Tarihi M.Ö. 753 yılına uzanan Roma, yüzyıllar boyunca dünyanın kaderini değiştiren şehirlerden biri olmuş. Efsaneye göre şehri Romulus ve Remus adlı ikiz kardeşlerden Romulus kurmuş. Sonrasında Roma büyümüş, sınırlarını genişletmiş ve tarihin en güçlü imparatorluklarından birine dönüşmüş. Bugün ise o görkemli geçmişin izleri şehrin her köşesinde yaşamaya devam ediyor. Roma'da yürürken yalnızca bir şehirde dolaşmıyorsunuz adeta tarihin içinde yürüyorsunuz. Bir sokağın başında antik bir sütun, birkaç adım sonra görkemli bir meydan, biraz ileride yüzyıllara meydan okuyan bir çeşme çıkıyor karşınıza.
Sanatın da başkenti Roma. Michelangelo'dan Raphael'e, Caravaggio'dan Bernini'ye kadar tarihe damga vurmuş sanatçıların izlerini burada bulmak mümkün. Ama Roma'yı özel yapan yalnızca tarihi değil. Bu şehirde geçmişle bugün, görkemle romantizm öylesine iç içe ki insan kendini fark etmeden bir hikâyenin içinde buluyor.

BİNLERCE YILLIK AŞKIN ÇEŞMESİ
Roma'nın kalbi nerede atıyor diye sorarsanız, cevabınız kuşkusuz Trevi Çeşmesi olabilir. Türklerin "Aşk Çeşmesi" olarak adlandırdığı bu görkemli yapı, şehrin en romantik duraklarından. Nicola Salvi tarafından tasarlanan ve 1762'de tamamlanan çeşmenin merkezinde deniz tanrısı Neptün, çevresinde ise Triton figürleri bulunuyor.
Ancak çeşmenin asıl büyüsü taşlarında değil, burada tutulan dileklerde... Kimi aşk diliyor, kimi sevdiğine kavuşmayı, kimi ise Roma'ya yeniden dönmeyi. İnanışa göre çeşmeye para atanların Roma'ya tekrar yolu düşüyor.
MERDİVENLERDE SEYİR KEYFİ
Trevi Çeşmesi'nden sonra rotayı İspanyol Merdivenleri'ne çevirebilirsiniz. 137 basamaklı bu tarihi merdivenler, yıllardır Roma'nın en canlı buluşma noktalarından biri. Bir zamanlar sanatçıların buluştuğu merdivenlerde bugün dünyanın dört bir yanından gelen turistler, sokak müzisyenleri ve Roma'yı izlemek isteyenler var. Merdivenlerin tepesine çıktığınızda ise şehir ayaklarınızın altında uzanıyor. Birkaç dakika hiçbir şey yapmadan Roma'yı seyretmek bile başlı başına bir deneyim.

TARİHİN KARANLIK YÜZÜ
Roma'nın romantik yüzünden biraz uzaklaşıp tarihin sert sayfalarına dönmek için adresimiz Kolezyum. Milattan sonra 72 yılında yapımına başlanan ve 80 yılında tamamlanan devasa amfi tiyatro, bir zamanlar gladyatör dövüşlerinin ve vahşi hayvan gösterilerinin yapıldığı arena olarak kullanılmış. Heybetli duvarlarının arasında dolaşırken Roma'nın yalnızca aşk ve sanatla değil, savaş ve trajediyle de şekillendiğini hissediyorsunuz.
NAVONA'DA ROMA'NIN KEYFİNİ ÇIKARIN
Pantheon'dan sonra kendinizi Navona Meydanı'na bırakın. Barok yapılarla çevrili meydan, Roma'nın en hareketli ve gösterişli noktalarından biri. Ortadaki Dört Nehir Çeşmesi, Bernini'nin izlerini taşıyor. Meydanın çevresindeki kafeler ise Roma'yı izleyerek biraz soluklanmak için ideal.

VATİKAN'DA SANATIN BÜYÜSÜ
Roma'nın içinde bambaşka bir dünya keşfetmek isteyenlerin rotası ise Vatikan. İtalya'dan bağımsız dünyanın en küçük devleti olan Vatikan, Katolik dünyasının ruhani merkezi. Aziz Petrus Bazilikası ve Sistine Şapeli başta olmak üzere burada bulunan eserler, sanat tarihinin en önemli hazineleri arasında. Michelangelo'nun izlerini taşıyan yapılar ve yüzyılların sanat mirası karşısında insanın söyleyecek fazla sözü kalmıyor.
ROMA'DAN GERİYE BİR DİLEK KALSIN
Sonbahar Roma'nın tadını çıkarmak için en güzel mevsim... Şimdi hemen AJet'in uygun fiyatlarla sunduğu Roma biletlerine bir göz atın. Belki Aşk Çeşmesi'nde bir dilek tutarsınız. Belki İspanyol Merdivenleri'nde hayatınızın en güzel manzaralarından birine bakarsınız. Bu şehir size yalnızca bir tatil değil, uzun süre hatırlayacağınız bir hikâye bırakıyor. Ve belki de dönüş yolunda yanınıza alacağınız en güzel şey, Aşk Çeşmesi'ne bıraktığınız o küçük dilek oluyor.