Birlikte olduğunuz eşiniz/ partneriniz tarafından aldatıldınız. Aldatan kişi sonradan çok pişman olup yanınıza gelerek çok pişman olduğunu ve sizle barışmak istediğini söylüyor. Aklınızda binlerce soru: Affetmeli miyim, affedersem bir daha yapar mı, affedersem bir daha yapmaması için neler yapmam gerekiyor? Araştırmalara baktığımızda aldatmaların yaşandığı ilişkilerin yüzde 70'inin devam ettiğini görmekteyiz. Epey yüksek bir oran!
Aldatma olmasına rağmen bazı ilişkiler olumlu yönde değişimler gösterirken, bazı ilişkiler de kaçınılmaz sona kendilerini teslim ediyorlar. Aldatıldınız ve aldatan partneriniz ne olursa olsun sizden vazgeçmiyor ve siz de içten içe ondan ayrılmak istemiyorsunuz. Ve diyelim ki partnerinizle yaşanan tüm olumsuz olayları silip barışma kararı aldınız. Peki bundan sonraki aşamalarda bunun tekrar yaşanmaması için ne önlemler alınmalı ve neler yapılmalı?

SEBEBİ DOĞRU SAPTAMAK ÇOK ÖNEMLİ
Başlangıçta değerlendirme yapmamız gereken en önemli nokta ilişkideki hangi durumların kişiyi aldatmaya götürdüğü olmalıdır: Değerlendirme yaparken tek taraflı olarak değil de kendi açımızdan ve partnerimiz açısından düşünmek en doğru sonucu verecektir. Belki partneriniz ilgi bağımlısıdır ve her ilgi gösteren kişi, onun için cazibeli gelmektedir veya sizden sıkılmış olup yeterince ilgi ve sevgi göremediğini düşünüyordur. Veya bir anlık bir gaflet sonucu dürtülerine yenik düşmüştür. Bunun sebebini iyi anlamamız gerekir. Eğer aldatmanın sebebi yeterince doğru bir şekilde belirlenemezse bu sorun ilişkinin her aşamasında patlak vermeye ve ilişkiyi olumsuz yönde etkilemeye devam edecektir.
ALDATILMA SONRASI KENDİNİZİ SUÇLAMAYIN!
İhanete uğrayan kişinin yaptığı en büyük hatalardan biri yaşananlardan dolayı suçlu olarak kendisini görmesi ve bu konuda hatalı olduğunu düşünmesidir. Belirli durumlar sonucunda ilişkide olduğunuz kişinin başka kişilere yönelim göstermesi sizin yaptıklarınızı veya yapmadıklarınızı sorgulayıp kendinize eleştirel bir sesle sürekli olarak "Neyi tam olarak yapmadım, doğru yapamadım" diye sormanıza sebep olabilir. Bu durumda suçlu aramanın hiçbir şeye ve hiç kimseye bir faydası olmayacaktır. Aldatılan kişi olarak kendinize yetersizlik, öfke, pişmanlık gibi duyguları yüklemeyin. Yaşanan kötü olayların sorumlusu siz değilsiniz! İnsanlar belirli irade ve akıl gücüyle donatılmıştır. Bundan dolayı karar verme yeteneği sonucu alınan sorumluluklar bireye aittir. Aldatmayı gerçekleştiren partnerin verdiği kararların size uymuyor olması sonucunda kendinizi kötü veya suçlu hissetmemelisiniz. Aldatma kişinin kendi karar ve sorumluluk sistemi ile ilgili bir sorun olmaktadır.

