Yas, sevilen birinin ölümü insanlar için acı bir deneyimdir. Sevilen, değer verilen birinin ölmesi ile oluşan yas süreci doğal bir tepki ile meydana gelir. Yas denildiğinde akla gelen birinin kaybı olsa da bireyler işini, sağlığını, statüsünü kaybettiğinde, başarısız olduklarında, boşandıklarında, ilişkileri sonlandığında, hayal edilen bir durum gerçekleşmediğinde, beklentilerine ulaşamadıklarında dahi yas sürecine girebilirler. Kişi için önemli olan birinin ya da bir şeyin yokluğunun yaşanmasıdır. Örneğin insanlar önemli bir hastalıkları olduğunu öğrendiklerinde de yas sürecine girebilir.
Yas süreci her ne olursa olsun çok normal, yaşanması gereken bir süreçtir. Yas süreci bir iyileşme süreci olabileceği gibi sağlıklı bir biçimde tamamlanamayan süreçte bireylerin hem fiziksel hem de psikolojik sorunlar yaşayabileceği söylenebilir. Yaşanan yas sürecinin süresi ve boyutu kaybın türüne, kaybın birey için anlamına, kültürüne vb. durumlara göre değişkenlik gösterir.

Yas sürecinde neler yaşanır? Birey bu süreçte hangi evrelerden geçer?
Her bireyde farklı düzeylerde meydana gelen yas süreci 5 aşamadan oluşur. Bu evreler: inkar, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme biçiminde görülebilir. "hayır, ben değilim, doğru olamaz bu. Bu benim başıma gelmiş olamaz" gibi söylemlerin olabildiği yas sürecinin ilk evresi olan inkar evresinde kişi şoktadır. Birey gerçekleri görmezden gelip yüzleşmekten kaçar. Hiçbir şey olmamışçasına davranıp hayatına devam eder. İnkar sürecinde birey alışkanlıklarına devam edebilir. Yaşadığı durum karşısında donuk, şaşkın, tepkisiz olabilir. Gerçek dışılık ve boşlukta olma durumları yaşanabilir.

İnkar ve öfke evresi
İnkar evresinin ardından "neden ben?" diye sorgulanan öfke devreye girer. Bu evrede kişi gerçekle yüzleşmeye başlamıştır ve yüzleştiği gerçek nedeniyle derin bir öfke yaşar. Yaşanan acı ile hissedilen öfke kaybedilen kişiye de yönlendirilebilir. Bu öfke çok normal ve sağlıklı bir duygudur. Kişinin kaybı ile baş etmesinde yardımcı olabilir. Bu evreyi yaşamak ve kaçmamak gerekir.

Pazarlık evresi
Pazarlık evresi, öfke evresinden sonra meydana gelen kişinin yaşadığı duygu yoğunluğunu hafifletmek amacıyla çevresi ile ya da dualar yoluyla pazarlığa giriştiği bir aşamadır. Bu aşamada "madem olmuş, bari şöyle yapayım da durum biraz olsun iyiye dönsün", "olan olmuş ama çıkış yolu belki vardır" gibi benzeri düşünceler ve eylemler bireye eşlik edebilir. Diğer evrelere nazaran daha sakin bir ruh halinin hakim olduğu söylenebilir. İnkar ortadan kalkmaya başlamıştır, kişi hayatının bu yeni dönemini gözden geçirmeye başlar. Daha az yarayla çıkabilmek amacıyla girdiği bu evreden sonra birey depresyon adı verilen aşamaya geçer.

Depresyon evresi
Depresyon evresinde kişi gerçek anlamda durumun farkına varır. Artık hiçbir şeyin eskisi gibi güzel olmayacağı inancına kapılabilir. Acının ve çaresizliğin gerçek anlamda yaşandığı bir dönemdir. Bu yüzden kişide büyük bir mutsuzluk hakim olmaya başlamıştır. Hayattan soyutlanma, hiçbir şey yapmak istememe, kayıtsızlık gibi belirtiler görülebilir. Ağır bir ruhsal çöküntü yaşayabilir. İnsanlarla iletişimden kaçınma, iştah bozukluğu, içe kapanma, eğitim ya da çalışma hayatının sekteye uğraması bu dönemde sık karşılaşılan bir durumlardandır. Bu evrenin yaşanması özellikle çok önemlidir. Büyük bir bunalım yaşanmasa dahi "iyiyim, ben hiç etkilenmedim" mesajı vermek ve hayata bu şekilde devam etmek kişinin depresyon sürecini sağlıklı atlatmasını zorlayabilir ve bir sonraki aşama olan kabullenmeye geçişini engeller. Bu evrenin yaşanması yas sürecinin sağlıklı atlatılmasında önemlidir.

Kabullenme evresi
Sağlıklı bir şekilde devam eden yas sürecinin son durağı kabullenmedir. Kişi yaşanan kaybı sindirmeye başlamıştır. Eski yaşamına dönme, gelecekle ilgili planlamalar yapma, sosyal çevresiyle iletişime geçme, hayatla tekrar bağ kurma gibi durumlar yaşanmaya başlayabilir. Bu evrede kişinin yaşadığı kaybı tamamen unuttuğu söylenemez böyle bir durumdan bahsedilemez. Aksine kaybedilen kişinin hayat boyu hatırlanabileceği zaman zaman bu yaşanan olayın bireyi üzebileceği gibi durumlar normaldir.
Yas süreci yaşanılması gereken bir durumdur
Kişiye göre her aşamanın süreci ve boyutu farklılaşabilmektedir. Fakat yaşanılması gereken bu yas süreci sağlıklı atlatılamadığı takdirde bireyde komplike bazı durumlar oluşabilir. Bireyin normal yas evrelerinden birinde takılıp kalması bu süreci tamamlayamaması ile patolojik tepkiler oluşabilir. Komplike yas sürecinde yani sağlıklı bir şekilde atlatılamayan bu süreçte kişinin uyumsuz ve bunalmış bir biçimde keder duygusunu yaşaması olasıdır. Bu süreçte kişi yas sürecinin tamamlanmasına yönelik bir ilerleme olmadan yasın bir evresinde takılı kalabilir. Komplike yas sürecinde bireyler fiziksel, duygusal ve bilişsel değişiklikler yaşayabilirler. Dolayısıyla bireyde kronik hastalıklar, kabullenememe, aşırı öfke, hayata devam etmede zorluk, duygusal boşluk yaşama, tedirginlik, hayatın boş olduğu düşünme vb. problemler görülebilir. Yaşanılan bu durum travmatik yas olarak adlandırılır.

Yas tedavi edilebilir mi?
Yas tedavisinde kaybın ardından ayrılık ile ilgili çatışmaların çözümlenmesi ve yaşanan yas sürecine uyuma ilişkin temel görevlerin tamamlanmasını amaçlamaktadır. Çoğunlukla bireysel görüşmeler ile yürütülen yas sürecinde birey için geride kalan kişinin kaybının gerçek olduğunu anlaması, duygusunu tanıması ve ifade etmesi ile hayatına devam edebilmesi sağlanmaktadır. Normal yas sürecindeki bireyin, bireysel farklılıklarda önemli olmakla birlikte, birkaç hafta içerisinde işine okuluna dönmesi, birkaç ayda öz bakımına tekrar dikkat etmesi beklenmektedir. Eğer bu süre 1 yılı aşmış ve kişi yaşantısına dönememiş ise profesyonel bir destek alması önerilmektedir.