5 günlük hava durumu
28 Kasım 2014, Cuma
Devamı

ASTIM

Çeşitli uyarıcılar nedeniyle solunum yollarını meydana getiren bronşların kasılarak daralması, bronş zarının şişmesi ya da balgam gibi yapışkan sıvıların hava yollarını tıkaması ve aşırı duyarlılık sonucu "solunum güçlüğü"ne neden olan bir solunum yolu hastalığıdır.

Astımın kesin sebebi belli değildir. Genel kabul gören görüşe göre, doğuştan soluk boruları duyarlı bireylerde çevresel koşulların etkisi ile astım oluşmaktadır ayrıca geçirilen zatüre vb.. hastalıklarda astımın oluşmasında önemli etkenlerdendir. Astımın tipik karakteristiği bronşların mukoza ödemiyle daralmasından ötürü olan episodik dispnedir (nefes darlığı).

Bu durum, polijenik bir kalıtım biçiminde genetik kökenli olabilir; fakat enfeksiyon, alerji ve emosyonel faktörler de rol oynayabilir. Psikolojik mekanizmaların rol oynaması için bronşiyal aşırı duyarlığa somatik bir yatkınlık bulunması gerekir.

Astımlılarda belirli birtakım kişilik özelliklerine rastlanmasına rağmen, bu hastalıkla birlikte görülen çok özel bir kişilik tipi yoktur; anksiyetenin yol açtığı bazı astım nöbetlerinin nedeni bir şartlı refleksle açıklanabilir. Kesin alerji vakası gösteren bazı hastalarda bulunan yüksek bir immunglobulin (IgE) seviyesi, alerjinin oynadığı rolü açığa çıkarmıştır.

Bu gibi hastaların yeni bulunan immunosüpressif ilaçlarla tedavileri yararlı olabilir. Kortikosteroid'ler de tedavide yararlıdırlar, fakat uzun süre ve yüksek dozda kullanılırsa bazı yan etkileri olabilir. Eğer astım nöbetlerinde şartlı anksiete belirgin bir rol oynuyorsa, hayal gücünde sistematik desensitizasyon yöntemi uygulanabilir.

Eğer hipersensitivite dolayısıyla hava yolunun reversibl tıkanmasına yol açan birçok stimüle edici faktörlerin astıma neden olduğu düşünülüyorsa, önce mümkün olduğu kadar açık bir biçimde bu fiziksel ve psikolojik nedenlerin tablosunu çizmek ve bunlardan her birini tedavi ederken hastayı sürekli kontrol altında tutmak gerekir.

ASTIMIN NEDENLERİ

Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, kalıtımsal etkenlerin önem taşıdığı bilinmektedir. Aynı ailede astıma yakalanma oranı artmaktadır. Astım bulaşıcı bir hastalık değildir. Kişi her yaşta astıma yakalanabilir. Çocukken astıma yakalananlarda iyileşme oranı %50'leri bulmaktadır. İleriki yaşlarda iyileşme oranı düşmektedir. Astım sıklıkla bir alerjiye bağlı olmakla beraber (%60-80) alerji olmadan da astım olabilir. Doğuştan ve çevre faktörlerinden de gelebilir. Eğer derhâl doktora başvurulmazsa (belirtiler nüksettiği anda) ölümcül sonuçlara yol açabilir.

BELİRTİLERİ NELERDİR?

Hastalarda zaman zaman hırıltılı nefes alıp vermeler, nefes darlığı ve öksürük görülür. Astımda belirtilerin aniden ortaya çıkmasına astım atağı veya astım krizi adı verilir. Bu durumda hastalarda ağır bir nefes darlığı olur. Soğuk hava, sigara dumanı ve kirli hava, mikrobik hastalıklar, aşırı yorgunluk; ağaç ve çiçek polenleri, hayvan tüyleri gibi alerji yapıcı maddeler ve psikolojik bozukluklar astım şikâyetlerini artırmakta ve astım ataklarını tetiklemektedir.

Astımı belirtilerin şiddetine göre hafif aralıklı, hafif süregen, orta süregen ve ağır süregen olarak sınıflamak mümkündür. Astımın tanısında muayene bulgularının yanı sıra, kanda IgE'nin ve eozinofil adı verilen akyuvarın sayısının yüksek bulunması, solunum testlerinde soluk borusunda daralma olduğunun gösterilmesi ve deri testleri ile hastaların neye karşı alerjisi olduğunun gösterilmesinin çok büyük bir rolü vardır.

ALINABİLECEK ÖNLEMLER

Hastanın evinde ve çevresinde alınabilecek önlemlerle astımlı bir hastanın hayatını kolaylaştırmak ve astım ataklarının önüne bir nebzede olsun geçmek mümkündür. Öncelikle, evde tüylü hayvan beslenmemeli, varsa dışarıda tutulmalıdır. Sigara, sprey, parfüm gibi duman ve kokular evden uzak tutulmalıdır. Özellikle astımlı kişinin yatak odasındaki halı ve kilim gibi tozu ve küfü çeken eşyalar kaldırılmalıdır. Yatak takımları toz geçirmeyen fermuarlı nevresim takımları ile kaplanmalı, çarşaf ve nevresimler sık sık ve çok sıcak suda yıkanıp güneşte iyice kurutulmalıdır. Ev ve odaları havalandırmaya özen gösterilmelidir.

TEDAVİ SÜRECİ

Tedavide astım ataklarını durdurmak için çabuk açıcılar diyebileceğimiz rahatlatıcı ilaçlara ve akciğerleri korumak ve astım ataklarının başlamasını önlemek için de astımdaki temel sorun olan hava yolundaki iltihabın azaltılmasına yönelik olarak koruyucu ilaçlara gereksinim vardır.

Tedavide kullanılan ilaçlar iki gruba ayrılır. Birinci grup ilaçlara rahatlatıcı ilaçlar adı verilir (salbutamol, terbutalin gibi sempatomimetikler). Bu tür ilaçlara inhaler de denilir. Kriz esnasında veya belirtiler başladığında kişi inhaler'i ağzına götürür ve soluk alma (inspirasyon) sırasında inhaler'i sıkar. İkinci grup ilaçlar astımdaki temel sorun olan hava yolundaki iltihabın azaltılmasına yöneliktir. Bunlar da solunum yoluyla alınan kortikosteroidler, kromolin sodyum, nedokromil sodyum, teofilin ve lökotrien reseptör antagonistleridir.

Alerjik astımlı hastaların bir kısmında ilaç tedavisi ve korunma yöntemleri etkili olmamakta ve aşı tedavisi (immünoterapi) gerekli olmaktadır.
Astım Tedavisinde dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri doktorunuzun tavsiyelerine aynen uymak ve düzenli kontrollere devam etmektir. Astım, özellikle çocuklarda hafif bir tablo gösterirse belirtiler (%50-%60) tamamen kaybolabilir. Ancak yetişkin astımlıların belirtileri çoğu kez ömür boyu kalıcıdır.

Tüm dünyada 150 milyondan fazla astım hastası vardır.

1996 Atlanta Yaz Olimpiyatları'na katılan 196 atletin 43'ü astım hastasıydı ve 34'ü astım ilacı kullanıyordu. Bu sonuç, astımla da başarılı bir hayat sürmenin mümkün olduğunu gösteriyor.

ASTIM HABERLERİ

  • DİĞER BİYOGRAFİLER