"Aferin", "Çok iyi gidiyorsun", "Sen bunu başarabilirsin", "Bu çok iyi bir fikir"... İlkokul ve ortaokul çağındaki çocukların ödev yaparken sık kullandığı yapay zekâ uygulamalarından gelen bu cümleler uzmanları harekete geçirdi. Eğitimciler ve çocuk psikologlarına göre sürekli olumlu geri bildirim veren yapay zekâ sistemleri, çocuklarda zamanla duygusal yakınlık oluşturabiliyor.

Özellikle yalnızlık hissi yaşayan çocukların yapay zekâyı "beni anlayan biri" gibi görmeye başlayabildiği belirtiliyor. Çocukların yapay zekâya yönelmesinin en önemli nedenlerinden birinin "kesintisiz onay duygusu" olduğu belirtiliyor. Sürekli olumlu geri bildirim veren sistemlerin özellikle özgüven problemi yaşayan çocuklarda güçlü bir bağ oluşturabileceği ifade ediliyor. Gerçek hayatta çocuklar öğretmenlerinden, arkadaşlarından ya da ailelerinden her zaman aynı düzeyde olumlu geri dönüş alamıyor. Yapay zekâ ise her soruya sabırla cevap veriyor, eleştirmiyor ve sürekli motive ediyor. Bu durumun çocuklarda "Kendimi burada daha rahat hissediyorum" düşüncesini güçlendirebildiği kaydediliyor.

ÖDEV İÇİN BAŞLIYOR
Sürecin çoğu zaman masum bir şekilde başladığı belirtiliyor. Çocuk önce anlamadığı soruyu yapay zekâya soruyor, ardından sohbet etmeye başlıyor. Zamanla ders dışındaki konular da konuşuluyor. Bazı çocukların yapay zekâ uygulamalarına isim verdiği, günlük yaşadıklarını anlattığı ve moral bozukluğu yaşadığında chatbotlarla iletişim kurduğu ifade ediliyor. ABD merkezli Pew Research Center araştırmasına göre gençlerin önemli bir bölümü yapay zekâyı okul ödevlerinde aktif olarak kullanıyor. Araştırmalar, bazı çocukların chatbotlarla yalnızca akademik amaçlı değil, gündelik sohbet amacıyla da iletişim kurduğunu ortaya koyuyor.

PSİKOLOJİK TATMİN HİSSİ
Çocuk ve ergen psikolojisi alanında çalışan isimler, sürekli olumlu geri bildirimin çocuklarda "dijital onay döngüsü" oluşturabileceğine dikkat çekti. Her olumlu mesajın kısa süreli psikolojik tatmin hissi yarattığı, bunun da zamanla tekrar etme isteğini artırabildiği belirtiliyor. Özellikle sosyal ilişkileri zayıf çocuklarda bu bağın daha hızlı gelişebildiği ifade ediliyor. UNICEF'in yapay zekâ ve çocuklar üzerine yayımladığı rehberde de küçük yaş gruplarında insan-yapay zekâ ayrımının bulanıklaşabileceği uyarısı yer aldı. Çocukların yapay zekâyı bir "arkadaş" gibi görmeye başlamasının gerçek sosyal ilişkileri olumsuz etkileyebileceği değerlendiriliyor.

YASAK ÇÖZÜM DEĞİL
Eğitim teknolojileri alanında çalışan uzmanlar ise yapay zekânın tamamen yasaklanmasının doğru olmadığını düşünüyor. Doğru kullanıldığında yapay zekânın öğrencinin öğrenmesini destekleyebildiği, araştırma yapmayı kolaylaştırdığı ve bireysel çalışmalarda yardımcı olabildiği belirtiliyor. Ancak çocuklara yapay zekânın bir "arkadaş" değil, dijital araç olduğunun anlatılması gerektiği vurgulanıyor.
VELİLER NELERE DİKKAT ETMELİ?
ÇOCUĞUN yapay zekâ kullanım süresi takip edilmeli. Ödev tamamen yapay zekâya yaptırılmamalı. Yapay zekânın gerçek bir insan olmadığı anlatılmalı. Çocukların sosyal ilişkileri desteklenmeli. Uzun süre yalnız ekran kullanımından kaçınılmalı. Çocuğun chatbotlarla kurduğu iletişim gözlemlenmeli.