AF SÖZ KONUSUYSA ASLA GEÇMİŞE DÖNMEYİN
Aldatma konusu üzerine gerekli konuşmalar yapıldıktan sonra bu konunun bir daha ne olursa olsun açılmayacak üzere kapatılması gerekir. Aldatılan kişi affetmeyi seçtiyse sürekli olarak bu hatanın öne sürülmesi çözümsüzlük ve sorun yaratacaktır. Aynı yemeği nasıl bir hafta boyunca yemiyorsak aynı konu da sürekli konuşulursa ilişkide bulanıklık yaratır. Yaşatılan bu durumun aldatan kişiye sürekli hatırlatılıyor olması onun bıkkınlık yaşaması sonucu hayatınızdan gitmesine sebep olabilir. Unutmayın affetmeyi ve bu ilişki için çabalamayı en az onun tercihi kadar siz de tercih ettiniz.
İKİ AYRI KUTUP OLMAK İLİŞKİYİ TEHLİKELİ DURUMA SOKAR
Affeden taraf olarak aşırı telafi edici davranışlarda bulunmak yapılan en büyük hatalardan biridir. Örneğin onu kontrol altında tutmak için sürekli mesaj atmasını söylüyorsunuz, sürekli arıyorsunuz veya tam tersi bir durum olarak cezalandırmak için aldatan kişiyle hiç iletişime geçmiyor ve görüşmüyorsanız; bu sizi iki ayrı kutup gibi her daim tehlikeli bir duruma sokar. Bunları yapmak ilişkinizdeki bozulmaları daha da arttırır, ilişkiye ve kendinize olan saygınızı yitirmenize yol açar.

MUTLAKA BEDEL ÖDETİN!
Aldatan kişinin affedildikten sonra yaptığı bu sorunlu davranışla ilgili cezasını çekmesi, yani bedel ödemesi gerekmektedir. Hiçbir insan vazgeçilmez değildir. Ne olursa olsun sizin de bir gün gidebileceğinize dair korkuyu yaşaması gerekir. Çünkü vazgeçilmez hissettirdiğiniz kişinin ilk vazgeçeceği kişi siz olabilirsiniz. Hemen temiz bir sayfa açıp eski halinize dönmek, kendinizle ve ilişkinizle ilgili yaptığınız en büyük hata olur. Bundan dolayı hemen eski davranışlarınıza dönmeyin, bir süre kendi bireysel dünyanızda olun, evde yokmuş gibi davranın. Sizi kaybedebileceği duygusunu ona yaşatın ve sizi kazanması için çabalaması gerektiği mesajını ona verin. Sizi kaybetme olasılığı olan her hareketi yaptığında sonucunda bir gün sizi tamamen kaybedebileceği bedelinin olduğunu hep hissettirin. Bazen bir süre tamamen yok olun, telefonlarına hemen cevap vermeyin, mesajlarına hemen dönmeyin.
Kendinizi kendinizle vakit geçirmenin çok kıymetli olduğu şekilde eğitin onu. Yani yeri geldiğinde kimse olmadan da gezin, dışarda kendinize bir kahve ısmarlayın. Partneriniz dışında vakit geçirdiğiniz sosyal bir çevreye sahip olun. Arkadaş toplantılarını sürekli olarak gerçekleştirin. Kendinizi sosyal ve duygusal açıdan geliştirin. Sevdiğiniz herhangi bir konuda hobiler edinin. Hobiniz için sürekli emek verin. Yani en temelde partnerinizden ayrı da bir dünya geliştirin. Ve bu dünyada partneriniz olmasa bile gayet başarılı ve güzel ilişkiler kurduğunuzu ve güzel şeyler ortaya koyabileceğiniz mesajını gösterin.

GÜVEN SINIRLARINI BELİRLEMEK ÖNEMLİDİR
Sosyal medyada yaptığı eylemlerinden haberdar olmak, gün içinde takıldığı kişilerle ilgili bilgi almak güven sınırlarınızı belirlemenizde başlangıçta gerekli bilgilerdir. Eğer bunlar partneriniz tarafından reddedilirse belirli bir süre ilişkinizdeki güveni oluşturabilmek adına bu duruma ihtiyacınız olduğunu belirtin. Aksi olursa ilişkiye dair güven hissetmeyeceğinizi en azından güvenle ilgili sağlam bir inşa kurulana kadar bu durumun süreceğini ifade edin.
SON SÖZ
Unutmayın en değerli kişi sizsiniz. Siz bunun farkında olmazsanız kişiler sizi değersizleştirir! Siz kendi değerinizin farkında olursanız karşınızdaki kişi aynı sizin kendinize verdiğiniz değer gibi sizi yüceltir.