Yaz tatili nedeniyle yapılan uzun araç yolculuklarının bel ve boyun sağlığını olumsuz etkileyebileceğini söyleyen Beyin, Sinir ve Omurga Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. İsmail Bozkurt, "Araç içinde saatlerce aynı pozisyonda oturmak, omurgadaki diskler üzerindeki basıncı artırıyor. Yolculuk sonunda ağır valizlerin yanlış teknikle kaldırılması da bel ve boyun fıtığı riskini yükseltiyor. Özellikle masa başında çalışanlar, fazla kilolu kişiler ve daha önce bel ya da boyun ağrısı yaşayanlar bu dönemde daha dikkatli olmalıdır" diye konuştu.

"TELEFON BOYNU SENDROMUNA DİKKAT"
Tatil döneminde telefon ve tablet kullanımının artmasının boyun sağlığını tehdit ettiğine değinen Doç. Dr. Bozkurt, "Baş uzun süre öne eğildiğinde boyun omurlarına binen yük katlanarak artıyor. Bu durum başlangıçta kas ağrısı ve spazmlara yol açarken, uzun vadede boyun düzleşmesi, erken kireçlenme ve boyun fıtığı gelişimine zemin hazırlayabiliyor. Tatilde ekran başında geçirilen süreyi sınırlandırmak büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu.

"HER AĞRI FITIK ANLAMINA GELMİYOR"
Bel ve boyun ağrılarının her zaman fıtık belirtisi olmadığını belirten Doç. Dr. Bozkurt, "Dinlenmekle azalan ve birkaç gün içinde geçen ağrılar çoğunlukla kas zorlanmasına bağlıdır. Ancak ağrının kola ya da bacağa yayılması, uyuşma, karıncalanma ve güç kaybı gibi belirtiler eşlik ediyorsa mutlaka Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanına başvurulmalıdır. Özellikle idrar veya dışkı kontrolünün kaybedildiği durumlar acil müdahale gerektirir" dedi.

"HER ZAMAN AMELİYAT ZORUNLU DEĞİL"
Toplumda her bel ve boyun fıtığının ameliyat gerektirdiğine yönelik yanlış bir inanış olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Bozkurt, şunları söyledi: "Hastaların büyük bölümü ilaç tedavisi, istirahat, egzersiz ve fizik tedavi yöntemleriyle cerrahiye ihtiyaç duymadan iyileşebiliyor. Ameliyat kararı ilerleyici kas güçsüzlüğü, sinir hasarı riski veya günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyen dirençli ağrılarda gündeme geliyor."

"KAPALI OMURGA CERRAHİSİ HIZLI İYİLEŞME SAĞLIYOR"
Günümüzde minimal invaziv (kapalı) omurga cerrahisinin birçok hastada güvenle uygulanabildiğini dile getiren Doç. Dr. Bozkurt, "Kapalı yöntemlerde çevre kas dokusu daha iyi korunuyor, kanama ve enfeksiyon riski azalıyor. Hastalar çoğu zaman ameliyat günü ayağa kalkabiliyor ve kısa sürede günlük yaşamlarına dönebiliyor" dedi.

"YÜZME OMURGA DOSTU EGZERSİZLERDEN BİRİ"
Yüzmenin omurga sağlığı açısından en faydalı egzersizlerden biri olduğunu belirten Doç. Dr. Bozkurt, "Suyun kaldırma kuvveti sayesinde omurgaya yük binmeden kaslar çalışır. Özellikle sırtüstü ve serbest yüzme önerilir. Buna karşılık kurbağalama ve kelebek stili, bel ve boyun rahatsızlığı olan kişilerde şikâyetleri artırabilir. Ayrıca sığ sulara balıklama atlamak ciddi omurga yaralanmalarına neden olabileceği için kesinlikle kaçınılmalıdır" uyarısında bulundu.

"OMURGA SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN HAREKET ŞART"
Omurga sağlığını korumanın en etkili yolunun düzenli hareket etmek olduğunu söyleyen Doç. Dr. Bozkurt, "Masa başında çalışanlar ekranlarını göz hizasında kullanmalı, bel desteği sağlamalı ve her saat başı kısa yürüyüşler yapmalıdır. Uzun yolculuklarda sık mola verilmesi, bel yastığı kullanılması ve ağır yüklerin dizler bükülerek kaldırılması omurgaya binen yükü önemli ölçüde azaltır" dedi.
"AĞRIYI HAFİFE ALMAYIN"
Yaz aylarında ağrısız ve sağlıklı bir dönem geçirmek için basit önlemlerin büyük önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Bozkurt, "Terliyken doğrudan klima veya rüzgâr karşısında kalmayın, ağır valizleri tek seferde taşımayın ve telefon ekranına uzun süre eğilerek bakmaktan kaçının. Dinlenmekle geçmeyen veya kola ya da bacağa yayılan ağrılarınız varsa vakit kaybetmeden bir uzmana başvurun. Erken tanı ve doğru tedavi, omurga sağlığının korunmasında en önemli adımdır" diyerek sözlerini tamamladı.