri sayesinde hem turistik geziler hem de solunum yolu rahatsızlıklarına iyi geldiği yönündeki yaygın inanış nedeniyle her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Bilimsel olarak kesinleşmiş tedavi edici etkileri ise henüz kanıtlanmış değil.
ÇANKIRI TUZ MAĞARASI: Türkiye'nin en büyük kaya tuzu rezervlerinden birine ev sahipliği yapan Çankırı Tuz Mağarası, kilometrelerce uzanan galerileri ve yıl boyunca korunan doğal mikro iklimiyle dikkat çekiyor. Yerli ve yabancı turistlerin ilgi gösterdiği mağara, tuzdan heykelleri ve etkileyici yer altı atmosferiyle öne çıkıyor.
IĞDIR TUZ MAĞARALARI: Iğdır'ın Tuzluca ilçesinde bulunan tuz mağaraları, doğal tuz oluşumları ve geniş galerileriyle ziyaretçilerini ağırlıyor. Bölge, son yıllarda turizm ve sağlık turizmi kapsamında ilgi görürken, doğal mikro iklimi nedeniyle özellikle solunum yolu rahatsızlıklarıyla ilişkilendirilen destinasyonlardan biri olarak öne çıkıyor. Ancak bu konuda kesinleşmiş bilimsel kanıt bulunmuyor.