Batı Karadeniz'in doğal güzellikleriyle öne çıkan kentlerinden Düzce, kısa süreli tatil ve hafta sonu kaçamakları için alternatif bir rota oluşturuyor. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nın (TGA) koordinasyonunda gerçekleştirilen tanıtım programında kentin özellikle doğa, kültür ve gastronomi turizmi açısından sahip olduğu değerler öne çıktı. Düzce'nin denize açılan kapısı Akçakoca'dan başlayıp şelaleler, göller ve mağaralara uzanan rota, ziyaretçilerine birbirinden farklı deneyimler sunuyor.

ŞELALELER ŞEHRİ
Düzce denildiğinde ilk akla gelen doğal güzelliklerin başında şelaleler geliyor. Samandere, Güzeldere ve Aydınpınar şelaleleri, yemyeşil ormanların arasında ziyaretçilerini karşılıyor. Gürül gürül akan suların oluşturduğu doğal manzaralar, özellikle yaz aylarında şehir hayatından uzaklaşmak isteyenlerin ilgisini çekiyor.
Türkiye'nin ilk tabiat anıtı olarak tescillenen Samandere Şelalesi, doğal oluşumlarıyla diğer şelalelerden ayrılıyor. Suyun kayaları aşındırmasıyla oluşan "cadı kazanı" da bölgenin dikkat çeken oluşumları arasında bulunuyor. Güzeldere Şelalesi ise orman içerisindeki konumuyla doğayla baş başa kalmak isteyenlere yürüyüş ve fotoğraf için farklı manzaralar sunuyor. Aydınpınar Şelalesi de yaklaşık 130 metrelik su akışıyla Düzce'nin dikkat çeken doğal noktaları arasında yer alıyor.

NİLÜFERLERLE SÜSLENEN GÖL
Düzce'nin bir başka doğal hazinesi Efteni Gölü. Göç yolları üzerinde bulunan göl, yaklaşık 150 kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Kuğu, angıt, sakarmeke, leylek ve yaban ördeklerinin yanı sıra farklı kuş türleri de göl çevresinde gözlemlenebiliyor. Yaz aylarında ise gölün görüntüsüne sarı ve beyaz nilüferler eşlik ediyor. Su yüzeyinde açan nilüferler, özellikle fotoğraf tutkunlarına masalsı görüntüler sunuyor. Koruma altında bulunan Efteni Gölü, kuş gözlemcileri ve doğaseverlerin Düzce'deki önemli duraklarından biri olarak öne çıkıyor.

60 MİLYON YILLIK YERALTI DÜNYASI
Düzce'nin Yığılca ilçesindeki Sarıkaya Mağarası ise milyonlarca yıllık geçmişiyle rotanın en etkileyici duraklarından biri. Yaklaşık 60 milyon yıl önce kireç taşlarının suyla şekillenmesiyle oluştuğu belirtilen mağara, sarkıt, dikit ve sütunlarıyla ziyaretçilerini yeraltında farklı bir yolculuğa çıkarıyor. Mağaranın içerisinde ahşap yürüyüş yolları ve aydınlatma sistemi bulunuyor. Derinlere doğru ilerledikçe Aksu Çayı'nın oluşturduğu şelale ve göletler de ortaya çıkıyor. Cumhurbaşkanlığı tarafından hassas alan ilan edilen mağaranın çevresinde doğal yapının korunması amacıyla maden ve patlatma faaliyetlerine izin verilmiyor.

COĞRAFİ İŞARETLİ LEZZETLERE
Akçakoca'nın kültürel rotasında Hemşin Köyü Camii de önemli bir yere sahip. Geleneksel çantı tekniğiyle inşa edilen caminin ahşap bölümleri çivi kullanılmadan birbirine geçirilmiş. Yapı, Batı Karadeniz'in geleneksel mimarisinin önemli örnekleri arasında gösteriliyor. Yöresel mutfak da Düzce rotasının önemli parçalarından biri. Akçakoca'nın coğrafi işaretli Melengücceği tatlısı ve mancarlı pidesi öne çıkan lezzetlerden. Akçakoca Sarı Fındığı da kendine özgü aroması ve ince kabuğuyla kentin tarımsal değerlerinden biri olarak öne çıkıyor