- Neden Bodrum'a taşındınız?
- '60 yaşımı niye bekleyeyim?' dedim. Ailece zaten Bodrum'daydık yazları. Bir de İstanbul'da ben çok daralıyorum, büyük şehir sevmiyorum.
- Nasıl bir hayatınız oldu orada?
- Çok güzel. Toprak, tabiat, temiz hava, köpeklerim, bahçe...
- İnsanlar size ünlü muamelesi yapıyor mu?
- Yok. İlk başta biraz oluyordu ama şimdi olmuyor. 'Napıyon?' 'Sen napıyon?' 'Budamaya gidiyom bahçeyi,' 'İyi, ben de köpekleri gezdiriyom, hadi golay gelsin.' Böyle (gülüyor).
- Hiç sıkıldığınız olmuyor mu?
- Hayır, hiç. Çok erken kalkıyoruz. Akşam 21.00'da da uykum geliyor.
- Evlilik hayatı nasıl?
- O da çok güzel. Paylaşmak, güvenmek, yükü yarıya indirmek, paslaşabilmek... Bir de ortağız biz, her şeyden önce. Prodüksiyon şirketimiz var, Cem aynı zamanda menajerim ve bu albümün prodüktörü.
- Zor olmuyor mu aynı zamanda iş yapmak?
- Hayır. Çok memnunuz.