Milli Takım, Fransa'ya karşı kaybetmeyi hiç hak etmedi. Çok akıllı oynadılar, topu rakibe bırakıp kompakt futbol anlayışıyla alanları daraltarak Fransız hücum hattına az pozisyon verdiler. Hakan, Orkun gibi önemli eksiklere rağmen rakibin üzerine çok dengeli ve cesurca gittik. İlk yarıda eğer iki pozisyonda Ferdi, bir pozisyonda da Barış isabetli vurabilselerdi, golü bulabilirdik. Fransa'nın ilk 45'te girdiği tek tehlikeli atakta Olise'nin köşeye giden gollük vuruşunu Uğurcan mükemmel kurtardı. Fransa'ya karşı basit oynarken kritik bir hata yaptık. Savunmadan çıkarken kaptırdığımız topu Mbappe gole çevirdi. Ama bul gol öncesi, İsmail'in topu yere vurarak attığı kafa şutu hatalıydı. Doğrudan kaleye vursaydı, kesin gol olup biz öne geçecektik. Montella maalesef oyuna geç müdahale etti. 54'te yediğimiz golden sonra topla dribbling yapma yeteneği yüksek Kerem'i daha önce oyuna almalıydı. Çünkü Can Uzun ile o bölgede etkili ataklar yapamadık. Milli Takım'da sahanın yıldızı Arda Güler'di. Tek başına Milli Takım'ı sürükledi. Çok koştu, iyi mücadele etti, kazanma coşkusuyla oynadı. Ona eşlik eden en önemli oyuncu ise Ferdi oldu. Sadece savunmaya yardım etmedi, hücuma da katılıp goller aradı. Bazı futbolcularımızın Fransız oyunculardan ders alması gerekir. Nasıl mı? Fransızlar, asla egoist hareket etmiyor. Bizim oyuncularımız birçok pozisyonda yanındaki arkadaşına pas vermek yerine kendi kullandığı için fazlasıyla top kaybı yaptılar. Örneğin Salih, kendisi şut atmayıp önündeki topu Ferdi'nin koşu yoluna bıraksaydı, gol pozisyonu üretirdik. Ama yine de Salih-İsmail ikilisi orta alanda çok çalıştılar, iyi mücadele ettiler.