ARKADAŞINA GÖNDER ''Terör olayları sonrası insanlar acı ve öfkesini kontrol edemiyor''
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

''Terör olayları sonrası insanlar acı ve öfkesini kontrol edemiyor''

Ankara Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak, son günlerde yaşanan terör olaylarının, Türkiye'nin Doğusunda ve Batısında bulunan insanlarda farklı algılar oluşturduğunu belirterek, "Doğuda bir savaş yaşanıyor ve Batıdakiler de bu savaşın oluşturduğu acı ile öfkelerini, belki de hak etmeyen gruplara saldırganca yönelterek, deşarj olmaya çalışıyor" dedi. Bu yıl 14'üncüsü, Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dalı ile Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği tarafından düzenlenen Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Anabilim Dalı Başkanları Toplantısı öncesi İHA'ya açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak, insanların yaşanan bu tür olaylarda öfke ve acılarını kontrol edemediklerini öne sürdü.

''SAĞDUYU ORTADAN KALKIYOR''
Öfke ve acının kontrol altına alınabildiği zamanlarda insanların daha sağduyulu bir şekilde hareket edebileceklerini aktaran Yeşilyaprak, "Bu günlerde yaşadığımız olaylar ülkenin Doğusunda ve Batısında farklı yankılar buluyor. Doğuda bir savaş oluyor ve Batıdakiler bu savaşın oluşturduğu acı ve kızgınlık tepkilerini belki de hak etmeyen gruplara yönelterek deşarj olmaya çalışıyor. Bu ne yazık ki bizim öfke ve acı duygularımızı sağlıklı yaşayamadığımızı gösteriyor. Yani gerçekten öfke ve acı duygularını daha sağlıklı yaşayabilsek, daha uygun yollarla bunları ifade edebilsek, o zaman daha sağduyulu hareket edip, ne yapmamız gerektiği konusunda eyleme dönük bir tavır alabiliriz" diye konuştu.

"ACI VE ÖFKEYİ FARKLI GRUPLARA YÖNELTMEK BASİT VE İLKELCE"

Yeşilyaprak, yaşanan üzücü olaylar sonrası insanların içinde büyüyen acı ve öfkenin farklı gruplara yöneltilerek saldırganca deşarj olma yönteminin basit ve ilkelce olduğunu ifade ederek, "Şu anda acı ve öfkeyi farklı gruplara yönelterek, saldırganlık davranışları gösterme, yakıp yıkma, şiddete dayalı taşkınlıklarla deşarj olma çok basitçe ve ilkelce diyebileceğimiz bir tepki. Çünkü acı yaşayan bir canlının ilk tepkisi budur. Bu doğal bir reflekstir. Ama insanın kendini uygarlaştırma sürecinde bu acı ve öfke duygularını daha sağlıklı yollarla boşaltabilmesinin yolları bulunmuştur. Büyük ruh kekimi Freud'un dediği gibi, "Uygarlaşma süreci, insanın öfkesini taş atma yerine, laf atma/söz söyleme/ müzakere etmeyi kullanması ile başlamıştır." Bizim eğitimimiz ya da bu konudaki gelişmişlik düzeyimiz bunu gerektiriyor. O nedenle biz, bu yolları öğrenebiliriz, öğrenmede birbirimizi destekleyebiliriz. Acı ve öfkemizi kontrol edebilir ve daha uygun yollarla gösterebiliriz. Ülkemizin sorunları da öncelikle siyasilerin konuları akıl-mantık ve sağduyu içinde müzakere etmesi ile çözümlenebilir" şeklinde konuştu.

"ACI OLAYLARI BİR SÜRE SONRA OLAĞAN KARŞILIYORUZ"
Acı ve öfkeyi, bir zaman sonra insanların artık olağan durummuş gibi karşıladığını hatırlatan Pof. Dr. Binnur Yeşilyaprak, açıklamasında, "Bu günlerde yaşadığımız sağlıksız tutum ise bir süre sonra bu yaşananlara duyarsızlaşma tepkisi göstermedir. Bu bir bakıma insanın ruhunun felç olmasını ifade ediyor. Yani önce acı ve öfke duysak da bir süre sonra biz bu yaşananları olağan karşılamaya veya duyarsızlaşmaya başlıyoruz. İşte bu her ikisinin de çok sağlıksız ve tehlikeli yollar olduğunu söylemek istiyorum. Acı ve öfke duygusu çok doğaldır ama bunu nasıl ifade ettiğimiz önemlidir. Onun için bunu ifade ederken biz daha demokratik ve daha yapıcı yollarla ifade etmeye çalışmamız, birbirimize destek olmamız ve yanlış ya da yıkıcı ifade yöntemlerinden kaçınmamız gerekiyor" ifadelerine yer verdi.
"HER KESİMİN ÜZERİNE DÜŞEN SORUMLULUĞU YAPMASI GEREKİYOR"
Özellikle siyasilerin bu konuda halkın duygularını yanlış yönlendirmemesi gerektiğini vurgulayan Yeşilyaprak, şöyle devam etti:
"Ne yazık ki birçok durumda siyasilerin bu olayı daha yanlış yönlere yönlendirdiğini ve daha sağlıksız şiddet tepkilerini pekiştirdiğini ve çoğalttığını görebiliyoruz. Onun için daha sağlıklı, daha sağduyulu ve akılcı tepkileri düşünerek, daha insanca tepkilerle birbirimize destek olarak, bu acı günleri aşma konusunda her kesim kendi üzerine düşen sorumluluğu yapmalıdır. Biz psikolojik danışma alanındaki akademisyenler, uzmanlar ve meslektaşlar olarak bu konuda üzerimize düşen sorumluluğu yapmaya hazır olduğumuzu bir kez daha vurgulamak istiyorum."
arkadaşına gönder
15.9.2015

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.