Galatasaray ikinci yarıda sürpriz bir şekilde 3-0 öndeyken art arda 2 gol yiyerek kâbus gördüğü gecede mutluluğu Barış'ın golüyle buldu. Amed'i küçümsemiyorum ama Galatasaray gibi Devler Ligi'nde oynayan bir takım, 3-0'dan skoru 3-2'ye getirmemeli. Dia Saba'nın attığı müthiş frikiği öncesi Torreira'nın, rakibine bir faulü yoktu. Ama Halil Umut Meler yarattı. Orban'ın muhteşem kafa golünde Eren'in ofsaytı bozması büyük hataydı. 3-0'a kadar Osimhensiz Galatasaray, oyunun ve pozisyonların hakimiydi. 7'nci dakikada Torreira'nın kapıp pasa dönüştürdüğü topa Leao'nun önce yaptığı kontrol sonra da vuruşu mükemmeldi. Rus prensi Batrakov'un kaleci Lafont'u kontrpiyede bırakan vuruşunun gol olması rahat bir nefes aldırdı. İkinci yarı yine Batrakov'un vuruşuyla skor 3-0 'a gelince tribünler maç bitti havasıyla eğlenmeye başlamıştı ki Dia Saba ve Orban'ın golleri bir anda tansiyonları yükseltti.
İkinci yarıdaki etkisiz oyunun baş nedeni Deniz Gül'ün santrforda başlamasıydı. Çünkü Okan hoca doğru bir 11 ile sahaya çıkmış, kanatlara Yunus ve Leao'yu koymuştu. Forvet arkasında da yine Batrakov görev yapacaktı. Bu düzen 3-0'a kadar işledi. Maalesef Okan hoca skorun rahatlığıyla bir de mili takımı düşünerek Deniz'i oyuna aldı. Bu Galatasaray'ın balansını bozdu. Deniz'in ön tarafta ağır kalışı, Barış kadar hareketli olmaması, rakip defansı rahatsız etmemesi Amed'in savunmadan daha kolay öne çıkmasını sağladı.
Galatasaray'ın cesur yürekli çalışkanı Barış, Sara'nın ortasında attığı müthiş kafa golüyle takımı rahatlattı. Sonuçta Galatasaray, Beşiktaş deplasmanı hariç kendini takip eden bütün rakipleriyle oynamış oldu.