Uyanıkken rahatlıkla yapabildiğimiz bazı şeyleri rüyada neden yapamadığımızın birkaç ilginç sebebi bulunuyor. İşte sınırsız olduğunu düşündüğümüz rüyalar ve yapamadıklarımız.

AKILLI TELEFON GÖRMEK
Araştırmaya göre kadınların sadece% 3,55'i ve erkeklerin% 2,69'u rüyalarında akıllı telefon görüyor. Akıllı telefonların ve diğer modern cihazların çok yakın zamanda hayatımızda ortaya çıkması ve beynimizin bunlara pek alışmamış olması gerçeğiyle bağlantılı olabilir. Rüyalarımız, beynimizin kaygıları ve korkuları işleyerek gerçek hayattaki stresli durumlarla baş etmemizi sağlayan bir işlevi olduğunu biliyoruz. Bu durum ise genellikle beyinlerimizin eski kısımları ile bağlantılı olduğu için akıllı telefonları rüyalarımızda çok sık görmüyor olabiliriz.

OKUMAK, YAZMAK VE HATTA KONUŞMAK
Uyku esnasında beynimiz, dili yorumlamaktan sorumlu olan bölgeleri daha az aktif hale getirir. Bu nedenle dili oluşturmak ve ifade etmek rüya esnasında oldukça zor olabilir. Örneğin; bazı insanlar rüyalarında tam olarak konuşmadıklarını, iletişimin daha çok telepatik bir anlaşma biçiminde olduğunu söyler. Uyurken kavramları anlayabilir, fark edebilir ve kendimizi ifade edebiliriz. Ancak gerçek anlamda net bir konuşmayla olmayabilir veya ses kanalları zihnimizde bulunmayabilir. Aynı şey okumak veya yazmak için de geçerli. Fakat yazı işleriyle çok uğraşan şair veya yazar gibi insanlar uyandıklarında bu dili anlamlandırarak yeni fikirler üretebilirler.

YABANCI BİRİYLE TANIŞMAK
Teoriye göre beynimiz tamamen "yeni" bir insan yüzü oluşturamıyor. Bu nedenle aslında rüyalarımızda gördüğümüzü veya tanıştığımızı düşündüğümüz kişiler, yolda veya markette gördüğümüz bir yabancının zihnimizde kalan görüntüleri. Rüyalarımızda yaşadığımız ve daha önce hiç görmediğimiz bir insanı görme düşüncesi bu nedenle pek mümkün görünmüyor.

FİZİKSEL AKTİVİTELER
Rüyada koşmaya, zıplamaya çalıştığımız anlarda birçoğumuz bunu başaramamış olabiliriz. Bunun nedeni ise beynimizin uyku sırasında çalışma şekli. Fiziksel aktiviteleri yaparken sanki ağır çekimdeymiş gibi hareket ettiğimiz rüyalar ise uyurken zamanı hem daha hızlı hem de daha yavaş olarak algılamamız nedeniyle ortaya çıkıyor. Üstelik uykumuzun REM evresinde rüya görürüz ve aynı zamanda bu evrede kaslarımız hareketsiz kalır ve gevşer. Böylelikle beynimiz hayal ettiğimiz şeye göre hareket etmemizi sağlar. Bu nedenle, bu yavaş hareket hissi, uykunun bu aşamasında kas geri beslemesinin olmaması veya nöral işlemlerin yavaşlaması nedeniyle ortaya çıkabilir.

AYNADA KENDİMİZİ GÖRMEK
Rüyalar söz konusu olduğunda aynalar ve yansımalar ilginç kavramlardır. Mesele şu ki, gerçek dünyada yansımalar fizik yasalarına uyuyor, ancak rüyalar bilinçaltı beklentilerimiz ve anılarımız tarafından yönlendiriliyor ve "gerçek hayat" kuralları burada geçerli değil. Bu yüzden aynada genellikle bulanık ya da gerçekten ayırt edilemeyen bir şey ya da tuhaf bir şekilde dönüştürülmüş yüzlerimizi görebiliriz.
Bazı insanlar, bir aynada yansımanızı görmenin kendinize gerçekçi değil, psikolojik bir bakış açısıyla bakmakla ilgili olabileceğine inanıyor. Yani aynada gördüğünüz şeyler, günlük yaşamınızdaki olaylarla, öz saygınızla ve yaşayabileceğiniz mücadelelerle bağlantılı olabilir.