Türkiye'nin en iyi haber sitesi

HINCAL ULUÇ

Pazar neşesi

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.

Geçen hafta, Amerikan mahkemelerinde zapta geçen diyaloglardan bir tutam yazmıştım. Çok gülmüşsünüz..
O zaman bir tutam daha.. Dikkat edin, hepsi gerçektir.

***
Avukat, müvekkilini şahit olarak çağırdı..
Avukat- Kadının üç çocuğu vardı değil mi?.
Müvekkil- Evet..
A: Kaçı erkek?.
M: Hiç biri..
A: Hiç kızı var mıydı?.
M: Sayın Yargıç, yeni bir avukat tutmama izin verir misiniz?.
***
Savcı: Demek ilk evliliğiniz ölümle bitti.
Davacı: Evet..
Savcı: Peki hanginizin ölümü bitirdi evliliğinizi?.
Şahit: Tahmin edin, bakalım.
***
Savcı: Gördüğünüz kişiyi tarif eder misiniz?.
Şahit: Orta boylu, uzun sakallı.
Savcı: Kadın mı, erkek mi?.
Şahit: Şehirde bir sirk yoksa, erkek olmalı..
***
Savcı: Otopsilerinizin kaçını ölülere yaptınız?
Şahit: Hepsini. Canlılara otopsi yapmak müthiş bir kavga gerektirir.
***
Savcı: Doktor, otopsiye başlamadan önce, adamın nabzını kontrol ettiniz mi?.
Şahit: Hayır.
Savcı: Tansiyonunu ölçtünüz mü?.
Şahit: Hayır!.
Savcı: Nefesini kontrol ettiniz mi?.
Şahit: Hayır..
Savcı. O zaman adamın siz otopsiye başlarken canlı olması mümkün.
Şahit: İmkanı yok..
Savcı: Nasıl eminsiniz bu kadar?.
Şahit: Çünkü beyni o sırada masamın üzerindeki bir kavanozun içindeydi.
Savcı.. Haaa!.. Anladım.. Ama gene de hayatta olması mümkün değil mi?.
Şahit: Mümkün Savcı bey.. Hayatta olabilir. Hatta muhtemelen üniversitede Hukuk okuyordur.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA